Yaşlı Kızılderili reisi kulübesinin önünde torunuyla oturmuş, az ötede birbiriyle boğuşup duran iki kurt köpeğini izliyordu. Köpeklerden biri beyaz, biri siyahtı ve oniki yaşındaki çocuk kendini bildi bileli o köpekler dedesinin kulübesi önünde boğuşup duruyorlardı.
Dedesinin sürekli göz önünde tuttuğu, yanından ayırmadığı iki iri kurt köpeğiydi bunlar… Çocuk, kulübeyi korumak için bir köpeğin yeterli olduğunu düşünüyor, dedesinin ikinci köpeğe neden ihtiyacı duyduğunu ve renklerinin neden siyah ve beyaz olduğunu anlamak istiyordu.
O merakla, sordu dedesine: Yaşlı reis, bilgece bir gülümsemeyle torununun sırtını sıvazladı.
- 'Onlar' dedi, 'benim için iki simgedir evlat.'
- 'Neyin simgesi' diye sordu çocuk.
- 'İyilik ile kötülüğün simgesi. Aynen şu gördüğün köpekler gibi, iyilik ve kötülük içimizde sürekli mücadele eder durur. Onları seyrettikçe ben hep bunu düşünürüm. Onun için yanımda tutarım onları.
Çocuk, tam da sözün burasında; 'Mücadele varsa, kazananı da olmalı!' diye düşündü ve her çocuğa has, bitmeyen sorulara bir yenisini ekledi:
- 'Peki' dedi 'Sence hangisi kazanır bu mücadeleyi?'
Bilge reis, derin bir gülümsemeyle baktı torununa.
- 'Hangisi mi evlat? Ben, hangisini daha iyi beslersem!'
İçinizdeki iyiyi beslemeniz temennisi ile çok sevdiğim bu güzel hikayeyi köşeme taşıdım. Umarım sevmişsinizdir. Ben her daim yaşantımda özellikle de yazılarımda hep iyi tarafımı besledim. Beslemeye de devam edeceğim.
Ancak unutulmamalıdır ki; herkesin bir dengesi, ayarı vardır. Denge kaybolup ayar kaçtığı vakit insan ne kral tanır, ne de padişah! Ben burada, bu köşede sadece yazıyor ve görüş beyan ediyorum. Büyük yazar olduğum şeklinde bir iddiam da yok! Yazılarım okunup tartışılsın amacındayım. İsteyen okur, isteyende okumaz! Her okuyan beğenecek diye bir kural, kaide olmadığı gibi böyle bir beklentim de yok. Hakaret ve küfür olmadığı sürece her türlü eleştiriye de açığım. Ne birinin beni koruyup kollamasına ihtiyaç duyarım ne de karşıma çıkıp beni tehdit edenden korkarım. Çalmam, çırpmam! İllegal işlerle de işim olmaz. Ama hiçbir Allah'ın kulu da beni doğrularımdan vazgeçiremez. Ben bir Allah'a inanır, bir ona kulluk ederim. Kim neye inanır ya da inanmaz dert değil!

Son söz; tehditler beni yıldırmaz aksine daha da hırslandırır. Bu özel mesaj için de okuyucularımdan ayrıca özür dilerim! Yeniden buluşmak üzere… Hoşça kalın!