EGEDESONSÖZ- Mutlak butlan kararı ile genel başkanlık görevinden alınan, CHP Grup Başkanı Özgür Özel, İzmir’in Beydağ ilçesinde katıldığı programda açıklamalarda bulundu.
KÖPRÜDEN GEÇİŞ GARANTİSİ VAR, ÇİFTÇİYE GEÇİM GARANTİSİ YOK
Özel’in konuşmasından satır başları şöyle:
Beydağ ayağa kalkmış. Nüfusa göre bakarsak Büyükşehir’de milyonluk miting yapsam neredeyse bu. Bütün Beydağ sokağa gelmiş, bizi karşılamış. Türkiye’nin her tarafına yürüyoruz, arkamızda sizler yürüyorsunuz.
Burası bizim için önemli bir ilçe. Burası Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün ve onun partisinin peşinden yürüyen bir ilçe. Bir gözümüz kestanede. Bir gözümüz mazot fiyatlarında, gübre fiyatlarında, diğer ürünlerdeki Pazar kayıplarında. Bugün Türkiye’de bu iktidar önüne gelene garanti veriyor, yeter ki zengin olsun. Yol yapana geçiş, köprü yapana köprüden geniş, tünel yapana tünelden geçiş garantisi, havaalanından uçuş, hastaneden hasta garantisi veriyor. Millet çiftçilikle, hayvancılıkla uğraşıyor. Onlara hiçbir şeyin yok garantisi. Varsa yoksa mazota zam, gübreye zammın garantisi. Çiftçiye geçim garantisi yok. Bunu yapacak olan çiftçinin partisidir. Bunu yapacak olan biziz. Söz veriyorum size.
MESELE ÖZGÜR ÖZEL İLE KEMAL BEY ARASINDA DEĞİLDİR, MESELE TAYYİP ERDOĞAN İLE MİLLET ARASINDADIR
Burada emeklilerimizi 20 bin liraya maaşlarının önemli bir kısmını kiraya verdikleri, karnını doyurursa kirayı ödemedikleri bir hale getirdiler. 20 bin lira ile geçim olmadı, olmayacak. Burada herkesin derdi çiftçinin üstüne biniyor. Çiftçinin, emeklinin sıkıntıları esnafa biniyor. Bunun yanında bir yanda yollarınızdaki heyelan tehlikeleri dururken bir yanda hepimizi kızdıran yeni maden ruhsatları var. Beşli çeteler burada maden işletiyor. Köylünün ürününü tehdit ediyor, havayı kirletiyor hem de yeni hastalıklar için milleti korkutuyor.
Beydağ gibi bir ilçeye ayrıca ilgi gerekir. Beydağ’da sulama sorunu çözülmezse tarımda kalıcı iyileşme olmaz. Sulama sorununa hem ulaşıma dair sorununa, orta direğin sorununa, emeklinin, emekçinin sorunuyla, vatandaşın derdiyle dertlenecek bir iktidara ihtiyaç var. Biz bunun için yola çıktık.
Genç bir ekibimiz. CHP değişirse Türkiye değişir dedik. Yola çıktık, partide iktidarı değiştirdik. Söz verdiğimiz gibi 5 ay sonra yapılan seçimlerde birinci parti olduk. Seçimi kazanamazsak partinin başında durmayacağız dedik. Seçime girdik ve 47 yıl sonra CHP’yi birinci parti yaptık. AK Parti’yi 23 yıl sonra yendik. Hepinizin şunu bilmesini isterim ki, bugün CHP’ye butlan atayanlar, CHP’nin seçilmiş başkanını, yönetimini yargı kararı ile değiştirmeye çalışanlar, son 4 kongreyi kazanan 4 mazbatalı genel başkanı ve parti meclisini götürüp yerine mazbatasızları getirmeye çalışanların derdi CHP içinde kavga gibi gösterip esas CHP’nin iktidara yürüyüşünü durdurmaktı. Mesele Özgür Özel ile Kemal Bey arasında değildir. Mesele Tayyip Erdoğan ile millet arasındadır.
YA PARTİMİZİ GERİ ALACAĞIZ YA İKTİDARA GİDEN BİR YOL AÇACAĞIZ
Tayyip Erdoğan yıllar önce geldiği sandıkla gideceğini anlamış, CHP’nin iktidarı değiştireceğini anlamış, Özgür Özel’in bu partinin Cumhurbaşkanı adayını bu partinin tüm üyeleriyle belirlemesiyle, milletle belirlemesiyle iktidarı değiştireceğini anlamış ve buna karşı kendisini bizimle rekabet edecek durumda görmediği için yeni bir oyuna girişti. Buradan söylüyorum, dün kaybettik toprağa verdik, Allah gani gani rahmet eylesin Kadir İnanır’ın dediği gibi, ‘benim adım Tatar Ramazan ben bu oyunu bozarım.’ Biz bu oyunu bozacağız. Hukuk mücadelesini, siyasi mücadeleyi sonuna kadar sürdüreceğiz. Fiziki mücadele veriyoruz, il il belde belde geziyoruz. İktidar olmak için ya partimizi geri alacağız ya da iktidara giden yeni bir yol açacağız.
BU SANDALYEYİ BİR KENARA KOYUN, CHP'Yİ İKTİDAR YAPACAĞIM, YİNE ÜSTÜNE ÇIKACAĞIM
Biraz önce bu kalabalık olunca bir tane bank kaldırıp getirdiler. Bize bina lazım değil. Bize araba lazım değil. Bize o gün bank olur, bugün köy kahvesinin tahta sandalyesi olur. Neyi bulursak üzerine çıkarız. Önemli olan parti imkanlarıyla birlikte olmamız değil, önemli olan milletin gönlünde olmamızdır. Burada kahvede sandalyenin üstündeyim. İlçe başkanıma söylüyorum. Bu sandalyeyi alın bir kenara koyun. Gün gelecek yine geleceğim, bu sandalyenin üstüne yine çıkacağım ama o gün CHP’yi iktidar yapmış olacağım.




