Metehan UD/ EGEDESONSÖZ - Avrupa’da nitelikli iş vaadiyle kandırılan yüzlerce kişi, binlerce euro ödeyerek dolandırıcıların ağına düşüyor. “Çalışma vizesi”, “garantili iş”, “oturum izni” gibi cazip başlıklarla pazarlanan vaatlerin büyük bölümü hayal ürünü çıkarken, mağdurlar hem parasından hem de umutlarından oluyor.

Son dönemde özellikle sosyal medya ve mesajlaşma uygulamaları üzerinden yürütülen bu dolandırıcılık yönteminde, kendilerini danışmanlık firması, insan kaynakları ajansı ya da Avrupa merkezli şirket temsilcisi olarak tanıtan kişiler, başta Almanya, Hollanda ve İskandinav ülkeleri olmak üzere birçok ülke için “nitelikli işçi alımı” yaptıklarını öne sürüyor.

SAHTE SÖZLEŞMELER
Dolandırıcılar, mühendislikten sağlık sektörüne, yazılımdan lojistiğe kadar geniş bir yelpazede iş imkânı sunduklarını iddia ediyor. İlk aşamada profesyonelce hazırlanmış internet siteleri, sahte sözleşmeler ve resmi görünümlü belgelerle güven sağlanıyor. Ardından “dosya masrafı”, “vize danışmanlığı”, “ön kayıt bedeli” gibi gerekçelerle mağdurlardan 5 bin ila 10 bin euro arasında değişen ücretler talep ediliyor.

KESİLEN İLETİŞİMLER
Ücreti ödeyen kişiler için süreç ya sürekli erteleniyor ya da tamamen kesiliyor. Telefonlar kapatılıyor, internet siteleri yayından kaldırılıyor, sosyal medya hesapları siliniyor. Bu noktada ortada ne iş kalıyor ne vize ne de muhatap.

1154476 1281585528

UMUT ÜZERİNDEN VURGUN
Uzmanlar, bu tür dolandırıcılıkların en tehlikeli yanının insanların ekonomik sıkıntılarını ve gelecek kaygılarını hedef alması olduğuna dikkat çekiyor. “Avrupa hayali”nin, özellikle gençler ve işsizler için güçlü bir motivasyon kaynağı olduğuna işaret eden uzmanlar, resmi makamlar dışında kimseye para gönderilmemesi gerektiğini vurguluyor.

BERABERİNDE PSİKOLOJİK YIKIM
Avrupa’ya gitme umuduyla yola çıkan birçok kişi, bugün yalnızca maddi kayıpla değil, psikolojik yıkımla da mücadele ediyor. Uzmanlara göre bu tablo, dolandırıcılığın artık sadece para değil, umut çaldığının da en net göstergesi.

İZMİR’DEN PEŞ PEŞE ŞİKAYETLER
İzmir’de son dönemde çok sayıda kişi, bu dolandırıcılık ağları nedeniyle savcılığa başvurdu. Geçtiğimiz günlerde birçok mağdur, A.D. ve şirketi A.J. hakkında suç duyurusunda bulundu.

ŞİRKET ALMANYALI, ORTAKLAR TÜRK
Benzer faaliyetler yürüttüğü öne sürülen bir başka şirket de şikâyetlerin odağına girdi. Biri Türkiye kökenli, diğeri İzmir’de ikamet eden Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olmak üzere iki ortağı bulunan D.G. adlı şirket hakkında da danışanlar tarafından savcılığa suç duyuruları yapıldı.

İsmi dolandırıcılıkla geçenlerin ise yakın zamanda benzer şekilde Avrupa’ya gitmesi dikkat çekti. Ortaklardan E.A. Almanya'da entegrasyon amacıyla faaliyet yürüten bir derneğin de kurucuları arasında yer alıyor.

MAĞDURLAR ANLATTI
Mağdurlar Egedesonsöz’e açıklama yaparak yaşadıklarını dile getirdi. Beden Eğitimi Öğretmenliği mezunu olan ve bir spor mağazasında şube müdürü olarak çalışan bir mağdur, süreci şu sözlerle anlattı:

“Uzun süredir yurt dışına çıkma fikrim vardı. Bir arkadaşım Almanya’ya kargo personeli olarak gitti. Bu süreci, haberinizde de geçen A.D. aracılığıyla yürüttüğünü söyledi. Detayları öğrendiğimde A.D’nin aslında başka bir firmayı fason olarak kullandığını fark ettim. Arkadaşım parayı o firmaya yatırmasına rağmen sonradan A.D. tarafından başka bir şirkete yönlendirilmiş.”

5 BİN EURO ÖDEME
Araya komisyoncu sokmak istemediğini belirten mağdur E, bu nedenle doğrudan şirketle iletişime geçtiğini ve süreci başlattığını ifade etti.

“5 bin Euro karşılığında anlaşma yaptık. Firma Almanya menşeliydi. Sahiplerinden ikisi Türk’tü; biri doğma büyüme Alman vatandaşı, diğeri ise yaklaşık 4 yıl önce Almanya’ya yerleşmiş, İzmir’de ikamet eden bir kişiydi. Almanya’da bir şirkete yerleştirileceğimiz, kargo dağıtımı yapacağımız söylendi.”

SÖZLEŞME YENİLEMELERLE SÜRE UZATIMI
Mağdur E, 9 Aralık 2024’te danışmanlık sözleşmesini imzaladığını, aralık sonunda iş yeri sözleşmesinin geldiğini ve imzalayıp gönderdiğini belirtti. Yaklaşık iki ay sonra ise sözleşmenin revize edildiğini söyledi:

“Maaşı yükselttiler. Aslında bu tamamen sahte sözleşmeydi. Onay alabilmek için maaşı yükseltip yeniden imzalattılar.”

Haziran ayına kadar beklediklerini anlatan mağdur E, bu süreçte sürekli oyalandıklarını belirtti:

“Haziran’da İDATA ve konsolosluğun yoğun olduğu söylendi. Daha hızlı bir vize türü olduğunu, istersek ek ücretle buna başvurabileceğimizi söylediler. Önceki başvurunun iptal edileceğini ifade ettiler, kabul ettik.”

AYLARDIR TEMAS YOK
Bu aşamada sözleşmenin içeriğinin de değiştirildiğini belirten mağdur E, kargo personeli olarak düzenlenen sözleşmenin, geçmişi gerekçe gösterilerek ofis sorumlusu benzeri bir pozisyona çevrildiğini aktardı. Mağdur E. şunları söyledi:

“Haziran ayında 81A sözleşmesini imzalayıp gönderdik. Ondan sonra firmaya kimse ulaşamaz oldu. En son sağlıklı temas Eylül ayında kuruldu. Eylül ayında ise şirket ortaklarının ayrıldığı, yeni ortakların girip çıktığı ve şirket adının değiştirildiği ortaya çıktı.

“Bu kişiler tüzel olarak hâlâ bu işi yapıyor ama bu şirket üzerinden değil. Dolayısıyla sözleşme imzalayan herkes ortada kaldı. Başvurduğum dönemde sistem gerçekten işliyordu. Sonradan adeta bir Çiftlik Bank modeline döndü. İlk gidenler gitti, sonradan başvuranların tamamı mağdur oldu. Reklam için de hep ilk gidenleri kullandılar.”

“EŞİM KANSER OLDU, PARAMI YİNE ALAMADIM”
Bir diğer mağdur F. ise süreci eşiyle birlikte yürüttüğünü ve yaşadıklarının yalnızca maddi değil, ağır bir insani drama dönüştüğünü anlattı.

“Almanya’ya göç için bir firma ile anlaştık. ‘İşiniz hazır, 4-6 ay içinde Almanya’dasınız’ dediler. Eşim 57, ben 55 yaşındayım. Yaş nedeniyle sorun olup olmayacağını özellikle sorduk. ‘Hiç sorun değil’ dediler.”

Eşinin meslek lisesi mezunu olduğunu ve kurye olarak götürüleceğinin söylendiğini belirten mağdur F, yaklaşık 6 ay bekletildiklerini ifade etti.

“Nisan ayında bu işin kurye olarak olmayacağını söylediler. Benim bildiğim en az 15-20 kişi bu şekilde mağdur.”

Polisten kaçan araçtan el bombası ve silah çıktı
Polisten kaçan araçtan el bombası ve silah çıktı
İçeriği Görüntüle

YENİ SENARYOLARLA OYALAMA
Bu kez farklı bir vize türü olan 81A’ya yönlendirildiklerini aktaran mağdur F, süreçte sürekli yeni senaryolar üretildiğini dile getirdi:

“Önce başka bir vize randevusu aldılar, sonra ‘bu değil’ dediler. Eşim bu süreçte otobüs ve tır ehliyeti aldı. ‘Bu şekilde götürelim’ dediler. Bir firmadan iş sözleşmesi aldılar ama firma sahibi yabancılar dairesine gidip işlemleri başlatmadı. Süreç yine tıkandı.”

Parasını geri istediğinde ise net bir ret cevabı aldığını söyledi:

“İade yapmıyoruz’ dediler. Sürekli yeni firma, yeni sözleşme vaatleri verdiler ama hiçbir sonuç çıkmadı.”

İCRALIK OLDUK
Mağdur, sürecin en ağır kısmını ise şu sözlerle anlattı:

“Bu süreçte eşim altıncı ayda böbrek kanseri oldu. Ameliyat geçirdi. Çok zor günler yaşadık. Buna rağmen paramı istediğimde yine oyalandım. Eylül ayında kesin olarak vazgeçtiğimi söyledim. Son bir firma sundular ama o da sonuçsuz kaldı.”

Toplamda 7 bin 500 Euro ödeme yaptığını belirten mağdur, şu an ciddi bir borç yükü altında olduğunu söyledi:

“Dün evime kredi kartı borcu nedeniyle haciz geldi. 105 bin lira borcum var, ödeyemiyorum. Eşim kalp krizi geçirecek diye korkuyorum. Tek isteğim paramın iadesi.”