İBB'ye yönelik operasyon kapsamında tutuklanan ve İzmir'e sevk edilen tutuklu Beylikdüzü Belediye Başkanı Mehmet Murat Çalık'ın sağlık durumu ciddiyetini koruyor.
Çalık, 19 Ocak günü İzmir Şehir Hastanesi'ne götürüldü. Burada tedaviyi kendi doktoru olmadığı nedeniyle reddeden Çalık, cezaevine götürüldü.
Çalık ardından ameliyat olduğu İzmir Katip Çelebi Üniversitesi Atatürk Eğitim ve Araştırma Hastanesi sevk edildi. Çalık, işlemlerinin ardından yeniden cezaevine götürüldü.
Murat Çalık, söz konusu süreci Halk TV'ye gönderdiği mektup ile anlattı. "Şehir hastanesindeki doktorlar da şaşkındı. Farklı bir hastanede farklı bir doktor ekibinin yaptığı ameliyatın kontrolü kendilerinden isteniyordu. Doğal bir sevk süreci yaşanmamıştı. Amacım tedaviyi reddetmek değil; doğru, güvenli ve sürekliliği olan bir sağlık hizmeti talebiydi" ifadelerini kullandı.
"BİLGİLENDİRME YAPILMADI"
Çalık'ın mektubundan öne çıkanlar şu şekilde:
"Hastane sevkim öncesinde tarafıma yeterli bilgilendirme yapılmadan, kısa süre içinde hazırlanarak nereye götürüldüğüm bilgisi paylaşılmaksızın yola çıkarıldım. Bugüne kadar olan cezaevi sürecimde 1 gün önceden sayım sonrası tarafıma sevk edileceğim bilgisi verilir ve şu saatte hazır ol denirdi. Maalesef bu sefer öyle olmadı. Hangi hastaneye götürüleceğimin bilgisi paylaşılmaksızın yola çıkarıldım."
"Sevk edildiğim hastanede dahi neden orada bulunduğuma dair bilgi sahibi olmamaları, yaşadığım kaygıyı daha da artırdı. Kendilerine, ameliyatımın yapıldığı hastanede kontrollerimin sürmesinin neden hayati bir öneme sahip olduğunu, geçmişte geçirdiğim hastalıkların durumlarını anlatmaya çalıştım. Tedaviyi bu koşullarda kabul edemeyeceğimi yazılı olarak da ifade ettim ve ilgili mercilere başvuruda bulundum."
"AÇ, SUSUZ KALDIM"
"İki saat Şehir Hastanesinde bekletildikten sonra cezaevine dönmek üzere yola çıktık. Tam cezaevi kapısında bu sefer Katip Çelebi Üniv. Atatürk Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne gitmek üzere yön değişikliği yapıldı. Muayenem ve ultrason işlemi hastanenin içersinde değil hastane girişinin hemen karşısındaki hijyen olmayan mahkum koğuşunun bulunduğu ortamda gerçekleştirildi. Saatler süren bekleyişler, yönü değişen sevkler, cezaevi ile hastaneler arasında gidip gelen yollar… Yaklaşık iki saatlik bir tıbbi işlem için neredeyse bir gün boyunca aç, susuz ve yoğun stres altında kaldım."




