İstanbul Büyükşehir Belediyesi iddianamesinde Batıçim Başkanı Sabit Aydın’ın kardeşi Serkan Aydın ve Batıçim CEO’su Gülant Candaş'ın rüşvet sanığı olarak yer almasıyla ilgili çarpıcı detaylar yer aldı. Candaş’ın ifadesinde CHP eski Milletvekili Aykut Erdoğdu aracılığıyla verdikleri öne sürülen 1 milyon 250 bin dolar rüşvetle ilgili “Soruşturma kapsamında bahsedilen 1.200.000 dolar olarak belirtilen para ile ilgili ise hatırladığım kadarıyla bu sözleşme dönemi içerisinde şirket içerisinde şirket ortaklarından ve o dönem yönetim kurulu başkanı olan Serkan Aydın'a bahsedilen miktara yakın bir para çıkışı yapıldı. Bu para çıkışı bize şirketin sahiplerinden verilen talimat doğrultusunda yapılan para çıkışıdır” demişti.
Serkan Aydın’ın ise “Aykut Erdoğdu ile yaptığım bir görüşmede İstanbul Büyükşehir Belediyesinin yapılacak kreş projesi olduğunu bununla ilgili belediyeye yaklaşık 1.000.000,00 ABD doları bir bağış yapmamı istedi. Ben de nerede ve zamanını tam olarak hatırlamadığım tarihte bu parayı şahsın kendisine verdim. Bununla alakalı makbuz alıp almadığımı hatırlamıyorum. Yapılacak kreşlerden birine babamın adının verileceğini Aykut ERDOĞDU bana söyledi” dedi. İddianamede savcı Gülant Candaş ve Serkan Aydın için rüşvet vermekten 12 yıla kadar hapis cezası talep etmişti.
İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) odaklı ‘yolsuzluk’ davasının bugünkü ikinci celsesinde konuşan Erdoğdu, Batıçim’de deprem yaratan ve CEO Gülant Candaş’ın istifa ederek Çiftay Grubu’ndan ve çimento şirketinden ayrılmasıyla sonuçlanan iddialar hakkında konuştu.
“MAKUL BİR AKIL BUNA İNANIR MI?”
Bugün savunmasını yapan Aykut Erdoğdu, iddianamede kendisi ile başka bir kişinin 256 metre arayla buluştuğunun öne sürüldüğüne dikkat çekerek, “256 metreden 1 milyon 250 bin Amerikan Doları nasıl alınır? Bin tane kamerası olan, X-ray cihazından geçmek zorunda olduğun bir yerde çantayla para taşınır mı? Makul bir akıl buna inanır mı?” diyerek iddianın temelsiz olduğunu öne sürdü.
Erdoğdu, şunları dedi: “ Bu benim suçum değil. İddianameye bakıyorum. Ertan Yıldız isimli şahıs, para getirdiğimi onun Fatih Keleş’e teslim edildiğini söylemiş. Diğer kanıtlar, Serkan Aydın, baz kayıtları, banka dekontu. Bu dört delille bir iddianame hazırlanmış. 10 aydır tutukluyum. Bu şahıs (Ertan Yıldız) hapisten çıkmak için ifade vermiş. O çıkıyor ben giriyorum. İkinci tanık (Serkan Aydın), dördüncü evre kanser hastası. Birinci delil etkin pişmanlık. İkincisi banka dekontu, üçüncüsü telefon baz kaydı. Telefon kaydı çıkan otel her zaman gittiğim, kurultaylarımızın yapıldığı yer. Bir diğeri İBB Fatih’teki binası. Yahu ben İstanbul vekiliyim. Bu delillerle biri tutuklanır mı ya? Ben tutuklandım. Bana diyorsunuz ki bu konuda ne diyorsun? Vallahi yalan. Ben para falan taşımadım”.
İŞTE HAKİM İLE AYKUT ERDOĞDU’NUN DİYALOGLARI
Hakim ile Aykut Erdoğdu arasında daha sonra şu diyalog yaşandı:
Hakim: Ertan Yıldız, nasıl bu kadar ayrıntılı ifade vermiş?
Erdoğdu: Hapisten çıkmak isteyen insan 12 bölümlük dizi yazar.
Hakim: Serkan Aydın’ı tanıyor musunuz?
Erdoğdu: Ucuz bir otelin sahibiydi. Gidiyorduk o otele
Hakim: Aranızda husumet var mı?
Erdoğdu: Yok.
Hakim: İBB kreşine bağış yapmamı istedi. Ben de para verdim, diyor. O günlerde para çıkışı olmuş. Niye böyle beyan vermiş?
Erdoğdu: Kanser hastası. Bir şey diyemem. O günler yaklaşmadık birbirimize. 1 milyon 250 bin dolar nasıl alınabilir?
Hakim: Var mı başka diyeceğiniz?
Erdoğdu: Allah yardımcınız olsun(Erhangulenc.com)





