Kutay GÜROCAK/EGEDESONSÖZ - Bina içi temiz su sistemlerinden kanalizasyon sistemlerine; doğalgazdan damla sulama projelerine kadar birçok alanda Dizayn Grup bünyesinde faaliyet gösteren Mir Holding, araştırma ve geliştirme faaliyetlerini artırmak için hedef büyüttü. Bu yılı Ar-Ge'ye cirosunun yaklaşık yüzde 5'i olan 40 milyon TL'yi ayıran Mir Teknoloji Holding, gelecek yıl bu rakamı yüzde 50 artırmak istiyor. Yürüttükleri Ar-Ge çalışmaları hakkında EGEDESONSÖZ'e konuşan Mir Holding Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Mirmahmutoğulları, termodinamik, akışkanlar mekaniği, ısı transferi ve malzeme ana başlıkları üzerine odaklandıklarını söyledi.
Her yıl cirolarının yüzde 5'lik kısmını grup bünyesindeki araştırmalara ayırdıklarını belirten Mirmahmutoğulları, 'Bu yıl Ar-Ge'ye 40 milyon TL kaynak ayırdık. Bu rakamı önümüzdeki yıllarda artırmak için çalışıyoruz. Bizim hedefimiz, gelecek yıl araştırmaya ayırdığımız payı yüzde 50 artırmak. Bu da yaklaşık 60 milyon TL'ye karşılık geliyor' diye konuştu.
Açlık sorunu da dahil olmak üzere insanların temel sorunları için çözümler üretmeye çalıştıklarını kaydeden Mirmahmutoğulları, 'Biz bu sorunlarla ilgili boşlukları doldurmak için uğraşıyoruz. Grubumuz, bir 'Buz Dağı' olarak görüyoruz ve görünen kısmımız görünmeyen kısmımızın habercisi olarak kendimizi tanımlıyoruz. Enerji, tarım, tıp, yapı teknolojileri ve plastik boru konularında Ar-Ge faaliyetlerimizi sürdürüyoruz. Son birkaç yıldır, buzdağının altındaki teknolojileri yukarı çıkardık' ifadesinde bulundu. Grup bünyesinde yeni fikirleri her zaman desteklediklerini aktaran Mirmahmutoğulları, bunu ödül vererek değil, A'dan Z'ye her aşamasında yer alarak yaptıklarını vurguladı.
HALKA AÇILABİLİRİZ
Grup bünyesinde Mir Araştırma ve Geliştirme A.Ş.'nin geçtiğimiz yıl patent gelirlerinden 10 milyon TL gelir elde ettiğini aktaran Mirmahmutoğulları, 'Yıldız Teknik Üniversitesi içindeki Teknopark'da bulunan firmamız, gelirlerini baya artırdı. Bunlar katlanarak gidecek. En karlı kuruluşumuz Ar-Ge firmamız. Devletimiz, TÜBİTAK, KOSGEB gibi kurumlarla Ar-Ge'yi destekliyoruz. Biz de hemen her doktora projemizde kabul alıyoruz' dedi.
Mirmahmutoğulları, önümüzdeki yıllarda grup bünyesindeki bu şirketin borsaya açılmasına yönelik düşünceleri olduğunu ifade ederek, 'Bizim firmalarımız, halka her zaman açılabilecek durumdalar. Hepsinin kurumsal alt yapıları düzgün. Vakti zamanı geldiğinde bunu da açıklayacağız. Birkaç yıl içinde böyle bir düşüncemiz bulunuyor' şeklinde konuştu.
DİYALİZ HASTALARINA ÖZEL SAAT
Uluslar arası alanda sağlık sektörünün stratejik öneme sahip olduğu bilgisini veren Mirmahmutoğulları, 'Tıp alanında bizim gözümüzü çok korkutmuşlar. Bizim gibi gelişmekte olan ya da az gelişmiş ülkeler, bu alanda haksız yere kenara itilmiş. Buna karşın biz bu sınırın etrafını dolaşabiliriz' dedi. Sağlık sektöründe yaptıkları araştırmalar hakkında bilgi veren Mirmahmutoğulları, 'Üzerinde çalıştığımız 'Üre Saati' projemiz vardı. Şu anda bunun Ar-Ge çalışmalarını tamamladık. Şimdi projemizin endüstirileştirnmesiyle ilgili planlarımız bulunuyor. Bu çalışmamızda çıkış noktamız, her gün dializ makinasına mahkum olan insanlarımız oldu. Üstelik pek çok hastalığın da böbrek yetmezliğine dönüştüğünü biliyorduk. Dolayısıyla biz de 'Üre' oluşumunun erken tanısını koyacak bir teknoloji geliştirdik. Bu bir kol saati şeklinde olacak. Kolunuza taktığınız bu saat, üre seviyeniz arttığı zaman sizi uyaracak. Siz de diyalize gideceksiniz. Ondan önce gitmek zorunda kalmayacaksınız' dedi.
STRATEJİK SEKTÖRLER DESTEKLENMELİ
Grup olarak, yenilenebilir enerji konusunda çalıştıklarını açıklayan Mirmahmutoğulları, 'Enerji verimliliği ile gilgili çalışmalarımız var. Enerji verimliliğinde yüksek noktaları yakaladığımız konular da bulunuyor. Bunları önümüzdeki günlerde duyuracağız. Çünkü dünya da bile üzerinde çok mesafe kat edilmiş konular değil. Bu alanında bir ilk olacak' dedi.
Mirmahmutoğulları, sözlerini şöyle tamamladı: 'Bana göre; gerek TÜBİTAK gerekse Teknoloji ve Sanayi Bakanlığı, bütçelerinin önemli bir kısmını stratejik sektörlere ayırması gerekiyor. Savunma sanayi, enerji ve tıp alanları bunların başında geliyor. Başka sektörler de desteklenmelidir. Kaynakların önemli bir kısmının buraya aktarılması, bu alanlarda Türkiye'yi dünyada daha saygın bir konuma getirecektir.'





