EGEDESONSÖZ- İntegral Araştırma Koordinatörü Ümit Yaldız ile Gazeteci Fatih Yapar, SonSöz TV yayınında ülke ve kent gündemine ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
Programda Menemen’de sahte belediye kaşesi ile yapıldığı iddia edilen usulsüz inşaatlar konusu ele alındı.
SAHTE BİNA DİKİLDİ, İMAR MÜDÜRÜNÜN MÜHRÜ KAHVE KÖŞELERİNE DÜŞMÜŞ
Konuyla ilgili olarak Gazeteci Fatih Yapar detaylı bilgi verdi. Yapar yaptığı açıklamada “Menemen’de birkaç haftadır sahte ruhsatlar işi gündeme geldi. Belediye Başkanı Aydın Pehlivan’ın müdahale ettiği ifade edilen bir konu var. Menemen’de sadece Pehlivan döneminde değil daha önceki dönemlerde imar ve emsal artışları bir gelenek haline gelmişti. Bir yerde 50 daire hakkı olan arsada 150 daire hakkı veriliyor. İnsanlara afaki geliyor bu durum. Başka bir ilçe belediyesinde bir dükkanı iki dükkan yaptığınızda, bir balkonu büyüttüğünüzde imar kanuna muhalefetten yargılanıyorsunuz. 50 dairelik yere 150 daire yapılması, ruhsat verilmesi gibi konular Menemen Belediyesi’nde olağan hale gelmişti. Bu işlemler halen sürüyor. Bu artık öyle hale geldi ki başka ilçede bir daire yüzünden belediye başkanı cezaevine girebilecek boyutta iken burada nedense olmuyor. Son konu ne? Sahte ruhsat… Bu sahte diploma gibi bir şey… 20-30 dosyanın tespit edildiği bir çalışmadan bahsediliyor. Belediye başkanı açıklama yapmak zorunda. Rakamları söyleyecek, tespitleri aktaracak, kim, ne yapmış? Açıklaması lazım. Evrak, mühür sahte, belediyenin imar, planlama müdürünün yapacağı işler orada burada kahvehanelerde milletin elinde geziyor. Binayı dikmişsiniz, yapı denetimi atanmamış. Bina aslında yok. Bina bitmiş. Yarı inşaatı çıkmış. Sahte ruhsat ile işlem yapan birisi sahte tapu da yapar. Gerçek olan ne yazık ki böyle binalar var. Alıcı olarak daireni görüyorsun, daire alacaksın, her şey gerçek ama evrak sahte. Menemen Belediyesi işlem yapmış, tespit yapabildikleri ile ilgili yapı tatil zaptı düzenlemiş. Bu bir idari işlemdir. Bina mühürlemiş. Sonraki aşamada encümenden yıkım kararı alınır ve uygulanır. Bu iş artık çığırından çıkmış, mevzu sahte ruhsata ve sahte binalara dönüşmüş durumda… Belediye başkanı bununla ilgili açıklama yapması lazım” dedi.
ÇİĞLİ VE KOOPERATİF DAVALARI ÖRNEĞİ
Fatih Yapar, Çiğli’de belediyenin kendi hakkı olan kooperatif binalarını almadı diye eski başkanların ifadelerinin alınacağını hatırlattı. Tunç Soyer’in tutuklu yargılandığı kooperatif davasından örnekler verdi. Yapar “Çiğli Belediyesi’nde mezardaki belediye başkanları (Metin Solak ve Ensari Bulut) savcılık tarafından ifadeye çağrıldı. Kaç dönemdir görev yapan başkanlar ve meclis üyeleri dahil 163 kişinin ismi verilmiş ve ayın sonuna kadar ifade verecekler. İş belki soruşturma konusu olacak ve eski belediye başkanları dahil evrakta imzası olan herkesi gözaltına alacaklar. Mevzu ‘burada neden hakkını almadın’ konusu var. Kamuyu zarar uğrattınız deniyor. Mevcut Belediye Başkanı Onur Emrah Yıldız ise bir protokol hazırlığında ve meclise sunacak. İşi çözmeye çalışıyor. Kayıp daireler üzerinden savcı herkesi ifadeye çağırırken, komşu ilçede bunlar oluyorken bizim Menemen’de bahsettiğimiz konu sahte ruhsat. Yapı denetim sistemi olmayan bir bina. Çevre Şehircilik Bakanlığı’nın teknik olarak görmediği, yapı denetim kuruluşu ataması yapılmayan binada demiri, betonu nasıl çalıştınız? Her kat çıkılırken yapı denetim sistemi onay vermesi lazım. İzmir Büyükşehir Belediyesi’nde kooperatif yolsuzluğu olarak anılan olayda olayın başlangıcı ne? Yanlış beton atılması. Denetçiler yani yapı denetim işini yapan belediyenin teknik personeli ‘biz burada demir, beton konurken görmedik’ dedi. Gittiler Karşıyaka Belediyesi’ne evrak kayıttan suç duyurusunda bulundular. Koca kooperatif işi buraya geldi. Mevzunun başlangıcı 45 metrekarelik bir yerin teknik personel tarafından görünmeden beton ve demir donatısının yerleştirilmesiydi. Şimdi bakın; Büyükşehir’in eski Belediye Başkanı Tunç Soyer hücrede yatıyor. İl Başkanlığı, genel müdürlük yapmış isimler cezaevine girdi” şeklinde konuştu.
PEHLİVAN’IN SÜREÇ BURAYA GELMİŞKEN GÖRMÜYOR, BİLMİYOR OLMASI ANORMAL BİR DURUM!
Yapar şunları söyledi:
“Menemen’de tespiti yapılan sahte şimdilik dokuz ayrı binadan bahsediliyor. İnanılmaz rakamlar var. Menemen Belediye Başkanı yeni bir isim değil. Geçen dönem CHP’li Başkan Serdar Aksoy tutuklanınca mecliste yapılan secimdi başkanvekili oldu. Öncesinde zaten Pehlivan’ın meclis üyeliği var. Daha öncesinde ise AK Parti’de yerel yönetimlerden sorumlu ilçe başkan yardımcılığı görevini yaptı. Yani imarı, planlamayı iyi bilir. Bu kadar konu için ‘Pehlivan’dan habersiz olmaz’ demiyorum. Bu kesinlikle yanlış anlaşılmasın. Belediyenin içinde sahte ruhsatlar kesilip binalar çıkılırken başkan neredeydi? Belediye bu kadar başı boş kalır mı? İşin içinde başkan yardımcısı, müdürlerden olanlar var deniyor. Savcılığa gidilirse herkes hesap verir. Pehlivan bu kadar belediyeye hakimken görmemiş olması dikkat çekici. Kendisi ile konuşmadım ama sayın başkan açıklama yapmak zorunda…
Yapı denetimi olmayan binalar çok ciddi risk barındırır. Sahte ruhsatlı, kayıtsız inşaatlar büyük zararlara yol açar. Allah korusun deprem olsa beton olarak ne kullanıldı, bilinmeyen binalar var. İnsanlar yıkılma tehlikesi olabilecek kayıtsız binalarda enkaz altında kalırsa ne olacak? Belediye tutanak tutmuş, mühürlenmiş, inşaatlar durdu. Bununla ilgili kurumsal açıklama gerekiyor. Başkan Pehlivan gereğini yapacak mı? İşlem bu kadar ilerlemişken durumu görmüyor ya da bilmiyor olması bana normal gelmedi.
BELEDİYEDE PARALEL YAPI MI VAR?
Ümit Yaldız ise şunları söyledi:
Türkiye’de binanın sahtesini ilk defa görüyorum. İki tuğla üstü üste koyan vatandaşın tepesine zabıta biner. Koca koca binalar yapılırken nasıl görmediler? Menemen gibi çoğunlukla Gediz deltasında yer alan bu binalar her türlü felakete davetiye çıkarır. Böyle bir sahtekarlık olmuşsa belediye içerisinde bir paralel yapı var demektir. Bu paralel yapı sahte ruhsat kesmiş. Bunu ortaya çıkmak, gerekeni yapmak başkanın sorumluluğunda. Bu kentte 30 Ekim depremi nedeniyle yargılamalar var. 50 yıl önceki belediye meclis üyeleri yargılanıyor. Menemen Belediye Başkanının üstüne gitmesi lazım.




