Siz de yaşananlar karşısında gerçeklerle 'üretilmiş gerçekler' arasında kalarak, anlamakta zorlandığınız birçok olay yaşamışsınızdır mutlaka. Doğrunun neye göre doğru, yanlışın kime göre yanlış olduğu konusundaki soruların beyninizde yarattığı boşluğa düştüğünüz zamanlar bahsettiğim…

Bu ülkede bir başbakan 'Bu millet uğruna, ülke uğruna, devlet uğruna kurşun atan da yiyen de her zaman bizim için saygıyla anılır. Onlar şereflidirler...' diye nutuklar attı. Kurşunu atanın kim olduğu, hangi konumda olduğunun hiç mi önemi yok? Yokmuş demek ki… Bu 'uğruna kurşun attığı' devleti tarafından suçlu olarak aranan biri de olabilir, bir asker veya polis de…
Peki, hukuk bunun neresinde? Hukuk kürsülerdeki 'mangalda' savrulan 'Hukukun üstünlüğü ilkesi' nin küllerinde kaldı…Savcının, hakimin de sen olduğu kendi 'hukuk sistemini' yarat at kurşunu 'şerefli' ol! Savunma hakkı mı? Hadi canım sende…
Gerçi 'hukukun üstünlüğü ilkesi' karşısında şöyle de bir tanım var ama… 'Hukukun üstünlüğü, devletin içindeki tüm mekanizmaların, önceden tespit edilmiş bazı kanun ve kurallar içinde işleyeceği anlamına gelir. Her devlet kurumu, anayasanın ve diğer yasaların tespit ettiği görev ve yetkilere sahiptir. Kimsenin bu görev ve yetkileri aşma, değiştirme gibi bir gücü yoktur. Hukuk, herkesin üstündedir ve dolayısıyla devlet 'keyfi' değildir.'
'Ben kurşunu devlet için attım' demenin karşılığı; 'aferin sana' değil yani…
Ankara 11. Ağır Ceza Mahkemesi, Mehmet Ağar'ı, 'Susurluk Davası' kapsamında Emniyet Genel Müdürü olduğu dönemle ilgili 'cürüm işlemek için silahlı teşekkül oluşturduğu' iddiasıyla yargıladığı davada 5 yıl hapis cezasına çarptırmıştı. Bu ceza Yargıtay tarafından onandı.
Erzurum valisiyken, Bahçelievler Katliamı sanığı Haluk Kırcı'ya nikah şahitliği yapması… Devlet tarafından aranan Abdullah Çatlı ve Yaşar Öz'e silah, ruhsat ve pasaport verilmesinin sağlanması… Dönemin Özel Harekat Daire Başkanvekili İbrahim Şahin'in sorgulanmasının engellemesiyle çok konuşulmuş olan Mehmet Ağar, 'Hizmet kusuru addedilebilir ama suç değil' diyerek cezanın onanması ardından bir açıklama yaptı.
Nasıl bakacaksınız olaya şimdi?
Mehmet Ağar'a göre suç olmayanlar, eski Özel Harekatçı Ayhan Çarkın'a göre suç… Lakin 'faili meçhul cinayetlerin elebaşı Ağar'dır' diyor.
Bildiğiniz üzere Mehmet Ağar'ın adı Çarkın'ın savcılık ifadelerinde de sıkça geçmişti. Çarkın, insanın kanını donduran ve ayrıntılarıyla anlattığı infazlar için 'Her eylemden Mehmet Ağar ve İbrahim Şahin'in haberi vardı. 'Ne dersek onu yapın' diyorlardı' sözleriyle açıkça Mehmet Ağar'ı adres gösteriyordu. Çarkın'ın bu sözleri üzerine Ağar yine bir basın açıklaması yapmış, 'Suçumuz olmamıştır, kusurumuz olmuştur' demişti.
Mehmet Ağar'ın 'suç değil hizmette kusur' olarak tanımladığını Ankara 11.Ağır Ceza Mahkemesi 'cürüm işlemek için silahlı teşekkül oluşturmak' olarak görerek, beş yıl hapis cezası veriyor. Yargıtay 9.Dairesi de verilen bu cezayı onaylıyor.
Gelin de çıkın işin içinden?