Konak Kent Konseyi Kadın Meclisi, Anayasa Mahkemesi’nin (AYM) nafaka konusundaki son iptal kararına karşı sesini yükseltti.

Yapılan basın açıklamasında, kararın kadınların kazanılmış haklarına yönelik sistematik saldırıların bir parçası olduğu vurgulanırken, evlilik birliği içinde ekonomik olarak bağımlı kılınan kadınların mutlak yoksulluğa itilmek istendiğine dikkat çekildi.

​Konak Kent Konseyi Yürütme Kurulu Üyesi Avukat Sibel Güneş tarafından okunan açıklamada, 2015 yılından bu yana kadın hakları bütününde geriye gidişe neden olan süreçler hatırlatıldı.

Boşanma Komisyonu kurulması İstanbul Sözleşmesi’nden bir gecede çıkılması ve 6284 sayılı Kanun’un etkisizleştirilmeye çalışılması gibi adımların ardından gelen bu AYM kararının, ataerkil düzeni pekiştiren bir tezahür olduğu ifade edildi.

​"Kadını Ev İçi Emek Kıskacına Hapsetme Amacı Taşımaktadır"
​Açıklamada, mevcut eril sistemde evlilik içi tüm sorumlulukların kadının üzerine yıkıldığı belirtilerek şu ifadelere yer verildi:

"Siyasi iktidarca kadının sosyal hayattan izole edilmesi, çocuk veya yaşlı bakımı ile ev içi emek kıskacından çıkamamasının amaçlandığı açıkça görülmektedir. Erkek eşin baskısı nedeniyle iş hayatına devam edemeyen ve ekonomik açıdan bağımlı kılınan kadınların, boşanma sonrası maddi açıdan adeta sudan çıkmış balığa döndüğü bu sistemde, yoksulluğun süreyle sınırlandırılması hayatın olağan akışına tamamen aykırıdır."

​"Nafakaların Erkeği Mağdur Ettiği Söylemi Hayal Mahsulüdür"
​Aile Mahkemelerinin boşanma davalarında sosyo-ekonomik durum araştırması yapmadan nafaka kararı vermekten kaçındığını belirten Avukat Sibel Güneş, fiili birliktelik bittikten aylar sonra bağlanan sembolik rakamların kadını zenginleştirmediğini vurguladı. Mevcut nafaka miktarlarının, hayatı boyunca hiç çalışmamış ve hiçbir malvarlığı olmayan bir kadın için dahi asgari yaşam standartlarını sağlamaktan çok uzak olduğu ifade edildi.

​"Asıl Sorun Nafaka Değil, Cinsiyet Eşitsizliğidir"
​Tartışılması gereken asıl konunun yoksulluk nafakasının süresi değil, bunun altında yatan cinsiyet eşitsizliği ve kadının maruz bırakıldığı ekonomik şiddet olduğunun altı çizildi. Ayrıca bağlanan nafakaların tahsilat sürecinde yaşanan hukuki boşluklara ve erkeklerin başvurduğu yöntemlere dikkat çekildi:

Manisa’da toplumsal cinsiyet eşitliği eğitimi düzenlendi
Manisa’da toplumsal cinsiyet eşitliği eğitimi düzenlendi
İçeriği Görüntüle

Kayıt Dışı Çalışma ve Mal Kaçırma:
Pek çok erkeğin icra takibini takiben kayıt dışı çalışmaya başladığı, maaşını asgari ücretten gösterdiği veya malvarlıklarını üçüncü kişilerin üzerine devrettiği belirtildi.

​Enflasyon Karşısında Eriyen Ödemeler:
Nafaka icra ceza davalarının aylar sonra sonuçlanması nedeniyle, erkeklerin cezadan kurtulmak için sadece son üç aylık nafaka miktarını kasıtlı olarak son ana kadar bekleterek ödediği ve böylece enflasyon karşısında eriyen komik rakamlarla tazyik hapsinden kurtulduğu ifade edildi.

​"Sürecin Takipçisi Olacağız"
​Konak Kent Konseyi Kadın Meclisi, kadını mutlak yoksulluğa sürükleyecek ve ekonomik bağımsızlığını engelleyecek her türlü gerici politikanın karşısında duracaklarını belirterek açıklamayı şu kararlı sözlerle noktaladı:

"Anayasa Mahkemesi'nin mevcut iptal kararının gerekçesinin açıklanmasını takiben sürecin hukuki ve sosyal olarak takipçisi olmaya devam edeceğimizi kamuoyuyla saygıyla paylaşıyoruz. Kadınların kazanılmış haklarından tek bir adım bile geri atmayacağız."