Aşırı ishal şikayeti olan Temel hastaneye gitmiş. Doktor dahiliye servisine sevk etmiş.
Ancak evrak karıştığı için Temel'i psikiyatriye yatırmışlar. Bir süre sonra, sevki yapan doktor Temel'e rastlamış: 'Yahu sen ne arıyorsun psikiyatride?' diye sormuş. 'Bilmem, buraya yatırdılar işte...' cevabını veren Temel'e doktor tekrar sormuş: 'Peki ishalin geçti mi?' Bizim Temel ne dese beğenirsiniz? 'Yoo, aynen devam ediyor ama artık kafama takmıyorum' demiş.
Ancak evrak karıştığı için Temel'i psikiyatriye yatırmışlar. Bir süre sonra, sevki yapan doktor Temel'e rastlamış: 'Yahu sen ne arıyorsun psikiyatride?' diye sormuş. 'Bilmem, buraya yatırdılar işte...' cevabını veren Temel'e doktor tekrar sormuş: 'Peki ishalin geçti mi?' Bizim Temel ne dese beğenirsiniz? 'Yoo, aynen devam ediyor ama artık kafama takmıyorum' demiş.
Bana 'Siyaset nasıl gidiyor?' diye soranlara ben artık bu fıkrayı anlatıyorum. Çünkü ne desek ne yazsak bana boşmuş gibi geliyor. Kemal'i eleştirirsen Baykalcı, Baykal'ı eleştirirsen Kemalci oluyorsun. Doğruya doğru diyen kişi sayısı inanın yok denecek kadar az. Bu yüzden çok üzülüyorum.
Bu kalem oynatma işini profesyonel olarak yapan büyüklerimin siyaset ve yazarlığın birlikte yürümeyeceği yönündeki telkinlerine çoğu kez mazhar olmuş bir isim olarak bu fikre saygı duyuyor ama maalesef katılmıyorum. Kalemimle bana ters gelen şeyleri eleştirip doğru bulduklarımı nasıl takdir ediyorsam siyaseten de siyasetin bana verdiği imkan dahilinde bu doğrultuda ilerleyebilmeliyim. Şayet bu olmuyor veya olamıyorsa da sorun bende değil siyasettedir. Öyle bir siyasetin içinde yer almaktansa da mümkünse en dışında durmayı yeğlerim. Zaten öyle de yapıyorum.
Örneğin CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu tarafından CHP Bitlis İl Başkanı olarak atanan Ak Parti üyesi Çetin Yavuz olmaktansa basın özgürlüğünü savunan bir partide bir köşe yazısı nedeniyle disipline verildiği için istifa ederek bağımsız olan, Atatürk ilke ve inkılaplarına, Cumhuriyet ve kazanımlarına bağlı Mustafa Ali Fırtına olmayı tercih ederim.
Şahsen ben referandumda Ak Parti'ye çalışan adamın, hele de daha o partiden istifa bile etmemişken CHP'de il başkanı yapılmasında arkasına sığınılacak bir özür göremiyorum. Sorarım size; 'Bugünkü HSYK yapısı bize o referandumun mirası değil mi?' Bazılarının, canının istediği savcıyı, hakimi canının istediği yere getirme ve canının istemediği savcıyı, hakimi cehennemin kır dibine gönderme yetkisini nerden aldığını sanıyorsunuz?
Tabii ki o referandumda çıkan 'Evet' oylarından!
Gerçi hoş 'Hayır' için canını dişine takan, dağ bayır, dere tepe ülkeyi karış karış gezen CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'da ne hikmetse 'Hayır' diyememişti. Hatta seçim sonuçlarını etkileyecek bir gelişme olmasına rağmen daha öğlen saatlerinde oy kullanamayacağı resmen ilan edilmişti.
Kemal bey iyi adam hoş adam hatta namuslu ve dürüst belki ama 'Nasreddin Hoca fıkrası' gibi olmaya başladı. Yürüyen merdivene ters binerek yukarı çıkan merdivenden aşağı inme mücadelesi vermesi gibi 'Mitçiler yakalandı' haberini 'Çiller yakalandı' diyerek duyurmasının acziyeti karşısında 'O'da insandır canım, olabilir' diyemiyorum. Dememeliyim de… Çünkü kendisi sıradan bir adam değil tam aksine ana muhalefet partisi olan CHP genel başkanıdır. Lider olamamıştır o ayrı… Fakat en azından genel başkan gibi davranmak zorundadır.
Şimdi bu yazıyı okuyanlardan bazısı muhtemelen şöyle diyor: 'Mustafa partiye zarar veriyorsun!' Eh be güzel ağabeycim, eh be güzel kardeşim hadi genel afı, kılı, yünü, tüyü bir kenara attık. 'Atatürk ilke ve inkılaplarının bekçisi değilim', 'Fethullah Gülen bir bilgedir' diyen CHP genel merkez yöneticilerinin üstüne de bir sünger çektik. Ve diyelim ki ben bu partiye zarar veriyorum. Peki, 'Nazım Hikmet'i CHP hapse attı', 'Sebahattin Ali'yi CHP öldürttü', 'Atatürk'ü Koruma Kanunu kaldırılmalı' diyen bir genel başkan bu partiyi zirveye mi taşıyor?
İyi bilirim dediği 'Kağıttepe' İstanbul'da olmadığı gibi 'Başkan temizleyecek ve İzmirliler yüzecek' dediği Haliç'te ne yazık ki İzmir'de değil! Özeleştiri yapıyorum diye CHP'yi karalayıp durmanın ne alemi var? Türkiye'nin ve özelliklede CHP'nin geçmişini kaşımak kimseye bir hayır getirmez. Geçmişe takılı kalırsanız geleceği inşa edemezsiniz.
Son olarak Kemal beye hatırlatmak isterim: 'Unuttunuz belki ama bu beğenmediğiniz CHP sizi de genel başkan yaptı.'