Dilek ÇELİKTEN/EGEDESONSÖZ- Katı atık bedellerine yapılan yüksek zamlar İzmir’de esnafı isyan noktasına getirdi. Özellikle otel ve pansiyon işletmelerine kesilen fahiş faturaların kabul edilemez olduğunu söyleyen İzmir Otelciler Esnaf Odası Başkanı İbrahim Veral, 800 liralık su tüketimine 40 bin lira katı atık bedeli yansıtıldığını belirterek uygulamanın açıkça adaletsiz olduğunu vurguladı.

6 AY İÇİNDE İKİNCİ ZAM
Katı atık bedellerine gelen zammın 1 yıldır gündemlerinde olduğunu dile getiren İzmir Otelciler Esnaf Odası Başkanı İbrahim Veral, “Belediyeleri bu karardan geri adım attırmaya çalışıyoruz. Ama maalesef meclis kararı diyerek uygulamaya devam ediyorlar. Katı atık bedellerine gelen zamlar oransız ve orantısız bir şekilde uygulanıyor. Her ilçe belediyesi farklı tarife uyguluyor. Ayrı ayrı oranlar bulmuşlar ama bunlar hiçbir şekilde esnaf için uygun değil. Bu durum için yürütmeyi durdurma davası bile açıldı. Açtığımız davaları mahkemede kaybediyoruz. Mahkeme “meclis kararı” diyor. O zaman meclis karar, desinler ‘nefes alma vergisi 100 bin lira alın’ desinler. Herkesten de bunu alsınlar. Bu zamlar aslında anayasaya da aykırı. Ocak ayından sonra bir daha arttırırlar. Katı atık bedellerine 6 ay içinde 2 defa zam yapıldı ve bir de zammı erken uyguladılar. Bir otele kesilen İZSU faturasını gördüm. 128 bin lira katı atık bedeli yazıyordu. Böyle bir şey olabilir mi? Çok yüksek bir meblağ. Başka bir fatura daha gördüm bir otelci arkadaşımdan 800 liralık su kullanmış, 1.000 lira bile değil. 40 bin lira katı atık bedeli yazmışlar. Uygulama bu derece orantısız ve saçma. Bütün esnaflarımız şikayetçi. Sadece otel ve pansiyoncular değil... " açıklamasını yaptı.

‘BELEDİYELER BİZE ORTAK OLSUN!’
Katı atık bedellerinin yüksekliğinden dolayı esnafın kepenk kapatabileceğini belirten Başkan Veral, “İZSU’nun İzmir'de başka bir alternatifi yok. Biz buradan almayalım başka yerden alalım diyemiyoruz. İlla İZSU'dan almak zorundayız. Bir de katı atık bedellerini İzmir halkı olarak 50 yıl önce suyun gelmesi için gereken boruları ve ya gitmesi için gereken kanalizasyonu zaten ödedik. Bunlar bir tane koyundan beş tane post çıkartmaya çalışıyorlar. Belediyeler sıkıştıkları zaman bize, “Efendim bize çok borç kaldı, çok borcumuz var. Bunu bu şekilde kapatacağız” diyorlar. Esnaf olarak bizim ne kabahatimiz var. Esnaf faturaya isyan edip, ‘benim dükkânımın kirası 128 bin lira değil. Ben bunu nasıl ödeyeceğim” diyor. Ödemezse suyu kesilecek ya da bu işi yapmayacak... Yapılan bu uygulamayla esnafa kepenk kapattıracaklar. Belediyeler bize ortak olsun. Esnaf ve sanatkârlara veyahut da bizim odamıza gelsinler ortak olsunlar. ‘Senin bir atölyen var yarısı benim olsun’ desinler. Hani iş buraya gidiyor” dedi.

OTELCİLER HAREKETE GEÇİYOR
Başkan Veral, “Yaşanan mağduriyeti Birlik Başkanımızla ve ETİK’le görüştük. İZTO Başkanı Mahmut Özgener’le de görüşeceğiz. Bu zamları kesin olarak geri alıp veyahut da bir orana orantıya getirmezlerse artık biz de DİSK’in yaptığı gibi yürüyüş mü yaparız, iş bırakma mı yaparız, kepengi kapatma mı yaparız, bir şey yapacağız. Normal bir zam olsa kabul edeceğiz. Bir kerelik bir şeyde değil bu. Her ay ödeniyor. Bana geldi diyelim ki 10 bin lira fatura 10 bin lira da katı atık bedeli ödeyelim. Ama bunlar belediyelerin açıklarını kapatmak için esnafa yükleniyorlar. 800 liralık faturaya 40 bin lira neyin orantısı bu? Neye göre sen bu parayı istiyorsun? Bir de üstüne üstlük bunlar yetmiyormuş gibi geceleri su kesiyorlar. ‘Gündüz de keseceğiz’ diyorlar. Vallahi biz hep beraber duaya çıktık. Aman yağmur yağsın da bu beceriksizlerden bari su gelsin. Hani parasından vazgeçtik bari su gelsin. Bu böyle giderse infial olur. Kimse sesini çıkartmazsa bir sürü dükkan kapanır. İzmir'in turizmine katkımız olsun diye biz buralarda dirsek çürütüyoruz. Bu kadar insanın sorumluluğunu üstümüze alıyoruz. Ama öyle bir şeyle karşı karşıya kalıyoruz ki haksız, hukuksuz, adaletsiz... Açıkça bu ne hak bu ne Hukuk ne de adalet. Üçü de yok bunda. Şimdi oturduğun yerde zaten işleri bozuk adamların kış gelmiş. 10 odalı otelde 3 odası dolu değil. Diyor ki, ‘sen bana her ay 50 bin lira vereceksin.’ Ya haraç mı istiyorsun sen? Ne istiyorsun bizden? Kullanılmayan suyun katı atığını nasıl alırsın sen? Biz kendi malımıza bir daha sanki yeniden yapılacakmış gibi para veriyoruz. Sonsuz bir para vereceğiz bir de… Ne zaman bittiği de belli değil. Bunun ne zaman duracağı da belli değil. Belediyeler kendi borçlarını İzmir halkına ödetiyorlar. Biri orada tutuklanmış hesap vermeye çalışıyor. İzmir Büyükşehir Belediyesi’nde 15 bin kişi fazladan çalışıyor. Onların parasını bizden çıkartacaklar. İşte 15 bin kişiyi atamadıkları için İzmir'in 4 milyon halkından bunu çıkartmaya çalışıyorlar” ifadelerini kullandı.

En düşük emekli maaşı 20 bin TL oldu!
En düşük emekli maaşı 20 bin TL oldu!
İçeriği Görüntüle

KONAK BAŞI ÇEKİYOR
Katı atık bedeli zamlarından en çok Konak ilçesinin etkilendiğini belirten Veral, “Büyük para getiren iş yerlerinin çoğu Konak'ta. Karabağlar’a gitseniz, Çiğli'ye gitseniz bu kadar çok zam yok. Orada da evlere yazıyorlar. Evlere yazdıkları pek göze batmıyor. 1.000 liraya 2 bin lira ödüyorlar. ‘1.000 liradan bir şey olmaz’ diyorlar. Ama burada 1.000 liraya 40 bin lira gelince biz burada bağırmaya başlarız. Haklı olarak. Ne yapacağımızın peşindeyiz. Artık bunu yaptılar yaptılar yapmadılar, bu durum greve mi gider, dükkan kapatmaya mı gider? Her yere gider artık. Su olmayan yere turist gelir mi? Gecenin yarısında İtalyan turist geliyor resepsiyona, ‘Niye su yok diyor?’ Hadi izah et bakalım. İnsan söyleyecek bir şey de bulamaz. Türk olsa söylüyorsun, ‘Belediye kesti’ diyorsun. İtalyan'a ne diyeceğiz? ‘Ben buraya para verdim su akmıyor’ diyor. Bu bir rezalet. Gelen müşteriye de mahcup olunuyor ister istemez. Biz kendi kendimize bunlara önlem almaya çalışıyoruz. İzmir’de Türkiye’nin en pahalı suyunu kullanıyoruz. Üstüne katı atık bedeli ödüyoruz. Bunun haricinde gene su gelmiyor. İzmir'in turizmden gelen payı almasına uğraşıyoruz. Yatırımcıyı İzmir'e çekmeye çalışıyoruz. Ama İzmir’in daha bir stratejisi yok, planlaması yok, bir turizm bölgesi yok, bunun için bir ön almış bir belediye yok, bir hiçbir şey yok yani. İzmir'deki otellerin yüzde 95'i zaten otel olarak kurulmamış. Hepsi apartmandan bozma, iş hanından bozma, evmiş, otel yapılmış” dedi.