Berivan KAYA/EGEDESONSÖZ- İzmir Büyükşehir Belediyesi Nisan ayı olağan meclis oturumu Başkan Cemil Tugay idaresinde gerçekleştirildi.
Bağımsız Meclis Üyesi Latif Aydemir, Çiğli Atıksu Arıtma Tesisi’nde hayatını kaybeden Sabri Kılınç’ı meclis gündemine taşıyarak yazılı önerge verdi.
KANER: BU OLAYIN YAŞANMAMASI GEREKİRDİ
AK Partili Özgür Kaner, “Kardeşimiz bir çukurda boğularak hayatını kaybetti. Ailenin bize aktardığına göre idari anlamda gerekli tedbirlerin alınmadığı, vincin aile tarafından temin edildiği ve Sabri’nin yalnız olduğu ifade ediliyor. Kurum olarak alınması gereken iş güvenliği tedbirlerinin alınıp alınmadığının ve benzer kazaların tekrar yaşanmaması için gerekli araştırmaların yapılmasını talep ediyoruz. Bu olayın yaşanmaması gerekirdi. Ayrıca hem Çiğli hem de Büyükşehir düzeyinde ailenin bilgilendirilmesi konusunda eksiklikler olduğunu düşünüyoruz” dedi.

TUGAY: VİNCİ İZSU GÖREVLİLERİ ÇAĞIRDI
Başkan Tugay ise yanıt olarak, “Bahsettiğiniz muhtarımız İZSU çalışanıydı. Oğlu da İZSU’ya girmiş. Vasıf değişikliğiyle şoförlüğe geçmiş. Hepimiz derin üzüntü duyduk. Bu olayla ilgili bir taraftan soruşturma başlatıldı. Adli soruşturma da yürüyor. Hayatını kaybeden insanın ailesine üzüntü verecek şeyler söylememeye özen gösteriyoruz. Birkaç şey doğru değil. Birileri bu konuyu istismar etmeyi kendine görev sayıyor. Olayın ortaya çıktığı andan itibaren oraya giden arkadaşlarımız, babanın kendisiyle ilgilenen insanlar, o vincin gelmesini sağlayan kişilerdir. Olayın oluş şekli nedeniyle tam olarak anlaşılmadı. Görev yerinin dışında bir yerde bulunuyor. O araçla oraya neden gittiğini bilmiyoruz. Olayın gerçekleştiği zaman gündüz saatleri. Gece olduğu iddiaları doğru değil. Orada olması beklenmediğinden aranmadı. Vinç, babasının eşliğinde İZSU görevlileri tarafından çağrıldı. Bir an önce müdahale edilmesi açısından daha yakında olan vinç çağırıldı. Aile o vince para ödemedi. Çağıran onlar değil. Ayıptır. Kaybettiğimiz bir kardeşimizin üzerinden başka menfaatler sağlama çabasını biz ancak edebimizle, sessizlikle karşılıyoruz. Söylenen her şey asla söylendiği gibi değil. Kaybettiğimiz arkadaşımızın babası bizzat orada ve bunlar onun bilgisi dâhilindedir” dedi.

ÖLÜYÜ SUÇLUYORSUNUZ!
AK Parti Meclis Üyesi Dilaver Kişili, “Bir binayı almakla kahraman olunmaz, işçiye sahip çıkarak, çalışanının hayatını kaybedememesine zemin hazırlanarak kahraman olunur. 1 ayda 2 işçiniz vefat etti. Taşeron firmanın suçu diyerek işin içinden çıkamazsınız, bu vicdanen doğru değil. Karabina olsaydı ne olacaktı, yere düştü ya aldığınızda artık kullanamazsınız. Mikro çatlaklar oluştu içinde, test edilmeden hiçbir işçi bunu kullanamaz. Sizin yaşam hakkınız nerede! Yüksekte çalışma belgesi alınmak zorundadır. Ben de taşeronum, içeri girmeden önce firma bana bırakmıyor, siz belediye olarak taşerona nasıl yıkarsınız! Sizin belediyenizdeki bürokratlarınız, alan sorumlusu, bu disiplinsizliğin sorumlusu kim. Kafasına göre herkes çatıya mı çıkacak. İhale ederken şartnamenizde ne var’ Bu karabina olsaydı, o işçide kemer olmalıydı. Yaşam hattı olurdu. O işçide kask olurdu, aşağı düşmezdi. Bir hayat bu kadar basite alınmamalı. Kahraman olacaksa bir canı kurtararak olur. Çiğli arıtma herkesin kafasına göre girebileceği bir alan mı. Bir işçi kamyonla nasıl girdi oraya görev yeri değilse… Sizin orada 42 atık havuzusunuz var, burası kaçak döküm sahası, bunları biliyoruz, o yüzden tabi ki kabul etmeyeceksiniz. İşçiniz 8. Havuza döktü, siz yağmurlu havada oraya döküm yapmıyorsunuz. Bir işi damperli kamyonla oraya ne getirmiş olabilir, onu da biliyorsunuz. Tugay’ın hiçbir sorumluluğu yokmuş gibi. Kemalpaşa’dan mı geldi o atık, tesis içinde aktarma mı yapıldı. Üstünü de kireçle kapattığınız bölgede o kardeşimiz hayatını kaybetti. Cenazesine gitmediniz, Tugay ailesine gitmedi, başsağlığı dilemedi. Şimdi de resmen ölüyü suçluyorsunuz” dedi.

İNSAFLI OLUN
Meclis Başkan Vekili Levent Yıldır ise yanıt olarak, “Ölüyü suçlamıyoruz. Süreç başından beri konuyla ilgileniyor. Tabi ki sonraki süreçte de biz kurumuz, bu kurum bu konularda ne yapılacaksa gereklerini yapacak. Kimse bu konudan kaçınamayacak. Sizi biraz daha insaflı konuşmaya davet ediyorum. Ülkede yapı kayıt belgesi uygulaması yapıldı, depremde 53 bin kişi öldü. 144 bin yapı kayıt belgesi yapıldı, hesap yapılmadan. Bina yıkıldığında devlet sorumluluk kabul etmedi. O zaman kimse bunları kale almadı. Bu değerlendirmeler soruşturma konusu ve gereği yapılacak. İnanın siz de bu süreci izleyeceksiniz. Biraz daha adaletli, sakin, insaflı değerlendirme yapmaya özen gösterelim” dedi.
SUİSTİMALLER ZİNCİRİ
Yıldır’a yanıt veren Kişili ise, “Bugün çatıda, dün arıtmada bir daha böyle kaza yaşanmasın diye dikkat çekiyorum. Ben bunu anlattıktan sonra 3 metre yükseklikteki her çalışmada bu belgeler istenecek. Bir işçinin daha ölmesine neden olmamış olacağız. Bunda kötü bir şey yok. İnsafa davet ettiğiniz şey bir can, geride kalanlar. Ben belediye başkanını insafa davet ediyorum, işçi hayatı için seferberlik ilan etmeli. Burada suiistimaller zinciri var” ifadelerine yer verdi.
MHP Grup Başkanvekili Bahadır Altınkeser ise, “Biz de Cemil Tugay’ı insafa davet ediyoruz. Daha önce Torbalı’da konuşmadık. Alsancak’ta 2 vefat eden kardeşimizin konusunu açmadık. Tugay burada bizi suçluyorlar diyor. Belediyeyi ve Tugay’ı suçlayan aileler. Bir kardeşimiz çatıdan düşüyor. Bilirkişi raporunda sigortası, iş güvenliği, denetim yok deniyor. Bilirkişi raporunda hem taşeronun hem belediyenin kusurlu olduğu ortaya çıkıyor. Çiğli’deki konuyla ilgili konuşan biz değiliz. Aileleri anlamak gerekiyor. Onları suçlamaktan da rahmet okumak gerekiyor” ifadelerine yer verdi.
AK Parti Grup Başkanvekili Hakan Yıldız ise, “Belediyenin içinde bulunduğu sessizliği eleştiriyoruz. Bunun bir daha tekrarlanmaması için Cemil Bey ne yapacak? Tekrarlandığı süreçte acının hangi tarafında duracak? Bizi eleştiriyorlar. Peş peşe gelen bu felaketleri konuşmak zorundayız. Çiğli’de yaşanan süreçte sessizliği kabul etmiyoruz” dedi.




