Avrupa'da doğal gaz fiyatları uçuşa geçti: Aylık artış yüzde 90'ı aştı
Avrupa'da doğal gaz fiyatları uçuşa geçti: Aylık artış yüzde 90'ı aştı
İçeriği Görüntüle

Metehan UD / EGEDESONSÖZ – Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı’na bağlı Maden ve Petrol İşleri Genel Müdürlüğü, geçtiğimiz haftalarda İzmir için kritik bir ihale gerçekleştirdi.

İzmir’in çatısı olarak nitelendirilen Bozdağ’daki 1561 hektarlık dördüncü grup maden arama sahası için, Ahlatcı Altın İşletmeleri A.Ş. 160 milyon TL, YSK Group Turizm Sanayi ve Ticaret A.Ş. ise 150 milyon TL teklif verdi.

ALTIN ARANABİLECEK
İhale kesinleşirse Ahlatcı Altın İşletmeleri isimli şirket, Bozdağ’a komşu maden sahasında aralarında altın, gümüş, platin, bakır, demir, krom, titan ve alüminyumun de olduğu metalik madenler aranabilecek.

KARA PARA İDDİASI
Ahlatçı Holding bünyesinde yer alan şirket Ahmet Ahlatçı’ya ait. Yakın zamanda Ahlatçı Holdin için ‘kara para aklama’ iddiasıyla soruşturma başlatılmış ve Ahmet Ahlatçı’ya ise yurt dışına çıkış yasağı konduğu iddiaları basına yansımıştı.

İhaleyle ilgili MAPEG’in vereceği son karar bekleniyor.

Whatsapp Image 2026 02 28 At 190000-1

YARGI SÜRECİ İÇİN İLK ADIM
İhale ise bölgede bölgede büyük bir mücadelenin fitilini ateşledi. Muhtarlar, çevre örgütleri, kooperatifler dernekleri güçlerini birleştirerek Küçük Menderes Direniyor Platformu’nu kurdu. Çeşitli toplantılar gerçekleştiren Platform ihaleyi yargıya taşımak için adım attı. 150 kişiyle ihalenin iptali için dava açıldı.

YER SEÇİMİ İÇİN UYARI
Platform sözcülerinden Servet Ali Çınar, projenin yaratacağı çevresel ve ekonomik yıkıma dikkat çekti.

Maden sahasının seçildiği yerin stratejik bir hata olduğunu belirten Çınar, " Maden açılmak istenen bu saha, Küçük Menderes Havzası’nın su kaynaklarının doğduğu, nehrin hayat bulduğu yerdir. Tarımsal üretimin çok yoğun olduğu ve 553 bin kişinin yaşadığı bu bölgeyi doğrudan etkileyecek bir ocak sahası planlanıyor. Bizler; yaşam alanlarımızı ve toprağımızı korumak adına, MAPEG tarafından ihale edilen bu yanlış altın madeni projesinin iptali için hukuksal süreci başlattık. Köylerden ve şehirlerden, toprağı zarar görecek olan herkesin vekalet vererek katılabildiği, geniş tabanlı bir dava hazırlığı içindeyiz. Kısa süre içinde bu haksız ihalenin iptali için yargıya başvurduk." dedi.

SİYANÜR RİSKİ VURGUSU
Projenin teknik detaylarındaki tehlikelere vurgu yapan Çınar, siyanür riskine karşı şu uyarıda bulundu:

"Bu maden projesinin hemen 270 metre altında bir baraj bulunuyor; ayrıca bölgede Ödemiş Ovası’na su sağlayan Beydağ Barajı söz konusu. Siyanürlü altın işletmeciliği başladığında, bu zehirli işlemler nedeniyle tüm havza kirlenecek. Siyanür doğada asla yok olmaz; o toz dağlarından sızan ağır metaller suyumuza, toprağımıza ve soluduğumuz nefese karışacak. Bu durum hem tarımsal üretim hem de halk sağlığı açısından geri dönülemez bir tahribat yaratacaktır. Bizler, bu büyük tehlikeye karşı daha önce yaptığımız basın açıklamaları ve toplantılarla başlattığımız mücadeleyi kararlılıkla sürdürüyoruz.”

Whatsapp Image 2026 02 28 At 185921 1 1-1

‘BU TOPRAKLAR ALTINA FEDA EDİLEMEZ’
Madenden beklenen gelir ile mevcut tarımsal üretimi kıyaslayarak projenin isabetsizliğini dikkat çeken Çınar "Oysa rakamlar gerçeği net bir şekilde ortaya koyuyor: Madenden beklenen toplam tahmini gelir 5 milyar dolar civarındayken, bu havzada yıllık tarımsal üretim değeri 2 ila 2,5 milyar dolar arasındadır. Türkiye’nin patates ihtiyacının %10’unu karşılayan, devlet istatistiklerine göre Türkiye ortalamasının 10 katı verime sahip bu topraklar feda edilemez. Şunu açıkça ifade edeyim; madenler hiç çıkarılmasın demiyoruz ama yer seçimi tamamen yanlış! Verimsiz araziler dururken, bu kadar hayati bir havzada böyle bir risk alınamaz. Bu bölgede maden işletilirse siyasi görüş ayrımı olmaksızın her üretici, her yerleşik halk ve devletin yaptığı devasa baraj yatırımları zarar görecektir. Devletimizin bu isabetsiz projeyi yeniden gözden geçirmesini diliyoruz. Hem hukuki hem de toplumsal kanallardan sesimizi duyurmaya devam edeceğiz ve bu yanlışı hep birlikte püskürteceğimize yürekten inanıyoruz." ifadelerini kullandı.

‘ÜÇ KEZ PÜSKÜRTÜLDÜ SIRA DÖRDÜNCÜ DE’
Aynı bölge için daha önce üç kez ihale açıldığını ancak halkın direnişiyle iptal edildiğini hatırlatan Çınar, "Bu bölge için daha önce üç kez benzer ihaleler açıldı ancak halkın yoğun itirazı ve ÇED süreçlerindeki aksaklıklar nedeniyle iptal edildi. Şimdi dördüncü kez, daha geniş alanları kapsayacak şekilde karşımıza çıkıyorlar. Küçük Menderes Havza Platformu; bünyesinde dernekleri, vakıfları, muhtarları, kooperatifleri ve üreticileri barındıran, tamamen gönüllülük esasına dayalı bir oluşumdur. Herhangi bir siyasi parti veya örgütle bağı olmayan, her kesimden insanın yer aldığı tamamen bağımsız bir yapıyız. Tek amacımız, toprağımızın üzerindeki değerleri ve yaşamımızı korumaktır. Bu amaca uygun hareket eden herkesi aktivist veya destekçi olarak yanımızda görmek istiyoruz." dedi.