EGEDESONSÖZ - İzmir’in Karabağlar ilçesi Yüzbaşı Şerafettin Mahallesi Muhtarı Halil Ecevit, yayınladığı bir açıklamayla mahallesindeki altyapı sorunlarını ve kurumlar arası eşgüdüm eksikliğini dile getirdi. Ecevit, İzmir Büyükşehir Belediyesi ve ilgili kamu kurumlarına seslenerek, bölgedeki sorunların çözümü için daha etkin bir çalışma yürütülmesi gerektiğini ifade etti.
Muhtar Ecevit, özellikle İZSU ve İZBETON gibi kurumların yürüttüğü çalışmalarda koordinasyon eksikliği yaşandığını belirtti. Kazı çalışmalarının ardından yapılması gereken asfaltlama ve kaldırım tamiratı süreçlerinin aksadığını dile getiren Ecevit, sorumluluğun kurumlar arasında paylaşılamamasının vatandaş mağduriyetine yol açtığını savundu.
Mahalledeki teknik eksikliklere de değinen Ecevit, 110 sokaktan oluşan bölgede her gün ciddi oranda sokak aydınlatması sorunu yaşandığını kaydetti. Nüfus artışına rağmen elektrik trafolarının kapasitesinin eski seviyelerde kaldığını belirten muhtar, bu durumun sürdürülebilir olmadığını vurguladı. Ayrıca internet altyapısındaki yetersizliklerin çocukların eğitim süreçlerini olumsuz etkilediğine dikkat çekti.
Sadece kendi mahallesinin değil, çevre mahallelerin de (Cennetçeşme, Yurtoğlu, Gazi, Umut, Devrim ve diğerleri) benzer sorunlarla mücadele ettiğini belirten Halil Ecevit, yerel yönetimi vergi veren vatandaşların hizmet beklentisini karşılamaya davet etti.
Muhtar Ecevit, mahalle sakinlerine seslenerek sorunların çözümü noktasında yasal hakların takipçisi olunması gerektiğini hatırlatarak açıklamasını sonlandırdı.
Muhtar Ecevit’in açıklaması şu şekilde:
Sayın İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı, hayatımıza kattığınız olumsuz yöndeki katma değer nedeniyle size teşekkür ediyorum.
Saygıdeğer komşularım, özeleştirimi yaparak sizlerden, mahallemdeki hizmetsizlik nedeniyle öncelikle özür dilediğimi ifade etmek isterim. Gelelim mevzularımıza ve kamu adına hizmet yürütmesi gerekenlerin mahallelerimize yeterince değil, hiçbir şekilde hizmet vermediği ve tüm kurumlar arasındaki iş birliği koordinasyonunun sıfır olduğu; en alt kademesinden en üst kademesine kadar bunları tek tek sizlere dilim döndüğünce ifade etmeye çalışacağım.
Malumunuz, ilgili il, ilçe, mahalle, sokaklarda sorumluluk uhdesinde olan belediyelerimiz vardır; bu Anakent belediyeleri olur, ilçe belediyeleri olur vesaire vesaire. Yıllardır, iki yıldır muhtarlığını yaptığım mahallede ve 42 yıldır da aslında bir fiil bu kentte yaşıyorum ve mahallemde de bir o kadar süredir yaşam sürdürmekteyim. Bu yıllar zarfında hayatım boyunca böyle bir belediyecilik rezil anlayışı görmediğimi baştan ifade etmek isterim.
Elimizden geldiğince süreç içerisinde, dediğim gibi iki yıldır muhtarlık yapıyorum, 15 yıldır da Karabağlar Kentsel Dönüşüm Hak Arayanlar Derneği'nin Başkanlığını yapıyorum. Yani süreçlere, mevzulara, yasal süreç çerçevesi içerisinde kamuya; yani halka, yani sizlere nasıl hizmet verilmesi gerek, belediyenin günübirlik vermesi gereken hizmetlerin nasıl verilmesi gerektiğine ilişkin tüm konulara ve mevzulara bu konuda tevazu sahibi olmayacağım, bildiğimi sizlere ifade etmek isterim.
Dolayısıyla mahallelerimize dönük mevzularımız, sorunlarımız artık devasa durumlar haline geldi, problemler yumağına dönüştü. İlettiğimiz iş birliği içerisinde elimizden geldiğince bu süreci öyle yürütmeye çalıştık. Koordine içerisinde gerek İZSU; temiz su, gerek kanalizasyon, gerek yol asfalt çalışmaları, gerek bordür çalışmaları, gerek vatandaşlarımızın yollarda yürümemesi adına hani var olan tretuvarların, bordürlerin patlak çatlak olması ve bunu elimizden geldiğince işleyiş yürüterek ilgili makamlara ilettik; ama ne yazık ki hangi makamlar hangi iş ve işlemlerden sorumlu onu bir türlü bilememekteyiz. İlçe belediyeleri Büyükşehir'e atıyor, Büyükşehir İZBETON'a atıyor, İZBETON başka bir yere atıyor.
İZSU'nun yaptığı çalışmalar kazılar sonrası normalde ellerinde bir tane ne derler, bir ekran olur, tablet deniyor bunların adı; şak şak sisteme girer: "Şu sokakta şu numarada böyle bir çalışma yapılmıştır, buranın asfalt yaması yapılması gerekir veya bordürleri kaldırımları söküldü, bunun ivedilikle vatandaşlarımızın can ve mal güvenliği açısından ivedilikle asfaltlanması veya yamasının yapılması, bordürlerin döşenmesi lazım" gibi konuları da not düşerek ilgili bir üst birime iletmesi gerekmektedir. Peki bugüne kadar bunların hiçbiri oldu mu? Açık ifade ediyorum; nereye başvurduysam, telefon ettiysem veya yüz yüze görüştüysek "başkasının sorumluluğunda" diyor.
Yani dolayısıyla bu videoyu çok uzatmayacağım. Dediğim gibi, rezil bir belediyecilik anlayışı. Ben 42 yıldır bu kentte, bu şehirde yaşıyorum, bu mahallede, bu sokaklarda yaşıyorum; böyle bir rezil belediyecilik anlayışı görmedim.
Sayın Cemil Tugay, bizler -şimdi sadece kendi özelime söylemiyorum bunu- benim tüm mahallelerim öyle: Cennetçeşme, Yurtoğlu, Yüzbaşı Şerafettin, Gazi, Özgür, Umut, Devrim, Salih Omurtak, Bahriye Üçok, Ali Fuat Erdem ve Kâzım Karabekir. Yani diğer işte hani gelişmişlik açısından biraz daha müreffeh olduğunu gördüğümüz, çok hizmete ihtiyaç olmadığını düşündüğümüz tüm mahalle muhtarlıklarımız aynı sıkıntı ve dertlerden muzdaripiz. Şimdi bize çözüm getirmek adına sizlere vatandaşların oyuyla seçildiğiniz ve bizim vergilerimizle yürüttüğünüz bu belediyecilik anlayışını kabul etmediğimizi baştan ifade etmek isterim.
Saygıdeğer komşularım, lütfen yasal, hukuk çerçevesinde haklarınızı aramaktan asla vazgeçmeyin. Eğer bir yere yapmıyorlarsa başta sorumluluğumu aldım, bana bildirin; hiçbir problem yok. Ama bunu ilgili mercilere sadece bunu Büyükşehir iş ve işleyişi içerisinde söylemiyorum.
Bakınız elektrik konusunda aynı problemleri yaşıyoruz, doğalgaz konusunda aynı problemleri yaşıyoruz, elektrik konusunda aynı problemleri yaşıyoruz, telekomünikasyon konusunda aynı problemleri yaşıyoruz. 21. yüzyıldayız, çocuklarımızın eğitim öğretim görme hakları ellerinden alınıyor. Neyle? Artık her şey teknolojik, yani internet. E mahallelerimizde altyapı, port vesaire... Gene kısmen şu iki yıllık periyotta birtakım şeyler atıldı, Telekom'a da ayrıca teşekkür ediyorum yani bize en azından ufak da olsa dokundular. Aradığımızda sağ olsunlar ilgileniyorlar en azından. Eskimiş şu 40 yıllık 50 yıllık tahta direkleri değiştiriyorlar, ellerinden geldiğince saha dolaplarına birtakım müdahalelerle rutin müdahalelerle en azından bir şeyler yapmaya çalışıyorlar.
Ama diğer yönüyle baktığımızda, bakınız 110 tane sokağım var, şunu net ifade edeyim ki her gün sokaklarımın %25'inde aydınlatmalar yanmıyor. Kullanım ömrünü doldurmuş branşman kabloların mevzuata aykırı olduğu, kabin trafoların artık 20.000 abone sayısı veya 5.000 abone sayısı için yapıldığı ama abone sayısının 40.000'e çıktığı, hâlâ kabin trafolarıyla hizmet verilmeye çalışılıyor. Dolayısıyla bu süreç sürdürülebilir değil.
Anayasal haklarımızın olduğu demokratik bir ülkede yaşıyoruz. Hepimiz vergi mükellefiyiz, devletimize vergilerimiz feda olsun ama bunun karşılığında da hizmet beklemek hepimizin hakkı. Özellikle bu kentte sevgili komşularım, videoyu burada sonlandırıyorum. Umarım gerekli merciler gereğini yapar





