Eylül VARDAR/ EGEDESONSÖZ – İzmir’de yakın zamanda çok sayıda tekstil firması yaşadığı ekonomik darboğazı aşamayarak konkordato talep ederken bunları bir kısmı ise iflasla sonuçlandı.

Son olarak, ulusal ve uluslararası markalara erkek takım elbisesi üretimi yapan Sir Hazır Giyim hakkında 3 aylık geçici mühlet kararı verildi. Okul üniforması ve iş kıyafeti üreticisi Ce-Ce Tekstil için ise verilen kesin mühlet ve komiser görevlendirmelerine rağmen konkordato sürecinden olumlu sonuç alınamadı. Bunun üzerine şirket hakkında iflas talebinde bulunuldu.

Türkiye Tekstil, Örme, Giyim ve Deri Sanayii İşçileri Sendikası (TEKSİF) İzmir Şube Başkanı Faruk Aksoy, sektörde art arda yaşanan konkordato başvurularını ve bunun işçilere yansımalarını değerlendirdi.

7-522

Aksoy, sektörde yaşanan sıkıntıların temelinde yakın zamanda yaşanan savaşların ardından hammadde teminindeki sorunların bulunduğunu belirterek, döviz kurundaki artış, hammadde maliyetlerinin yükselmesi, ihracattaki yavaşlama, nakit akışındaki daralma ve işçi ücretlerinin ödenmesinde yaşanan güçlükler nedeniyle birçok firmanın konkordato sürecine girdiğini söyledi.

Sektördeki bu tablonun sadece ekonomik krizle açıklanamayacağını söyleyen Aksoy, “Hepsi ekonomik kriz değil, bazıları da yönetimsel anlamda bir beceriksizlikten kaynaklanıyor. Daha öncesinde önlem alan firmalar şu an yavaş yavaş üretime geçmeye başladı. Yani yabancı firmaların tekrar Türkiye'ye gelmesi sonucu yavaş yavaş bir kıpırdanma var ama öyle beklenen bir kıpırdanma değil tabii.” diye konuştu.

İLK VEDA EDİLENLER EMEKÇİLER
Kriz dönemlerinde ilk bedeli her zaman emekçilerin ödediğini vurgulayan Faruk Aksoy, işverenlerin yasal boşluklardan yararlanarak işçi haklarını göz ardı ettiğini söyledi. Şirketlerin yönetimsel hatalarının faturasının çalışanlara kesildiğini belirten Aksoy, yalnızca 2026 yılında konkordato süreçleri nedeniyle yaklaşık 15 bin tekstil işçisinin istihdamını kaybettiğini tahmin etti.

Çöp sanıp attı, içinde 400 bin TL çıktı... Duyunca başından aşağı kaynar sular döküldü!
Çöp sanıp attı, içinde 400 bin TL çıktı... Duyunca başından aşağı kaynar sular döküldü!
İçeriği Görüntüle

Aksoy, "2026 yılı için konuşuyorum. Sadece konkordato süreçleri nedeniyle yaklaşık 15 bin tekstil işçisinin işini kaybettiğini tahmin ediyorum. Bunun dışında işten çıkarmalar zaten aynı hızla devam ediyor. Artık birçok işveren hukuk ve işçi haklarını dikkate almıyor. İşçileri yalnızca bir maliyet unsuru olarak görüyorlar. İlk fırsatta ya işçileri işten çıkarıyorlar, ya iş yerlerini satıyorlar ya da kendi yönetimsel hatalarının bedelini çalışanlara ödetiyorlar." diye konuştu.

ARTAN İŞSİZLİK ÜCRETLERE YANSIYOR
İşsiz kalan binlerce kişinin günübirlik ve güvencesiz işlerde tutunmaya çalıştığını belirten Aksoy, “Gündelik işlere gidenler var. Kriz sadece tekstilde değil, yaşamın her alanında hissediliyor. 'Tekstilden çıktım, başka bir işe geçeyim' denilecek bir ortam yok. İnsanlar iş arıyor, birçok fabrikanın önünde iş başvuruları birikmiş durumda. Artan işsizlik, ücretlerin düşmesi anlamına geliyor. Serbest bölgelerdeki bazı firmalar da bu durumu fırsata çeviriyor. 'Dışarıda bu ücretlere çalışacak çok işçi var', 'Elimize çok sayıda başvuru geliyor' diyerek işçileri hem işsizlikle korkutuyor hem de ücretleri aşağı çekiyorlar. Böyle bir denklem oluşturuyorlar.” dedi.