EGEDESONSÖZ-İzmir’de göçmenlerin kaldığı Harmandalı Geri Gönderme Merkezi’ni tahta kuruları ve böcekler sardı.
İzmir Barosu, Harmandalı Geri Gönderme Merkezi’nde yaşanan hak ihlallerine karşı basın açıklaması düzenledi.
TAHTA KURUSU VE BÖCEK İSTİLASI
Açıklamayı okuyan İzmir Barosu Göç ve İltica Komisyonu'ndan Sorumlu Yönetim Kurulu Üyesi Av. Dinçer Dikmen, merkezde yaklaşık iki yıldır devam eden tahtakurusu ve böcek istilasının halk sağlığı açısından ciddi risk oluşturduğunu, idari gözetim altındaki kişilerin vücutlarında ağır yaralanmalara neden olan bu sorunun kalıcı biçimde çözülemediğini dile getirdi. Dikmen, İzmir İl Halk Sağlığı Müdürlüğü ile İzmir Tabip Odası'na gerekli denetimlerin yapılması talebiyle başvuruda bulunulacağı açıklandı.

ACİL SAĞLIK MÜDAHALELERİ ENGELLENİYOR
Ayrıca Dikmen, kurum personeli tarafından yapılan ihbarların; yabancıların sağlık hizmetlerine erişiminde ciddi aksaklıklar yaşandığı, hastane sevklerinin geciktirildiği, revir hizmetlerinde ayrımcı uygulamaların bulunduğu, sağlık personeline baskı yapıldığı ve acil sağlık müdahalelerinin dahi engellenmeye çalışıldığı yönündeki iddiaları da vurguladı.
Ayrıca su kesintileri nedeniyle hijyen koşullarının sağlanamadığı, uyuz ve benzeri bulaşıcı hastalıkların yaygınlaştığı, temizlik malzemelerinin yetersiz olduğu ve kapasitenin üzerinde kişi barındırılması nedeniyle yaşam koşullarının ağırlaştığı hususlarını içerdiği ifade edildi.
Açıklamada ayrıca, idari gözetime alternatif tedbirlerin uygulanması gerekirken yabancıların aylarca, bazı durumlarda bir yılı bulan sürelerle geri gönderme merkezinde tutulmaya devam edildiği belirtilerek, bu uygulamanın ölçülülük ilkesine aykırı olduğu vurgulandı.
BAKANLIĞA VE GÖÇ İDARESİNE ÇAĞRI
İzmir Barosu, Göç İdaresi Başkanlığı ve İçişleri Bakanlığı başta olmak üzere ilgili kurumlara çağrıda bulunarak; idari gözetime alternatif yükümlülüklerin öncelikli olarak uygulanmasını, merkezdeki sağlık ve hijyen koşullarının iyileştirilmesini, yeterli sağlık personeli ve tercüman istihdam edilmesini, özel ihtiyaç sahibi kişilerin durumlarının düzenli olarak gözden geçirilmesini ve temel insan haklarına uygun yaşam koşullarının sağlanmasını talep etti.
İzmir Barosu'nun kendisine ulaşan hak ihlallerine ilişkin tutanak ve fotoğraflarla belgelenen iddialara sessiz kalmayacağı, insan onurunun korunması ve hukuk devletinin gereklerinin yerine getirilmesi için sürecin takipçisi olmaya devam edeceği vurgulandı.





