Ali İsmail Korkmaz'ın nasıl katledildiğini izliyoruz günlerdir…
'Halkın polisi', Radikal Gazetesi muhabiri İsmail Saymaz sağ olsun polis+cani işbirliği vahşet açıkça gözler önünde artık ve gerisi tabiî ki de sadece adaletin işi değil… Çocuğunun montunu 38 gün üzerinden çıkarmayarak yoğun bakım kapısında bekleyen Emel Anne için hesap sormak bu halkın da namus borcu!
Ali İsmail Korkmaz'la bir kez daha ölüyoruz günlerdir…
Her yeni görüntüde, Eskişehir Valisi'nin her yeni açıklamasında, günlerce ağzını açmayan, devlet büyüklerinden her lütfeder gibi üzüntü sözcükleri duyuşumuzda Ali İsmail Korkmaz'la bir kez daha ölüyoruz.
Derin acının İzmir fotoğrafı her ilden biraz daha trajik… Burada Emel Anne'nin, Şahap Baba'nın acısını yüreğinde hisseden çok sayıda ana-baba maalesef ve ister-istemez bir de şükür ekliyor gözyaşlarının sonuna…
Çünkü Haziran ayının ilk iki günü onlarca Ali İsmail Korkmaz vardı bu şehrin sokaklarında… İzmir polisi ve hükümete tepkiye kızgın 'vatanseverler' gaz bombaları, tazyikli sular yetmezmiş gibi onlarca genci sopalarla dövdü bu şehrin sokaklarında… Kordon'un çimleri, barların önleri, kapalı otoparklar işkenceye mesken oldu.
Bu dehşetin üzerine oturduk bir de mülki kumpanya izledik. Vali Mustafa Toprak, 'Bunlar polis olamaz, yelekleri yok' dedi, amiri olduğu Emniyet Müdürü Ali Bilkay eli sopalıların polis olduğunu söyledi.
Haziran ayının 7.günü kente bakanlık müfettişleri gelerek incelemelere başladı, bu arada İnsan Hakları Kurulu da hesabı sorulması farz olan olay için savcılığı harekete geçirdi.
İzmir şahit, baronun topladığı sayısız görüntü ve fotoğrafı kanıt ama aradan geçen 2.5 ayda herhangi bir somut adım yok!
Soruşturmanın takipçisi baro avukatlarından alınan bilgilere göre alınan bilgi yok! Çünkü ne savcılık ne de bakanlık cephesinde yeni bir gelişme yok!
'Durun bakalım, belki de birbirlerini dövmüşlerdir' diyen Valileri, yüreği yanan 6 ana-babaya bir başsağlığını çok gören devleti, Ali İsmail Korkmaz'ın katledildiğine bir ay sonra ikna olan bakanları gördükten sonra İzmir'de iki koldan yürüyen soruşturmadan 2.5 sonunda bir şey çıkmasını beklemek, dehşetin faillerinin belirlenmiş olmasını ummak biraz fazla iyimser durabilir tabiî ki…
Ama hatırlatmakta fayda var. İzmir unutmuyor, siz de unutmayın Sayın Toprak, Sayın Bilkay, sayın savcılar ve müfettişler… İzmir unutmuyor ve hala öfkeyle soruyor: Kim bu eli sopalılar?