HABERLER>POLİTİKA
12 Eylül 2021 Pazar - 14:12

CHP’li Beko’dan cumhurbaşkanlığı seçimi yorumu: Artık biz demeliyiz!

CHP İzmir Milletvekili Kani Beko, cumhurbaşkanlığı seçimleri hakkında konuşarak CHP’nin artık ‘ben değil, biz’ demesi gerekliliğine dikkat çekti. Beko, doğru olanın sürecin ittifaklarla ortak bir şekilde yürütülmesi olduğunu belirterek, “Adaylık konusunda artık biz demeliyiz. Neden biz demeliyiz? Çünkü Milli İttifakı diye bir ittifakımız var; CHP’den İYİ Parti’den, Saadet Partisi’nden oluşan” dedi.

CHP’li Beko’dan cumhurbaşkanlığı seçimi yorumu: Artık biz demeliyiz!

EGEDESONSÖZ- Cumhuriyet Halk Partisi İzmir Milletvekili Kani Beko, SONSÖZTV’de Gazeteci Fatih Yapar’ın programına konuk olarak, gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

9 Eylül etkinliklerinde karşılaştıkları coşkulu ruhu aktaran Beko, “Aynı tarih Cumhuriyet Halk Partisi’nin de kuruluş yıl dönümüydü. Mustafa Kemal Atatürk’ten bugüne kadar emeği geçen herkese teşekkür ederim. CHP dik duran, dik bakan bir parti. Son Genel Başkanımız Kemal Kılıçdaroğlu da çok özverili çalışıyor. Kurtuluş Savaşı’ndan bu yana bu partide emek veren tüm örgütüme teşekkür ediyorum. Artık partimizi iktidarda görmek istiyoruz” dedi.

Beko, CHP ve Millet İttifakı meclis üyesi olarak halkın sorunlarına ilişkin TBMM’ye birçok soru önergesi verdiklerini, meclis kürsüsünde bu sorunlara ilişkin önemli değerlendirmelerde bulunduklarını ancak iktidarın elindeki medya kanallarının bu ifadeleri yayınlamadığını söyledi. Beko, “Halkın sorunlarıyla ilgili çok soru önergesi veriyor, kürsüden konuşuyoruz ama havuz medyası bunları yazmadığı için derdimizi bir türlü anlatamıyoruz. Cesur kanallar aracılığıyla ses olmaya çalışıyoruz. Cumhuriyet Halk Partisi olarak Türkiye’nin her yerine gideceğiz ve sorunları yerinde tespit edeceğiz dedik. Ben de Hakkari’ye, Van’a, Zonguldak’a gittim bu çalışmalar doğrultusunda. Buralarda vatandaşlardan çok olumlu mesajlar aldık bize dönük olarak” diye konuştu.

128 MİLYAR DOLARLA NE YAPILABİRDİ?
Meclise sundukları soru önergelerine yanıt alamadıklarını aktaran Beko, “128 milyar dolar nerede dediğimizde cevap alamadık, bu para az bir para değil. Bu parayı bize vermiş olsaydı; tüm öğrencilerimize rahatlıkla kalabilecekleri yurtlar yapardık ve tarikat yurtlarına girmezdi öğrencilerimiz. Burs verir ve birikmiş KYK bursu borçlarını kapatırdık. 1 milyon 300 bin esnafın faiziyle borcunu sıfırlayabilirdik. Zor durumdaki çiftçilerin borçlarını kapatabilirdik. Yoksul vatandaşın elektrik, su, doğalgaz faturalarını ödeyebilirdik. 50 milyona 3. doz aşısını yapardık, EBA’ya girmesi gereken ama parası olmayan 4 milyona yakın çocuğa bilgisayar ve tablet alabilirdik. Ama bu para kayıp. Merkez Bankası’nın rezervleri yok edildi. Merkez Bankası bir para çıkışı yapacaksa bunu ihaleyle yapılması gerekiyor. 128 milyar doları alanların listesi ilan edilmeliydi. Biz de soruyoruz bu parayı kimler aldı? Damat Bey geldi elinde çantayla, parayı aldı ve gitti. Bir milletvekili soru önergesi verdiğinde normal şartlarda 15 gün içinde cevap alması gerekir, hiç değilse 1 ay sonunda. İki yıl bile bekleyen soru önergemiz var, yanıt alınamayan. 10 milyon dolar alan siyasetçi kim diye sorduk. Sedat Peker’den almış bu parayı o siyasetçi. Mafya liderinden bir siyasetçi 10 milyon dolar alıyorsa ve soru önergesi veriliyorsa; açık bir şekilde bunun açıklanması lazım. Türkiye’de 600 yakın milletvekili var, herkes töhmet altında. Biz değiliz. Bizden kimse Sedat Peker’le birlikte olmaz. Sedat Peker gibi bir insan bizim dünyamızda yok, geçmişte kimlerin ilişkisi olduğu ortada zaten. Türkiye’de 80 milyon insanı rahatlatmak adına bu sorular yanıt bulmalıydı” ifadelerini kullandı.

YAKALANAN UYUŞTURUCULAR NEREDE?
Ülke genelinde yakalanan uyuşturucuların imha işlemlerinin kapalı kapılar ardında gerçekleştiğini söyleyen Beko, “İstanbul’da 5 binden fazla şoförün uyuşturucu testi pozitif çıktı. Mersin Limanı’nda geçtiğimiz günlerde tonlarca kokain yakalandı; geçmiş dönemde uyuşturucu yakalandığında yakılıyordu, kamuoyu ile paylaşılıyordu. Şimdi bunlar yakalanıyor ve nereye gittiği belli değil. Soruyorsun cevabını alamıyorsunuz. 7 ton 763 kilogram kokainden bahsediyoruz. 5 bin den fazla şoförün testi pozitif çıkmış. Böyle bir durum varsa, bu eroinin nereye gittiğinin söylenmesi gerekir” dedi.

KAYBOLAN SİLAHLARA NE OLDU?
15 Temmuz 2016’daki darbe girişiminden sonra Ankara’da 106 bin 740 silahın kaybolmasına ilişkin konuşan Beko, “Afganlar akın akın geliyor, hepsi asker kıyafetli. Bu kadar silahla ordu kurulur. Ben bu silahlar onlara verilir demiyorum… Birleşmemesi için bana göre neden yok. Biz Suriye ve Irak işgaline yönelik defalarca miting yaptık ve karşı geldik. Suriye’de yönetimin değişebilmesi için Türkiye, muhalifleri destekledi. ÖSO radikal İslamcılardan oluşuyor ve Türkiye yardım etti onlara. Bu silahların nereye gideceği belli değil. Bunlar hassas konular. Bizler ise bu konularda verdiğimiz soru önergelerine cevap alamıyoruz” diye konuştu.

FRENİ PATLAMIŞ TIR GİBİ BİR İKTİDAR VAR
Basında yer alan İzmir’in Konak İlçesi Mersinpınar semtinde “ İsmailağa Cemaati’ne bağlı olduğu belirtilen Sıla Vakfı üyeleri sokaklarda silahla gezip, kendilerini dinlemeyenleri tehdit ediyor” iddialarına yönelik açıklamalarda bulunan Beko, “Böyle bir şeyin var olduğu belli, internet bu konuyla patladı. Beni yüzlerce insan aradı o bölgeden. İnsanlar görmemiş olsa beni aramaz. Bu silahları nereden buldular, sordum emniyete, valiliğe sormaz olur muyum? Soru önergesi hazırladım. Emniyet, savcılık araştırma yapsın ve açıklama yapsınlar. İstanbul’da da bunu çok gördüm. Türkiye’de freni patlamış TIR gibi bir iktidar var, ne zaman nereye çarpacağı belli değil. Kalkıp olan şeylerin açık net bir şekilde ifade edilmesi gerekiyor. 128 milyar doları Tunç Soyer’e verseniz yeniden İzmir yaratır. Bunlar çok önemli ve ciddi şeyler” dedi.

CUMHURBAŞKANLIĞI ADAYLIĞI İÇİN BİZ DEMELİYİZ
Beko, Millet İttifakı’nın seçim çağrıları ve adaylık sürecinde geçen isimlerle ilgili konuşarak, “Adaylık konusunda artık biz demeliyiz. Neden biz demeliyiz? Çünkü Milli İttifakı diye bir ittifakımız var; CHP’den İYİ Parti’den, Saadet Partisi’nden oluşan. Daha sonra kaç parti katılır ben de bilmiyorum… Benim buradaki görüşüm; mevcut siyasal iktidara karşı toplumsal muhalefetin içerisine demokrasi mücadelesi verenlerle yan yana, omuz omuza, birlikte hareket etmek lazım. Burada gerçekten halkın nabzını iyi tutmalıyız. Cumhurbaşkanlığı yapabilecek deneyim, tecrübe, birikim sahibi olan mutlaka bir arkadaşımızı veya bir partimizin genel başkanını aday olarak göstermek gerekir. Bana kalırsa; ben CHP’liyim, Genel Başkanımız Kemal Kılıçdaroğlu’nun cumhurbaşkanı olmasını isterim, kendisine bu görevi yakıştırıyorum ama ben demektense biz demeyi artık bizim bilmemiz gerekiyor. CHP tek başına bir partinin olmadığını ve parti ile beraber hareket eden yol arkadaşlarımızın da hesap ederek buna göre adımlarımızı atmalıyız” dedi.

MİLLET İTTİFAKI BİRLİKTE HAREKET EDECEK
CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu’nun “Ben diyen taraf olarak lanse edildiği” iddialarına yönelik ise Beko, “Kemal Bey ben demez. Böyle bir ifade varsa ben doğru bulmuyorum. Bizim partide ben olmaz, biz olmalıyız. Çünkü belki de parti genel başkanlarından bir cumhurbaşkanı adayı olmayabilir, bütün mesele ittifak. Oturacağız CHP, İYİ Parti ve yandaşlarımızla ortak, birlikte hareket edeceğiz. CHP’lilerin gönlünden geçen kim? Mutlaka Genel Başkanları’nın olması, Kemal Kılıçdaroğlu’nun olmasını istiyorlar. Mesela İYİ Partililere sorsak, Akşener’in olmasını ister bu doğal haklarıdır” şeklinde konuştu.

HAVUZ MEDYASI GERÇEKLERİ VERMİYOR!
“Artık ülkenin bu saraydan kurtulması lazım, bu saray burada durduğu sürece ülkemizin geleceğimiz olmaz” ifadelerini kullanan Beko, Türkiye’nin büyüme oranları üzerinden vatandaşın durmunu değerlendirdi. Beko,  “Geçen hafta bir açıklama yaptılar,  yüzde 21.7 oranında büyümüşüz... TUİK’in rakamları bana göre doğru değil. Neden doğru değil? Madem yüzde 21.7 büyüdüysek, peki Türkiye’de 500 milyon öğrenmen ataması neden yapılmadı, bu insanların intihar etti 100’e yakını... Mustafa Kemal’in güzel bir sözü var; ‘Gelecek gençlerin, gençlerse öğretmenlerin eseridir’ öğretmenler bizim için kıymetli ve önemlidir. Öğretmenlerimiz hala atama bekliyor. 500 bin atama gerekirken 15 bin atama hiçbir derde çare olmaz. Sayıştaş raporlarında 200 bine yakın bir açık var. Pandemi koşulları 2 yıldan beri can alıyor; 620 bin sağlık emekçisi görev bekliyor. Bize görev verin diyor. Bu sağlık işçilerinin içinde profesörler var, hemşireler, doçentler var… 2020 yılında 15 bin engelli açığı vardı, şimdi belki de 20 bine ulaşmıştır. 2020-21 yılında bu kadar büyüdüysek niye bu arkadaşlarımızın ataması yapılmıyor? 10 milyona yakın engelli kardeşimiz var. En son yapılan kamu çalışanı zammı var. 3 milyon kişi olarak görülüyor ama emeklilerle birlikte 6.5 milyon kişi; aileleriyle birlikte 20 milyona yakın insanımız, insan olmaktan kaynaklanan temel ihtiyaçlarını giderebilecek bir maaş talebinde bulundular. Alabildiler mi? Hayır. Cumhurbaşkanı seçimlerinde Erdoğan, ‘Kesinlikle 3600 ek göstergeyi vereceğiz’ dedi. Vermediler. Kamu çalışanlarının 600 seyyanen talepleri vardı, niye vermediler? Bugün siyaset ve grev hakkı yok kamu çalışanlarının. Bunu da vermediler. Verdikleri bir şey yok. Ne verdiler? 2022 yılı ilk yarısında yüzde 5 artı enflasyon, ikinci 6 ay yüzde 7 artı enflasyon, 2023’te yüzde 8 artı enflasyon… Tepki çok oldu ama havuz medya vermediği için halk bir haber. İzmir’de yer yerinden oynadı” dedi.

TÜRKİYE’DE 5 MİLYON EMEKLİ İKİNCİ İŞTE ÇALIŞIYOR!
Pazar enflasyonu yüzde 40 dedim, tepki aldım yüzde 50’yi geçti diye. Şimdi yüzde 5,6,7 diye zam verildi kamu çalışanlarına. Ben sürekli pazara giderdim; emekli kardeşlerimiz İstanbul’da pazar artıklarını topluyorlardı. Ankara’da da gördüm, İzmir’de Gültepe’de gördüm. Hava kararınca emekliler pazar artığı topluyor. 15 milyon emekli var, 5 milyon emekli ikinci işte çalışıyor; pazarlarda, inşaatlarda bekçilik yapıyor, otoparklarda çalışıyorlar; onurlu yaşayabilmek için. En büyük ayıbı AKP yaptı. 5551 yasayı değiştirdiler ve emekli maaşını asgari ücretin altına çektiler. Kılıçdaroğlu’nun baskısıyla emeklilere 2 bayram ikramiyesi vermek zorunda kaldılar” dedi.

5 MİLYON EYT’Lİ MAĞDUR!
Emeklilikte yaşa takılanların (EYT) yaşadıkların zorluklardan bahseden Beko, “EYT’lilerin sayısı 5 milyona yakın, yazık oluyor o insanlara... Meclis’te bir hazırlık var ama EYT’li arkadaşlarımız iş istiyor, yaşlı olduğu için işe alınmıyor; SGK gençsin maaş veremem diyor. Bu insanlar çok zor günler yaşıyor. Suriye’den gelen misafirlere 50 milyar dolar verdik diyorlar, EYT’li arkadaşların 2020 yılında maaşı verilmiş olsaydı toplam tutar 10 milyar lira olacaktı. Erdoğan ‘750 milyar EYT’lilere veremem’ dedi. Şoke oldum. Bu para Türkiye’nin bütçesi, EYT’lilerle görüştüm, 2020 yılında EYT’liler maaş alsaydı 10 milyar olacağını öğrendim. Suriyeli misafirlere veriyorsunuz ama bu insanlar alın teri olan, bizim insanlarımızdı. Bir an önce bu arkadaşlarımızın talebi TBMM’den geçmemeli. Bunlar çözemezse biz 2023 yılında bu arkadaşlarımızın tamamını emekli yapacağız” diye konuştu.

SİGORTA VEREREK SGK’YI KURTARABİLİRLER
Belediyeler tarafından kayıt altına alınma talepleri olan Seyyar Satıcılar Derneği’ni ziyaret ettiğini aktaran Beko, “Bana bir dosya verdiler, genel başkanımız bu arkadaşların ne istediklerini çok iyi biliyor, Tunç Soyer de öyle… Büfelerin olmadığı, sabit bir yerde kalmak istiyorlar. Kayıt altına alınalım vergimizi, sigortamızı verelim diyorlar. Bakkal olmayan, market olmayan yerlerde olmalar için çok akıllı ve mantıklı bir şey. Sigorta vererek belki de SGK’yı kurtaracaklar, SGK batmak üzere. Talepleri bence karşılanmalı. Talimat verince yerine getirmek gerekiyor bu sebeple yasal düzenleme yapılmalı” dedi.

KENTSEL DÖNÜŞÜMÜ BELEDİYELER TEK BAŞINA YAPAMAZ
İzmir’deki kentsel dönüşüm çalışmalarının hız kazanması gerekliliğini vurgulayan Beko, bir rant olacaksa eğer bunun halkın yararına olması gerekliliğine değinerek, “30 Ekim depremi sonrası AFAD’ın etrafında bir araya geldik, aslında biz uyumlu bir çalışma gider diye düşünüyorduk öyle olmadı. Kentsel dönüşümü de belediyeler tek başına yapamaz, bakanlıkların mutlaka içinde olması, devletin bütçe ayırması lazım. CHP’li belediyeleri dışarıda tutarak bir şeyler yapmak istiyorlar İzmir’de. Halkın taleplerini karşılamadıkları için de sıkıntı çıkıyor. Bu iş koordineli yapılırsa, eğer AKP kendine rant düşünmüyorsa bir sıkıntı çıkmaz diye düşünüyorum. Bir rant olacaksa halkın olmalı” diye konuştu.

AK PARTİ CHP’Lİ BELEDİYELERE BASKI YAPIYOR!
9 Eylül’de Basmane’den Cumhuriyet Meydanı’na diğer partilerden ayrımsız yürüdüklerini ve bayrağı Cumhur İttifakı’na bıraktıklarını ifade eden Beko, kendilerinin özverili davranışlarına rağmen hükümetten destek göremediklerini söyledi. Beko,  CHP’li belediyelere bir baskı olduğunu açıklayarak “Baktığımızda CHP’li belediyelere bütçeden yüzde 10’a yakın katkı payı ayırmışlar, AKP’lilere yüzde 90. İstanbul’da belediye halka ucuz ekmek vermek için büfe açtı, iktidar kapatmaya çalıştı. Halk ayağa kalktı ‘Halk ekmeği istiyoruz, açız’ dediklerinde mecbur kaldılar, geri açtılar. Bu böyle olmamalı. Bazı şeyler ortak olması gerekir ama AKP, CHP’li belediyelere karşı her konuda baskı yapıyor. Dün İmamoğlu, İstanbul’da yapılan metro yarışlarını ifade etti. İmamoğlu taşın altına elini koyacak, Ulaştırma Bakanlığı’da. Kanal İstanbul projesine İmamoğlu’yu çağırmıyorlar... Pandemiden bu yana Türk Tabipler Birliği, Türkiye’nin göz bebeği ama bilim kurulu içerisinde yok dedim… Koronavirüs ölümlerini Türk Tabipler Birliği farklı, Bakanlık farklı söylüyor. Böyle olunca dünya da halk da güvenmiyor. Türkiye’nin verilerine güven kalmadı. Hekimlerimiz güvenmiyor biz nasıl güveneceğiz?” diye sordu.

KİM BATIRDI? KILIÇDAROĞLU MU ERDOĞAN MI?
Beko, Sosyal Güvenlik Kurumu’nun son dönemde çok ciddi sorunlar yaşadığını, ciddi boyutlarda açıklar verdiğini belirterek, “Son günlerde durum biraz kritik. SGK 10 kattan daha fazla açık verdi AKP döneminde. 2020 yılında 67 milyon 500 bin açıkla kapattı. 249 milyar bütçeden para aktarıldı. Kemal Kılıçdaroğlu genel müdürken 2 milyar 341 milyon açık vermişti, Erdoğan ise asılsız suçlamalar yapmıştı. Şimdiki tabloda kim batırdı? Kılıçdaroğlu mu Erdoğan mı? Bugün 21 milyar açık var ve resmi verilere göre 8.4 milyon kayıt dışı çalışan var. Kayıt dışı yüzde 40’ları bulmuş bana verilen bilgiye göre birçok ilde usulsüzlük tespit edilmiş, müfettişler el koymuş, yöneticiler el çektirilmiş. Bu gidişle önümüzdeki dönemde emekliler maaş alamazlar. Milyonlarca işçi emeklisi bin 500 lira maaş alıyor. 2 buçuk milyona yakın üniversite mezunu, askerlik yapmış gelmiş pazarlık yapıyor patronla; ‘Ben asgari ücretle geçinemem primi ödeme bana ver ben 65 yaşına kadar yaşayamam zaten’ diyor” açıklamalarında bulundu.

YENİ MESLEK LİSELERİ AÇILMALI
Sanayicilerin “Ara eleman bulamıyoruz, meslek lisesinden yetişmiş eleman bulamıyoruz” açıklamalarına kendi karşılaştığı bir durumu örnek göstererek tepkisini gösteren Beko, şu sözleri söyledi:

“Ayda bir kez İnciraltı’nda benimle görüşmek isteyenlerle görüşüyorum,  geçenlerde bir aile geldi Ardahanlı. Kızları su ürünleri mühendisi, benim de çok sevdiğim bir okul arkadaşım vardı, arkadaşımı aradım ‘Yahu bu kızımız çok yetenekli bir insan, ekonomik olarak işe ihtiyaçları da var ben size göndereyim, onu bir işe alırsanız sevinirim’ dedim. Bana dedi ki arkadaşım; ‘Kani Ağabey, ben seni kıramam, bugüne kadar kırmadım ama biz patron talimatıyla sadece Afgan ve Suriyeli çalıştırıyoruz’ dedi. ‘Niye’ dedim, ‘Onların sigortasını vermiyoruz, vergi de vermiyoruz, 1-2 bin lira maaş veriyoruz zaten servisle gelip servisle gidiyorlar. Maalesef bizim insanlarımızı alamıyoruz. Ben de üzülüyorum ama patronun talimatı bu’ dedi.  4 artı 4 artı 4 eğitim sistemi ortaya atıldığında Milli Eğitim Bakanlığı’nın önünde yürüyüş yaptık, ‘yanlış yapıyorsunuz’  dedik. Belirli bir puandan sonra imam hatip liseleri… Ben imam hatipler kapatılsın demiyorum, onlar da olsun mutlaka olmalı yani. Tamamını siz imam hatiplere gönderirseniz yanlış yaparsınız. İmam hatiplere göndereceğinize meslek liselerine gönderilmeli. Yeni meslek liselerinin açılması bana göre önemli ve acil.

İMAM HATİP LİSELERİ TEKRAR MASAYA YATIRILMALI
Bize yakın çok arkadaşımız, iş verenler aynı talebi dile getiriyor. Danışma kurullarında, Türkiye İşverenler Sendikaları Konfederasyonu’ndan dinledim bunları. TOBB’den, TÜSİAD’dan dinledim bunları. Meslek liseleri açılacağı yerde imam hatipleri çoğalttılar. Bugüne geldiğimizde sanayideki başkan arkadaşlarımız haklı piyasada –ben de arıyorum bazı işsiz arkadaşlarımıza iş imkanı bulabilmek için, bana da söyledikleri şey ‘Kani Başkan motorcu varsa, kaportacı varsa, marangoz varsa gönder- ara eleman yok. Gerçekten Türkiye’de meslek sıkıntısı var. İmam hatip liseleri tekrar masaya yatırılmalı. Üniversiteyi bitirmiş arkadaşlarımızı iş bulmaları için götürüyoruz, CV’lerine bakıp ‘sizin CV’niz çok yüksek’ diyorlar. Ara eleman lazım.”

KEŞKE O KÖY-KENTLERE YATIRIM YAPMIŞ OLSAYDIK
Pazardaki pahalılığın çok acı olduğunu ve alınan asgari ücret ve emekli maaşlarıyla geçim sağlamanın mümkün olmadığını söyleyen Beko, öncelikle çiftçilere sitem ettiğini sonrasında da onları anladığını aktardı. Çiftçilere gerekli desteğin verilmediğini aktaran Beko, “Biz köyleri dolaşırken bazı köylerdeki çiftçi arkadaşlarıma sitem ettim; ‘Niye bu kadar pazar yerlerindeki halk şikayetçi? Bize dönüyorlar şikayetçi olduklarını söylüyorlar’ dedim. Ben de Kemalpaşa pazarına gittim. Şoke oldum. Domates, biber, karpuz, kavun bir şeyler almak istedim eve gelirken, gerçekten çok pahalı! Bu kadar pahalı olduğunu ben de bilemiyordum! Son günlerde olay uçmuş. Aldık ama yarısını aldık. Asgari ücretli arkadaşlarımızı düşündük bin 500 lira maaş alan emeklileri düşündüm ‘Eyvah’ dedim ya.  Bin 500 lira maaş aldın, evin kirasını verdin; elektrik, su parası… Pazar parası bulamazsınız, mümkün değil. Durum gerçekten kötü. Ben de biraz sitem ettim, ya dedim niye bunlar bu kadar pahalı? Çiftçi arkadaşımız; ‘Kani Ağabey sen öyle diyorsun ama bak; tohum ithal, gübre ithal, elektrik pahalı, su konusunda DSİ’den destek alamıyoruz. Mazot dolara endekslenmiş. Bu koşullarda tarım yapmak kesinlikle mümkün değil’ dedi. Bülent Ecevit’in bir sözü var, ‘Toprak işleyenin, su kullananın olması gerekir.’ Ecevit, o dönemde köy-kentlerden bahsetmişti, keşke o köy-kentlere yatırım yapmış olsaydık…

KENDİ ÇİFTÇİMİZ DURURKEN DİĞER ÜLKELERİN ÇİFTÇİSİNİ ZENGİN ETTİK
Küçük bir araştırma yaptım; çiftçi ve köylülerin 110 milyar bankada borçları var. 15 milyar tarım kredi kooperatiflerine borçları var. Toplamı 125 milyar. 125 milyar çiftçilerin ve köylülerin borçları varken, bakıyoruz; anayasanın ilgili maddesi derki: ‘GSMG’in en az yüzde 1’i çiftçiye verilir.’ Araştırdım, 2006 yılından bu yana çiftçiye, köylüye para vermemişler. 200 milyara yakın alacakları var çiftçi ve köylünün. Rusya’dan arpa, mısır; Ukrayna’dan pirinç, Çin’den ayçiçeği; Moldova’dan soya; Brezilya’dan pamuk; Amerika’dan mercimek; Kanada’dan nohut. Kendi çiftçimiz dururken bu ülkelerinkini zengin ettik. 650 milyar doları betona gömmüşüz. Yanlış politikaya bak. Bu parayı çiftçi ve köylüye yatırmış olsaydınız önce çiftçiler daha sonra memleket bana göre kurtulurdu. Bunlar ülkemizin kanayan yaraları. Bu konunun geri dönüşü yok. Her gün betonlaşmayla, güzelim topraklarımızı, verimli yerlerimizi kaybediyoruz. Bir an önce bunun önlemi alınmalı” dedi.

 
İzmir'de gümrük kaçağı oyuncak operasyonu
 
Duygu ebe bebeğini göremedi... Virüse yenildi!
YORUMLAR
Toplam 1 yorum var, 1 adet görüntüleniyor. Onay bekleyen yorum yok.

Küfür, hakaret içeren; dil, din, ırk ayrımı yapan; yasalara aykırı ifade ve beyanda bulunan ve tamamı büyük harflerle yazılan yorumlar yayınlanmayacaktır.
Neleri kabul ediyorum: IP adresimin kaydedileceğini, adli makamlarca istenmesi durumunda ip adresimin yetkililerle paylaşılacağını, yazılan yorumların sorumluluğunun tarafıma ait olduğunu, yazımın, yetkililerce, fikrim sorulmaksızın yayından kaldırılabileceğini bu siteye girdiğim andan itibaren kabul etmiş sayılırım.
 
özgür 12 Eylül 2021 Pazar 15:49

bu baskı muhabbetinden sıkıldım. baskıyı zaten birçoğumuz yaşıyoruz. sizin sorumluluğunuz zaten üzerimizdeki baskıyı hafifletmek. baskı altındayız deyip alternatif çözümler üretemeyecekseniz boşaltın o zaman oturduğunuz koltukları biraz umut olsun başkaları gelsin.

Yorumu oyla      4      3  
FACEBOOK YORUM
Yorumlarınızı Facebook hesabınız üzerinden yapın hemen onaylansın...
KATEGORİDEKİ DİĞER HABERLER
CHP'li Kılıç'tan bakanlığa tren kazası sorusu
CHP İzmir Milletvekili ve TBMM Başkanlık Divanı Katip Üyesi Av. Sevda ...
AK Parti İzmir’den Tire çıkarması... O yol için top Büyükşehir'de!
AK Parti İzmir’in saha çalışmaları hız kesmeden devam ederken, İl Başkanı ...
Erdoğan, 81 ilden gelen gençlerle buluştu
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Kahramanmaraş Yedi Güzel Adam Müzesi’nde ...
 
Erdoğan'dan AKM ve Rami Kışlası'na ziyaret
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan Taksim'deki AKM inşaatını, ardından ...
CHP liderinden Kocaoğlu'na sürpriz ziyaret!
CHP Genel Başkanı ve İzmir Milletvekili Kemal Kılıçdaroğlu, geçmiş dönem ...
AK Parti ve CHP arasında 'Çeşme' polemiği!
AK Parti İzmir Milletvekili Ceyda Bölünmez Çankırı’nın Çeşme’deki Cumhuriyet ...
 
MHP Genel Başkanı Bahçeli sert konuştu
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımlarda ...
Edoğan: Hedeflerimize adım adım yaklaşıyoruz
MÜSİAD'ın 26. Olağan Genel Kurulu'nda konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, "2023 ...
Kılıçdaroğlu, partilileri Çeşme'den uyardı: Sokaktı, yürüyüştü falan sakın!
Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, ESİAD 35. Yüksek ...
 
Tayfun MARO
Tayfun MARO
Tüketim cehenneminde gündelik hayat
Cumhur BULUT
Cumhur BULUT
Maymunlar Cehennemi ve Cujo
Mehmet KARABEL
Mehmet KARABEL
Ölüm fermanı neden şimdi?
Prof. Dr. Mustafa KAYMAKÇI
Prof. Dr. Mustafa KAYMAKÇI
Köylüler tarımı bırakmaya başlayınca neler oldu?
Nedim ATİLLA
Nedim ATİLLA
İzmirli bir hukuk kahramanı: Bekir Behlül
Rifat ÖZER
Rifat ÖZER
Düzen
İhsan Özbelge ÖZDURAN
İhsan Özbelge ÖZDURAN
Ülkeme adalet diliyorum, gönüllere vefa!
Ümit YALDIZ
Ümit YALDIZ
İmamoğlu’nun suskunluğu!
Engin ÖNEN
Engin ÖNEN
‘Paranın içinden geçmişler...’
Dr. Hakan Tartan
Dr. Hakan Tartan
Can dostlar tartışması!
ÇOK OKUNANLAR
ÇOK YORUMLANANLAR
FACEBOOK'TA EGE'DE SON SÖZ
GAZETE EGE'DE SONSÖZ
KünyeKünye İletişimİletişim FacebookFacebook TwitterTwitter Google+Google+ RSSRSS Sitene EkleSitene Ekle Günün HaberleriGünün Haberleri
Maxiva