EGEDESONSÖZ – Aydın’ın Germencik ilçesinde planlanan jeotermal kaynak arama sondajı için verilen “Çevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED) Gerekli Değildir” kararı yargıdan döndü. Aydın 2. İdare Mahkemesi, proje tanıtım dosyasında ciddi eksiklikler ve teknik hatalar bulunduğunu belirleyerek Aydın Valiliği tarafından verilen ÇED muafiyeti kararını iptal etti. Mahkeme, projenin çevresel etkilerinin yeterince değerlendirilmediği ve dosyada yer alan bilgilerin proje sahasını doğru şekilde yansıtmadığı sonucuna vardı.

VALİLİK ÇED MUAFİYETİ VERMİŞTİ
Aydın Valiliği, Germencik ilçesi Çamköy Mahallesi’nde, 142 ada 41 parselde MAREN Maraş Elektrik Üretim Sanayi ve Ticaret A.Ş. tarafından yapılması planlanan “Jeotermal Kaynak Arama Sondajı HB-34 Kuyusu” projesi için 7 Mayıs 2025 tarihinde “Çevresel Etki Değerlendirmesi Gerekli Değildir” kararı verdi. ÇED Yönetmeliği’nin seçme-eleme kriterleri kapsamında verilen bu kararla, proje için kapsamlı bir ÇED raporu hazırlanmasına gerek olmadığı değerlendirilmişti.

Ancak söz konusu karar, Germencik Ziraat Odası Başkanlığı ile bölge sakini Gürkan Bacaksız tarafından yargıya taşındı. Davacılar, Germencik’te halihazırda çok sayıda jeotermal enerji santrali ve sondaj kuyusu bulunduğunu, bu faaliyetlerin bölgenin havası, suyu ve tarım alanları üzerinde olumsuz etkiler yarattığını belirtti. Yeni açılacak sondaj kuyusunun özellikle tarım alanları ve zeytinliklere yakınlığı nedeniyle çevresel risk oluşturacağı ve kümülatif etkilerin değerlendirilmediği ileri sürüldü.

VALİLİK VE ŞİRKET: PROJE ARAMA NİTELİĞİNDE
Davalı idare ve projeyi gerçekleştirecek şirket ise savunmalarında projenin bir enerji üretim tesisi değil, yalnızca jeotermal kaynak arama sondajı olduğunu vurguladı. Sondaj faaliyetinde çevreye akışkan deşarjı veya gaz salınımı olmayacağı, tüm süreçlerin ilgili kurumların denetimi altında yürütüleceği ve mevzuata uygun hareket edildiği belirtildi.

Şirket ayrıca proje tanıtım dosyasındaki koordinat bilgilerinde sehven bir yazım hatası olduğunu, ancak kuyunun planlanan parsel içinde açıldığını ve çevresel değerlendirmelerin doğru saha için yapıldığını savundu.

MAHKEME KEŞİF YAPTI, BİLİRKİŞİ RAPORU HAZIRLANDI
Mahkeme, uyuşmazlığın teknik niteliği nedeniyle bölgede keşif yapılmasına karar verdi. Ziraat mühendisi, çevre mühendisi, jeoloji ve jeofizik mühendisleri ile biyologdan oluşan bilirkişi heyeti, saha incelemesi gerçekleştirdi ve kapsamlı bir rapor hazırladı.

Bilirkişi raporunda proje tanıtım dosyasına ilişkin önemli eksiklikler tespit edildi. Raporda özellikle flora ve fauna değerlendirmelerinin eksik olduğu, proje sahasında bulunan bitki türleri ve ekosisteme ilişkin verilerin yetersiz kaldığı belirtildi. Bu durumun, projenin çevresel etkilerinin sağlıklı şekilde değerlendirilmesini engellediği ifade edildi.

Jeoloji ve hidrojeoloji incelemesinde ise proje tanıtım dosyasında verilen koordinatların sahadaki gerçek konumla örtüşmediği tespit edildi. Bilirkişi heyeti, dosyada belirtilen koordinat ile sahadaki kuyu arasında yaklaşık 3 kilometreye yakın fark bulunduğunu belirledi. Bu durumun, projenin yanlış veya eksik bilgilerle değerlendirildiğini ortaya koyduğu vurgulandı.

TARIM VE ZEYTİNLİK ALAN VURGUSU
Ziraat mühendisliği değerlendirmesinde, proje sahasının incir bahçesi niteliğinde bir tarım arazisi olduğu ve bitişiğinde zeytinlik bulunduğu belirtildi. Bu durumun, zeytinlik alanların korunmasını düzenleyen mevzuat açısından önemli olduğu ifade edildi. Raporda, Germencik bölgesinin yoğun jeotermal faaliyetlerin bulunduğu bir alan olduğu, yeni sondajların bölgedeki ekolojik denge ve tarımsal üretim üzerinde ek baskı oluşturabileceği kaydedildi.

Muğla'daki denetimlerde 35 kişi tutuklandı!
Muğla'daki denetimlerde 35 kişi tutuklandı!
İçeriği Görüntüle

Ayrıca proje tanıtım dosyasında yer alan bazı kurum görüşlerinin, dava konusu HB-34 kuyusu yerine başka bir kuyuya ait olduğu ve bu durumun idari değerlendirme sürecinde eksiklik oluşturduğu belirtildi.

DEPREM RİSKİ VE TEKNİK BELİRSİZLİKLER DE TESPİT EDİLDİ
Jeofizik incelemesinde ise proje alanının aktif fay hatlarına yakın olduğu ve deprem riski taşıdığı tespit edildi. Özellikle İncirliova Fay Hattı’na yaklaşık 2 kilometre mesafede bulunan proje sahasında gerekli teknik önlemlerin alınmasının önemine dikkat çekildi.

Bilirkişi heyeti, mevcut proje tanıtım dosyasının bu riskleri yeterince değerlendirmediği ve bazı teknik belirsizlikler içerdiği sonucuna ulaştı.

MAHKEME: PROJE TANITIM DOSYASI EKSİK VE YETERSİZ
Mahkeme, bilirkişi raporunu ve dosyadaki diğer belgeleri birlikte değerlendirerek önemli bir sonuca vardı. Kararda, proje tanıtım dosyasının eksik ve yetersiz olduğu, proje koordinatlarının hatalı verildiği ve çevresel etkilerin tam olarak değerlendirilmediği belirtildi.

Mahkeme ayrıca proje alanında proje tanıtım dosyasında belirtilenden daha fazla bitki türü ve endemik tür bulunduğunu, bu türlerin korunmasına yönelik yeterli tedbirlerin açıklanmadığını kaydetti.

Kararda şu değerlendirmeye yer verildi:

“Proje Tanıtım Dosyasının farklı koordinatlara ilişkin bilgilere yer verilerek hazırlandığı, bu nedenle eksik, yetersiz ve sahanın özelliklerini tam olarak yansıtır nitelikte olmadığı anlaşılmıştır. Bu eksiklikler dikkate alındığında, eksik inceleme ve değerlendirmeye dayalı olarak verilen ‘ÇED Gerekli Değildir’ kararında hukuka uygunluk bulunmamaktadır.”

VALİLİĞİN KARARI İPTAL EDİLDİ
Mahkeme, tüm bu gerekçelerle Aydın Valiliği tarafından verilen 7 Mayıs 2025 tarihli “ÇED Gerekli Değildir” kararının iptaline hükmetti.

Kararla birlikte, söz konusu jeotermal sondaj projesinin mevcut haliyle ÇED muafiyetinden yararlanamayacağı ortaya konuldu.

Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde Danıştay nezdinde temyiz yolu açık bulunuyor.