Ozan EKİZ / EGEDESONSÖZ – İzmir Esnaf ve Sanatkârlar Odaları Birliği (İESOB), İzmir’de faaliyet gösteren 28 şoför odası ile birlikte basın toplantısı gerçekleştirdi. İESOB Başkanı Yalçın Ata başkanlığında gerçekleştirilen basın toplantısında ‘korsan taşımacılık’ konusu gündeme geldi.

Dün Martı TAG Kurucusu Oğuz Alper Öktem tarafından UKOME’ye verilen 48 bin dilekçe, basın toplantısının ana gündem maddesi oldu.

ATA: YETKİ YOKSA DÜZENLEME DE YOKTUR
Ata, sözlerine şu ifadelerle başladı:

“Bu mesele bir ulaşım ihtiyacı ya da yeni bir planlama tercihi meselesi değildir. Bu mesele, yetki ve mevzuat meselesidir. Türkiye'de otomobil ile yolcu taşımacılığının nasıl yapılacağı; hangi araçlarla, hangi izinlerle ve hangi idari şartlar altında gerçekleştirileceği, yürürlükteki mevzuatta açık ve ayrıntılı biçimde düzenlenmiştir. Bu alan, idare ve kurulların takdir yetkisiyle genişletebileceği ya da yeni bir taşıma modeli yaratabileceği bir alan değildir.

Hukukun temel ilkesi son derece açıktır. İdare, ancak kanunun kendisine verdiği yetkiyi kullanabilir. Yetki yoksa düzenleme de yoktur. UKOME’nin görevi, mevcut mevzuat çerçevesinde şehir içi ulaşımı planlamak, koordine etmek ve uygulamaktır. İzmir UKOME, kurulduğu günden bu yana çalışmalarını yürürlükteki yasal düzenlemelere bağlı kalarak sürdürmüştür. Bu çerçevede, mevzuatta açık bir karşılığı bulunmayan bir yolcu taşıma modelinin, yönetmelik yoluyla düzenlenmesi veya resmî bir nitelik kazandırılması söz konusu değildir. Mevzuatta yeri olmayan bir yolcu taşımacılığı faaliyetine ilişkin olarak UKOME tarafından bir yönetmelik düzenlenmesi hukuken mümkün değildir. Mevzuatta yer almayan bir taşıma faaliyeti için düzenleme yapılması, idarenin yetki sınırlarıyla bağdaşmamaktadır.”

Whatsapp Image 2026 01 15 At 10.23.47

‘MEVZUATA AYKIRI FAALİYET SAHADA FİİLEN YÜRÜTÜLÜYOR’
Ata, sözlerinin devamında şunları söyledi:

“Bugün karşı karşıya olduğumuz tablo şudur: Mevzuata aykırı bir faaliyet sahada fiilen yürütülmüş, ardından bu faaliyetin devamını sağlamak amacıyla idari bir düzenleme talep edilmiştir. Oysa hukukun işleyişi bunun tam tersidir. Önce kural konur, sonra faaliyet başlar. Önce faaliyet yapılıp sonradan buna uygun kural talep edilmesi, idare hukuku açısından kabul edilemez.

Nitekim söz konusu faaliyet, Emniyet birimleri tarafından sahada yapılan denetimlerde mevzuata aykırı yolcu taşımacılığı kapsamında değerlendirilmekte ve bu nedenle cezai işlemler uygulanmaktadır. Bu uygulamalar, kamu düzeninin korunması ve yolcu güvenliğinin sağlanması açısından son derece yerindedir. Burada esas amaç, yönetmelik çıkarılması yoluyla bu denetimleri etkisiz hâle getirerek, başka bir ifadeyle Emniyet’in görev yapmasını dolaylı biçimde engellemeye çalışmaktır.”

UKOME’YE ÇAĞRI: MEVZUATA GÖRE HAREKET EDECEKTİR
Ata, UKOME’ye çağrıda bulunarak şu ifadeleri kullandı:

“Bugün gelinen noktada, mevzuata aykırı olduğu tespit edilen bir faaliyetin, yönetmelik çıkarılması yoluyla hukuki kılıfa sokulmak istendiği görülmektedir. Hiçbir idari kurul, hukuka aykırı bir faaliyeti sonradan hukuka uygun hâle getirmek amacıyla kullanılamaz. Bu talebin, şehir içi ulaşımda ortaya çıkmış zorunlu bir ihtiyaçtan değil, bir ticari platformun kendi iş modeline uygun hukuki alan yaratma isteğinden kaynaklandığı da açıktır.

Benzer bir girişim daha önce İstanbul’da gündeme gelmiş, ancak hukuken mümkün bulunmadığı için kabul görmemiştir. Aynı hukuki gerçekler İzmir için de geçerlidir. İzmir UKOME, mevcut mevzuata göre hareket ederek karar verecektir. İzmir’de şehir içi yolcu taşımacılığı; ESHOT, İZTAŞIT, İZDENİZ, raylı sistemler, taksi, minibüs, otobüs ve servis taşımacılığı üzerinden, tarifeli, planlı ve denetimli bir yapı içerisinde zaten yürütülmektedir.”

‘UKOME’NİN MÜSAADE ETMEYECEĞİNE İNANCIM TAM’
Ata, açıklamasını şu sözlerle tamamladı:

“İzmir Esnaf ve Sanatkârlar Odaları Birliği olarak buradan açık bir çağrıda bulunuyoruz: Şehrimizin ulaşım sistemi, yürürlükteki mevzuat çerçevesinde korunmaktadır. Mevzuatta yeri olmayan faaliyetlerin, yönetmelik yoluyla yasal gibi gösterilmesine UKOME’nin müsaade etmeyeceğine olan inancımız tamdır. Bu mesele yalnızca bir meslek grubunun meselesi değildir. Bu mesele, şehir içi ulaşımın adil, güvenli ve denetlenebilir biçimde yürütülmesi meselesidir.”

ÖZKAN: UYGULAMADAN ÇIKMANIZ GEREKİYOR, YOKSA TELAFİSİ MÜMKÜN DEĞİL
İzmir Şoförler Odası Başkanı Erkan Özkan ise şunları söyledi:

Aile Bakanlığı’ndan 3 bin kişilik personel alımı: Sonuçlar açıklandı!
Aile Bakanlığı’ndan 3 bin kişilik personel alımı: Sonuçlar açıklandı!
İçeriği Görüntüle

“Emek hırsızlığı yapan bir şahıs, taşeron olarak İzmir’e girmiş ve İzmir’i karıştırma içine girmiştir. Ancak geldiği ilin mücadele içinde olduğunun farkında değildir. Esnafımızın emeğini çalmaya çalışan kişilere karşı duruyoruz. İzmirlilere seslenmek istiyorum: Bu taşımacılık biçimi korsan taşımacılıktır. Yetkililer tarafından görüldüğünde ceza uygulanmaktadır; bu da kanunsuz olduğunun kanıtıdır.

Korsan taşımacılık yapan ve kullanan kardeşlerimizi uyarmak istiyorum. Devlet kurumlarımıza buradan suç duyurusunda bulunuyorum. İlgili zat 48 bin imza teslim etti. Bu imzalar belediyeden istenerek, kullananlar ve taşımacılık yapanlar için re’sen ve geriye dönük olarak cezalandırılmaları amacıyla suç duyurusunda bulunuyorum. Bu paylaşımla seyahat eden vatandaşlarımızın mağdur olmaması için uygulamanın dışına çıkmaları gerekiyor; aksi hâlde telafisi mümkün olmayan zararlarla karşılaşacaklardır. Bu suç duyurumuzun ilgili mercilerce dikkate alınmasını bekliyoruz.”

Özkan ayrıca, korsan taşımacılıkla ilgili bir yasa teklifi hazırlanması gerektiğinin altını çizdi.

‘MARTI TAG SÜRÜCÜLERİ BELEDİYE ÇALIŞANLARI VE ASTSUBAYLAR’
Son olarak Ulaşımdan Sorumlu Esnaf Birlik Başkan Vekili Necdet Heppekcan şu ifadeleri kullandı:

“Martı TAG’ın sürücüleri genellikle belediyede çalışanlar, askeriyede görev yapan astsubaylar ve fabrikalarda çalışan kişilerden oluşmaktadır. Dijital kayıtlar üzerinden tespit edilen bu kişilerin, mutlaka çalıştıkları kurumlarla ilişiklerinin kesilmesini istiyoruz.”