Berivan KAYA/EGEDESONSÖZ- İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu, İzmir programı kapsamında İl Başkanlığı’nı ziyaret etti. İl Başkanlığında gündeme ilişkin açıklamalarda bulunan Dervişoğlu’na, İzmir Milletvekili Hüsmen Kırkpınar, İYİ Parti İzmir İl Başkanı Ülkü Doğan eşlik etti.

ÜRETEN DEĞİL BORÇLA AYAKTA ÇALIŞAN BİR ÜLKE!
İzmir programını anlatarak başlayan Müsavat Dervişoğlu, “Bugün programımıza başladık. Köklü bir sanayi kuruluşunu ziyaret ettik. Orada işveren ve işçilerle bir araya geldik. Yarın esnaf ziyareti yapıp, oradan da Ödemiş’e gidip çiftçiyi tarlasında ziyaret edeceğim. Akşam da Göztepe maçını izlemek üzere stada gideceğim. 10 Mayıs Pazar günü Zübeyde Hanım’ın anıt mezar ziyaretini yaptıktan sonra Karşıyaka’da esnaf ziyareti yapacağız. 36 ilde ziyaretler gerçekleştiriyoruz. Sahanın gündemi farklı. Biz İYİ Parti olarak Türkiye’nin gerçek gündemini kamuoyunun dikkatine sunmaya çaba sarf ediyoruz. Hâlâ yapay gündemlerle uğraşıldığına şahit oluyoruz. İşsizlik problemi ile karşı karşıyayız. İstihdam her geçen gün azalıyor. Fabrikalar kapanıyor. Türkiye bugün üreten değil borçla ayakta kalmaya çalışan bir ülkeye döndü. Maaşlar her geçen gün eriyor, gençler umutsuzluk sarmalına sürükleniyor. Eskiden yatırım için kredi alınırdı, bugün ise ay sonunu getirmek için alınıyor. Millet icra kapısında gerçekleri yaşıyor” dedi.

AK Partili Kırkpınar’dan Tugay’a kredi ve vergi yanıtı: Kafasına göre uyduruyor!
AK Partili Kırkpınar’dan Tugay’a kredi ve vergi yanıtı: Kafasına göre uyduruyor!
İçeriği Görüntüle

GENÇLER EVLENEMİYOR
Gençlerin yaşadıkları sorunları anlatan Dervişoğlu, “Gençler evlenemiyorlar. Evlilik yaşı yükseldi. Nüfus çoğalma oranı düşüyor. Konut fiyatları hayatı kilitledi. Kreş maliyetleri aileleri eziyor. Bugün mesele aile kurma meselesi. Evlenmek için dahi krediye ihtiyaç duyulan bir düzen normal değil. Gençler iyi eğitim almalarına rağmen kendi geleceklerini yurtdışında arıyor. Kreş masrafı asgari ücretin yarısını aştı. İYİ Parti gençlerin umut yeşerttiği bir Türkiye’nin hayalini kuruyor. Türkiye’de sadece ekonomik kriz değil, geçim, adalet, yönetim krizi eş zamanlı olarak yaşanıyor. Gençler diplomalarıyla işsizliğe mahkum ediliyor. Emekçi vergiler yüzünden gelirini kaybediyor” ifadelerine yer verdi.

TARLAYI BOŞ BIRAKAN ÇİFTÇİ DEĞİL EKONOMİ YÖNETİMİ
Üretimin azaldığına dikkat çeken İYİ Partili Dervişoğlu, “Tarım son derece kötü durumda. Üretim azaldı ve kırsalda hayat yok olma tehlikesi ile karşı karşıya. Gübre ve maliyet artışıyla köyler boşalıyor. Tarım arazileri de madenciliğe açılıyor. Tarlayı boş bırakan çiftçi değil, ekonomi yönetimidir. Köylünün toprağına sahip çıkmayan devlet gıda güvenliğini de koruyamayacak hale gelecek. İYİ Parti’nin hedefi kendi kendine yeten Türkiye’dir. Vergi adaletsizliği ve vergi dilimlerindeki yanlışlar yüzünden emekçiler eziliyor. Bu mevcut sistemden hem işçi hem de işveren memnun değil. Bu ülkede maaş artıyor gibi gözüküyor ama cebe girmeden vergi dilimlerindeki yanlış uygulamalarla geri alınıyor. Vergi sistemi adalet üretmiyor, çalışanı cezalandırıyor. İYİ Parti adil bir vergi sisteminin inşa edilmesinden yana politikalar geliştirmeye çalışıyor” dedi.

MİLLETİN İRADESİ SARAYDA BELİRLENEMEZ
Yeni anayasa tartışmalarına dikkat çeken Dervişoğlu, “Her alanda olduğu gibi rejimde de ciddi krizler yaşanıyor. Yeni anayasa tartışmaları yetkiyi merkezileştirme amacı taşıyor. Muhalefet üzerinde şantaj mekanizmasıyla baskı oluşturuluyor. Yargı siyasetin aracı haline getirilmeye çalışılıyor. Türkiye’nin sorunu anayasa eksikliği değil, adalet eksikliğidir. Devlet milletin devleti olmalı. Rakibini yargı ile, şantaj ile, kaset ile susturmaya çalışan anlayış demokrasi değildir. Büyük sorunlarla karşı karşıyayız, bu sorunun çözümü siyasette aranmalı. Tek adamlığa dönen rejim vatandaşın siyasete olan güvenini de sarsıyor. Millet iradesi sandıkta belirlenmeli. Sarayda belirlenen iradeye dönüştürürseniz demokrasi tartışma konusu olur. Bazı devletlerin büyükelçiliklerinin Türkiye’ye sistem önermesi de bundan kaynaklanıyor. Biz güçlü liderliğin değil, güçlü hukuk sistemi isteyenlerin partisi olmaya devam edeceğiz. Kamu kaynaklarının yandaşlara peşkeş çekildiği eleştirisi var. Millet kemer sıkarken bir avuç ayrıcalıklı kesim zenginleştiriliyor. İYİ Parti olarak milletin kaynağını millete harcayan bir devlet mekanizması inşa edilmesi gerekiyor. Türkiye’nin ihtiyacı ayrıcalık değil adalettir. Ülke bir yandan hukuk krizi yaşıyor. Adaletin tartışılır hale gelmesi toplumda tüm meseleleri tartışılır hale getiriyor. Milletin gerçek gündemi yapay gündemlerin arasında yok edilmeye çalışılıyor. Yanlış politikalar millet vicdanında derin rahatsızlıklar oluşturmaya devam ediyor. Bu pazarlıklara kurban edilmeyecek kadar önemli bir ülkeyiz” diye konuştu.

YARIN EKONOMİ İÇİN DE AYNI ADAMIN KAPISINA GİDERSİNİZ!
Terörsüz Türkiye sürecine yönelik açıklamalarda bulunan Dervişoğlu, “Çözüm süreci ile ilgili en başından beri eleştirilerimi paylaşıyorum. Terör örgütü ile müzakere oluştuğuna dair kanaat var. Öcalan denen caninin statüye dayalı rol arayışı içinde olmasına vatandaşlarımız tepki gösteriyor. En başından beri söyledim, milliyetçi reflekslerle değil Türkiye için atılması gereken doğru adımlara işaret ediyoruz. Cumhuriyet ve milli birlik hassasiyetinin korunması gerekiyor. Türk milletinin geleceği terörist başının taleplerine göre şekillendirilemez. Hukuk sistemini yok sayarak, adaleti kökünden aşındırarak atılan adımlara karşı tavrımız belli. Ağırlaştırılmış müebbet hapis hükümlüsüne statü vermek isteyen bir devlet anlayışı olamaz. Bunun yasal çerçeveye ihtiyaç duyduğunu da söylüyorlar. Yasal çerçeve aranıyorsa bugün yapılan iş ve işlemler yasa dışı. Yapılan tüm eylemlerin ve söylemlerin yasal dayanağı yok. Şimdi onlara yasal dayanak aranıyor. Türkiye illegal bir sürecin içine sokulmuş, şimdi de çıkış yolu aranıyor. İYİ Parti olarak sonuna kadar direneceğiz. Yarın ekonomi için de aynı adamın kapısına gidilme durumu olabilir. Atılan adımın devlet aklıyla atılmış adım olduğu iddiasında bulunamaz. Ben Müsavat Dervişoğlu olarak gerçekleri milletimizle paylaşacağım” diye konuştu.

SEÇİME İHTİYAÇ VAR AMA ÇOĞUNLUK YOK!
Erken seçime ihtiyaç olduğunu dile getiren Müsavat Dervişoğlu, “Türkiye’nin şu an seçime ihtiyacı var. Ancak seçim kararı için nitelikli çoğunluğa ihtiyaç var. Bizim 30 vekilimiz var. CHP ile birleşsek bile erken seçimi mümkün kılmıyor. Muhalefet yapabileceği şeyleri talep etmeli. Aksi takdirde vatandaşa yapamayacağınız şeyleri söylerseniz muhalefete olan güven zedelenir. Bazı söylemler iktidar sahiplerinin iştahını kabartıyor. Ülke gündemine kademeli olarak farklı skandallar taşıma ihtimalleri oluyor. Doğru adım atıldığı zaman siyasetin üzerine şantaj yüklemesi yapma ihtimalleri söz konusu olabiliyor. Bazı transferleri ve yaşanan hadiseleri, soruşturmaları bu kapsamda değerlendirmek mecburiyetindeyiz” dedi.

MUTLAK BUTLAN YORUMU
Mutlak butlan davasına ilişkin açıklamalarda bulunan Dervişoğlu, “CHP için mutlak butlan kararı konuşuluyor ama kamuoyunda butlan yazıldı deniyor. Kararın yazılması için talimat beklendiği söyleniyor. Bir siyasi karar bekleniyorsa o ülkede adalet bitmiştir. Biz İYİ Parti olarak yaşanan süreçleri doğru okuyarak yol haritası çizmeye gayret sarf ediyoruz” diye konuştu.

ESNAFLARIN RAPORLARI SON DERECE ÖNEMLİ
Esnaf Odası seçimine yönelik açıklamalarda bulunan Dervişoğlu, “Esnaf odalarına çok defa biz de gittik. O toplantılara katıldık. Ben de esnaf genel kuruluna katılmayı arzu ederdim ama erteleyemeyeceğim bir program vardı. Hem esnaf odalarımız hem ticaret odalarımız ülkenin sorunlarıyla ilgili çözüme yönelik ciddi raporlar oluşturuyorlar. O oluşturulan raporlar rafta kalıyor. Ülkenin ciddi bir enflasyonu var. O raporların hepsi son derece kıymetli. STK’ların hazırladığı raporları parti programı oluşturulmasında son derece dikkatle inceliyor ve önemsiyoruz” diye konuştu.

İZMİR İKTİDARIN İŞTAHINI KABARTIYOR!
İzmir’in sorunlarına dikkat çeken Dervişoğlu, “Çeşme Projesi yeni bir proje değil. İzmir’in son derece trafik, altyapı problemi var. Türkiye’de yaşanan her sorun İzmir’de misliyle hissediliyor. İzmir’de iktidarın iştahını kabartan rant alanları var. Büyük sorunlar var ve bunların çözümü siyaset mekanizmasının içinde aranmalı. Siyasi partilerin vatandaşın gözünde itibar kaybettiğini görüyorum. Siyasete, adalete, medyaya güvenilmiyor. Biz bu ülkeyi el birliği ile kurtarmak zorundayız” dedi.