Buse AÇIKALIN/EGEDESONSÖZ- Ege Deri ve Deri Mamülleri İhracatçıları Birliği Başkanı Halil Gündoğdu tarafından basın toplantısı düzenlendi.

Toplantıda, kurban derilerinin ekonomiye kazandırılması ve deri sektöründeki güncel gelişmeler ele alındı.

Whatsapp Image 2026 05 20 At 10.53.53

“ÇOK DAHA İYİ YERLERE GİDECEĞİMİZE EMİNİZ”
Sektöre dair umutlarını koruduklarını belirten Başkan Halil Gündoğdu, “Bizim her zaman için umudumuz var. Çok daha iyi yerlere gideceğimize eminiz ama ciddi sıkıntılar var bunlara çözüm arayışındayız. Daha fazla tanıtıma ihtiyacımız var. Üretim kapasitemiz çok büyük olmasa da yine de yeterli” şeklinde konuştu.

THY'den 19 Mayıs'a özel yurt içi bilet kampanyası
THY'den 19 Mayıs'a özel yurt içi bilet kampanyası
İçeriği Görüntüle

“AMAÇ KÜMELENME OLUŞTURMAK”
Organize sanayi bölgesi projesini hayata geçirmek istediklerinden bahseden Gündoğdu, “Organize sanayi bölgesi projemizde amacımız kümelenme oluşturmak. Sektörün sorunlarının böylelikle daha hızlı çözüleceğini düşünüyoruz. Mamul üreten üreticileri bir araya toplanmayı düşünüyoruz. Valilik’ten, Büyükşehir’e, bakanlıklara kadar birçok girişim oldu. Bunu bırakmayacağız” dedi.

“DIŞA BAĞIMLILIK OLSUN İSTEMEYİZ”
Hammadde de rekabet konusunda büyük sıkıntılar yaşandığını ifade eden Gündoğdu, “Ciddi anlamda ihracatta fiyat sorunu yaşıyoruz. Sadece işçilik maliyetleri ve TL giderlerinin artışı değil hammadde ile ilgili sorunlar da yaşıyoruz. Bütün hammaddenin Türkiye’de üretilmesini isteriz. Dışa bağımlılık olsun istemeyiz. Biz o ürünü aldığımızda rekabeti yapamıyorsak bunu sorgulamamız gerekiyor. Hammaddede siz eşit şartlarda yola çıkamıyorsanız tabii ki zorlanırsınız” dedi.

“SADECE 31 FİRMA İHRACAT YAPTI”
“İhracatın tabana yayılması bizim için en önemli konu” şeklinde konuşan Gündoğdu, konuşmasına şöyle devam etti:

“Deri ürünlerinde ihracatın yüzde 65’i yapılmış ama 350 aktif firmanın içinde sadece 31 tane firma ihracat yapmış. Tüm ihracatçı firmaları ziyaret edeceğiz. İhracatı tabana yaymak istiyoruz bu bizim için makro bir sorun”

“DÖVİZ DÖNÜŞÜM DESTEĞİ PRİMİNİN YÜZDE 10 ORANINDA OLMASINI BEKLİYORUZ”
Enflasyonla ilgili sıkıntıların devam ettiğini belirten Gündoğdu, “Fiyat veremiyoruz, firmalar verdiği fiyatta para kazanmıyor. Firma para kazanamıyorsa bu sürdürülebilir bir ticaret değil. Dövizin enflasyona göre ya da TL giderlerine göre artışın olmadığını herkes biliyor. Enflasyonla ilgili ciddi sıkıntılar devam ediyor. Bakanlıkla görüştük, ihracatçı için döviz dönüşüm desteği priminin 1 yıl süreyle uzatılmasını ve yüzde 3 oranının yüzde 10 oranında olması talebinde bulunduk” ifadelerini kullandı.

“BİR TÜRLÜ ÇÖZÜM BULAMIYORUZ”
Kurban derileri ile ilgili konuşan Gündoğdu, “Kurban derileri büyük bir sorun, bir türlü çözümü bulamıyoruz. Yılda 5 milyon büyükbaş hayvan kesiliyor bunun 1 milyonu 2 günde kesiliyor. Bunları muhafaza etmek, doğru şekilde ekonomiye kazandırmak kolay değil. Korunması çok zor bir iş değil, iri diş değdiğimiz tuzlama ve bir zarf şeklinde kapatma ile koruma altına alıyoruz büyükbaş için. Küçükbaşta çok alım talebi olmadığı için deri büyük miktarda çöpe gidiyor” ifadelerini kullandı.

“HAK SAHİPLERİ HİBE EDEBİLİR YA DA SATABİLİR”
Derilerin toplanması ile ilgili yaşanan sıkıntıları anlatan Gündoğdu, “Toplama ile ilgili sıkıntı da var. Önceden derileri Türk Hava Kurumu topluyordu. Şimdi toplayan bir kurum yok ama hak sahipleri istediği kişiye hibe edebilir ya da satabilir. Büyükbaş işlendikten sonra bizim sektörde ana hammadde olarak kullanılıyor. Küçükbaş deri giyimde kullanılıyor ama pek toplanamıyor. Büyükbaşta cilt istediğimiz gibi olmasa da çözüm var. Jelatin saniyeye aktarılıyor. Ve ürün kullanılabiliyor” dedi.

“BÜYÜKBAŞTA KALİTE SORUNUMUZ VAR”
Büyükbaş hayvanların Güney Amerika’dan ithal edilmesi sebebiyle büyük bir kalite sorunu yaşandığını öne süren Gündoğdu, “Büyükbaşta kalite sorunumuz var, kendi ırkımızdan hayvanımız yok artık. Biz hayvanı Güney Amerika’dan ithal ediyoruz. Hayvancılık sektörü, Güney Amerika’da Türkiye’ye göre çok daha farklı. Orada büyük bir alan bırakılıyor ve dronlarla takip ediliyor. Bir sorun varsa ona göre müdahale ediliyor. Orada cilt kalitesi çok kötü. Damga da büyük bir sorun, hayvanlar ateşle damgalanıyor. Oradan gelen deriyi kullanırken üzerine ya baskı yapıyoruz ya da üzerini kaplıyoruz. Bunlar hep maliyet. A kalite ürün yok bir miktar C kalite var geri kalan kullanılmayacak durumda. Türkiye’de helal jelatin yapan nadir ülkelerden biriyiz” şeklinde konuştu.

“İHRACAT, TÜRKİYE ORTALAMASININ İKİ KATI SEVİYESİNDE”
Ayakkabı sektörüne dair değerlendirmelerde bulunan yönetim kurulu üyesi Nagihan Bozkurt “Ege Bölgesi’nde deri ve deri mamullerinin ihracatı adına, 6 birlik içerisinde yüzde 65 gibi yüksek bir paya sahibiz. Kilogram ihracat değerinde de öncü rol üstleniyoruz. Ayakkabı özelinde bakıldığında ise Ege’de kilogram başına 3,77 dolarlık bir ihracat değerimiz var. Bu da Türkiye ortalamasının iki katı seviyesinde. Bu tablo, bölgemizin kaliteli ve katma değerli ürün ürettiğinin önemli bir göstergesi aslında” şeklinde konuştu.

“ROTAMIZI REFAH SEVİYESİ YÜKSEK ÜLKELERE ÇEVİRMEK İSTİYORUZ”
Pazar çeşitliliğinin artırılması gerektiğini belirten Bozkurt, “Bu nedenle rotamızı refah seviyesi daha yüksek ülkelere çevirmek istiyoruz. Yeni dönemde İskandinav ülkeleri, Amerika ve Kanada gibi şu anda çok yüksek ihracat gerçekleştiremediğimiz pazarlara odaklanıyoruz. Pazar çeşitliliğimizi artırmamız gerekiyor. Çünkü Avrupa genelinde de bir daralma söz konusu. Özellikle İskandinav ülkeleri Türkiye’den doğrudan çok fazla ürün almıyor. Ancak bizim oralara gidip kendimizi, ayakkabımızı ve ürünlerimizi tanıtmamız gerekiyor. Bu konuda çeşitli çalışmalar yürütülüyor. Deri ve deri mamulleri sektöründe ayakkabı sektörü aslında ihracatın yüzde 70’ini kapsıyor. Ancak biz bu ihracat başarısını çok daha yukarı taşımayı hedefliyoruz” dedi.