Ekonomik ve Sosyal Konseyin 2001 yılında kurulduğunu, 2010 yılında Anayasa’ya girerek düzenli toplanması zorunlu bir kurum haline geldiğini hatırlatan Türeli, Konseyin 5 Şubat 2009 tarihinden bu yana tek bir kez bile toplanmadığını vurguladı. Bunun Anayasa’ya ve kamu yararına açıkça aykırı olduğunu ifade etti.
Türkiye’nin Cumhuriyet tarihinin en ağır ekonomik krizlerinden birini yaşadığını belirten Türeli, “Gelir dağılımı daha önce hiç olmadığı kadar bozulmuştur. Vatandaş evine ekmek götüremiyor. İşçi, memur, emekli, çiftçi ve esnaf geçim mücadelesi veriyor. Çalışanlar açlık sınırının altında ücretlere mahkûm edilirken, yeni istihdam yaratılmadığı için işsizlik derinleşmektedir” diye konuştu.
Ekonomi yönetiminin aldığı önlemlerin sonuç vermediğini ifade eden Türeli, bunun temel nedeninin sorunların kaynağına inilmemesi olduğunu söyledi. “Her şeyi ben bilirim anlayışıyla hareket eden bir yönetim, toplumun sesini duymak istemiyor. Oysa çözüm, üreticinin ve çalışanın aynı masa etrafında buluşmasından geçer” dedi.
Anayasa Mahkemesinin Ekonomik ve Sosyal Konsey ile ilgili iki ayrı iptal kararı verdiğini ve 2025 yılı içinde yeni bir yasal düzenleme yapıldığını hatırlatan Türeli, buna rağmen Konseyin hâlâ işletilmediğine dikkat çekti. Türeli “AYM’nin iki ayrı iptal kararı üzerine 2025 yılı içinde yeni bir kanuni düzenleme yapılmasına rağmen yeni düzenlemede sosyal taraflar unutulup yine her türlü yetki, üyelerin kimler olacağından, çalışma usul ve esaslarının belirlenmesine kadar Cumhurbaşkanına bırakılıyor. Bu konseyin kuruluş amacına aykırı” dedi.
Türeli açıklamasını şu sözlerle tamamladı:
“Ekonomik istikrarın sağlanması, kaynak tahsisinde etkinlik, verimlilik, rekabet gücünün artırılması, yoksullukla mücadele ve gelir dağılımında adalet ancak katılımcı mekanizmalarla mümkündür. Ekonomik ve Sosyal Konsey; uzlaşma, diyalog ve ortak çözüm üretme zemini olarak yeniden işlevsel hale getirilmeli ve derhal toplanmalıdır.”




