Ozan EKİZ-Berivan KAYA/EGEDESONSÖZ- CHP İzmir İl Başkanı Çağatay Güç, Meslek Fabrikası’nın Vakıflar’a devredilmesi ve olaylı tahliye sürecine karşı gerçekleştirilen mitingde konuştu.
CHP İzmir İl Başkanı Çağatay Güç açıklamasında şunları söyledi:
“Büyük Usta Nazım Hikmet ne diyordu? ‘Yaşamak bir ağaç gibi tek ve hür ve bir orman gibi kardeşçesine…’ İşte bugün biz o sözün anlam bulduğu yerdeyiz. Biz bugün o hasretin meydanındayız. 3 gündür buradayız. 3 gündür sadece bir binayı değil, bir hakkı, bir umudu, bir geleceği savunuyoruz. Burası sadece bir bina değil. Burası işsiz gencin umudu. Burası eve ekmek götüren annenin yolu. Hayatı yeniden kurmak isteyenlerin kapısı. Bugün buradayız, çünkü o umut kapısına çöktüler. Halkın emeğine çöktüler. Halkın geleceğine çöktüler. Meslek Fabrikası İzmir halkınındır. Bu mesele sadece İzmir’in değil, Türkiye’nin meselesidir. Bugün burada yaşanan sadece bir idari işlem değildir. Bugün burada yaşanan hukukun yok sayılmasıdır. Adaletin askıya alınmasıdır. Halkın iradesinin hiçe sayılmasıdır. Mahkeme sonucunu beklemeden, hukuki süreci tamamlamadan bir kamu kurumumun etrafı polis eliyle, demir parmaklıklarla çevrilerek bir el koyma girişimi ile karşı karşıyayız. Bu nasıl bir anlayıştır? Bu nasıl bir devlet aklıdır? Devlet dediğin hukuka uyar. Devlet dediğin sabreder, adaletle hareket eder. Burada ne görüyoruz? Gücü hukukun önüne koyan bir anlayış. Halkın iradesini tanımayan bir yaklaşım, bu ne demektir? Bu ben yaptım oldu demektir. Bu hukuku beklemem demektir. Bu güç bende istediğimi yaparım demektir. Buradan açıkça söylüyoruz, bu ülke keyfiliğe teslim olmayacak, bu millet hukuksuzluğa boyun eğmeyecek.
Mülkiyet hakkı anayasal bir haktır. Bu hakkın idari işlemlerle tartışılır hale getirilmesi sadece bir kurumun değil, hepimizin geleceğini tehdit eder. Bugün Meslek Fabrikası, yarın senin tapun. Bugün bu bina, yarın senin evin. İşte biz buna karşıyız. Bu yüzden buradayız. Biz biliyoruz ki kamu gücü halka karşı değil, halk için yapılır. Devlet vatandaşıyla kavga etmez. Devlet vatandaşının yanında olur. Bugün halka hizmet eden bir belediyeye karşı baskı, halkın faydalandığı bir kuruma müdahale, gençlerin, kadınların, emekçinin umudunu yok etmeyi görüyoruz. Meslek Fabrikası sadece bir eğitim alanı değildir. Burası gençlerin meslek öğrendiği, kadıların ayakta durmayı öğrendiği, işsizlerin umut bulduğu bir merkezdir. Sanayiciye ara eleman, esnafa çalışan yetiştiriliyor. Burada girişimci gençlere yol açılıyor. Yani sizin eğitimde yapamadığınızı yapıyoruz. Ekonomik krizin bu kadar derin olduğu bir dönemde tek aklınıza gelen bu mudur? Bu akıl mıdır, vicdan mıdır? Siz ne yaptığını bilmeyen merkezi bir hükümetsiniz. Halkın yanında olmayan, halk için çözüm üretmeyen, ülkeyi yönetemeyen bir iktidarsınız. Siz toplumu umutsuzluğa, mutsuzluğa, çaresizliğe terk ettiniz. Bizim derdimiz umudunu kaybetmiş gençlerdir, her geçen gün mutsuzlaşan kadınlardır, açlığa mahkum edilmiş emeklilerdir, bizim derdimiz geçinemeyen ailelerdir. Bizim derdimiz halktır, bu memleketin insanlardır.
GETİRİN SANDIKLARI, BU MİLLET BIKTI SİZDEN!
Halk için iyi olan ne varsa tahammül edemediler. Zeytinlerimize, ormanlarımıza çöküyorlar. Emeklinin yaşam hakkına, asgari ücretlinin alın terine, gençlerin geleceğine çöküyorlar. Şimdi İzmir’in umuduna çöküyorlar. Unuttukları bir şey var. Bu millet sabreder, bu millet bekler, bu millet susar. Ama iradesine dokunulursa ayağa kalkar. İşte o irade bugün burada. O irade İzmir’de. İzmir korkunun bittiği, umutların yeniden doğduğu yerdir. İzmir ilk kurşunun şehridir. O kurşunu sıkan Hasan Tahsin bizim mertliğimizdir, bizim mücadelemizdir, dik duruşumuzdur. O kaderi çizen Mustafa Kemal Atatürk’ün evlatlarıyız biz.
Bugün memleketin hali ortadadır. 24 yılın sonunda millet büyümedi, dert büyüdü. Refah artmadı, yoksulluk arttı. Güç paylaşılmadı, tek elde toplandı. Bu bir tesadüf değil, tercihtir. Cumhuriyetin kazanımlarını sattılar. Bu ülkenin geleceğini sattılar, halkın emeğini değersizleştirdiler. Şimdi halkın umut kurduğu yere el uzatıyorlar. Başaramazlar. Bizi ayrıştıramazlar. Umudumuzu yok edemezler. İnancımızı kıramazlar, kıramadılar, kıramayacaklar. Çünkü biz ayrıştıran değil birleştireniz. Korkuya karşı cesaretiz. Sessizliğe karşı hakikatiz. İzmir halkı ile inatlaşmayın. İzmir halkını cezalandırmayın. Bu şehir boyun eğmez. Getirin sandıkları, bu millet bıktı sizden. Bizler halkın iktidarını kuracağız.




