Berivan KAYA/EGEDESONSÖZ- CHP İzmir İl Başkanı Çağatay Güç, basın mensupları ile bir araya geldi. Nefes Restoran'da yapılan toplantıya çok sayıda basın mensubu katıldı.
Başkan Güç, açılış konuşmasında AK Parti iktidarını hedef aldı.
AKP'NİN OYLARI YÜZDE 20'LERDE!
CHP İzmir İl Başkanı Çağatay Güç, “Hem ülke adına hem toplum adına zor bir süreçten geçiyoruz. Ekonomik krizden geçiyoruz. Bu krizin yıllardır sürmesi nedeniyle herkesin mutsuz olduğu bir ülke olduk. Siyasette bazı değişikliklerin olması gerekiyor. Bu değişim Özgür Özel ile başladı. Özgür Özel ve İmamoğlu sinerjisiyle bazı şeylerin değişeceğini gördük. Merkezi iktidarın baskılarının nedeni de bu. Ülkeyi yönetemedikleri belli. Anketlerde yüzde 20’lerde çıkıyorlar ancak biz sahadayız, kentteyiz, toplumun her kesiminden insanlarla görüşmeler yapıyoruz. AKP iktidarı toplumda yok. Yüzde 10 menfaat grubu var. Menfaat dönemi bittikten sonra ilk seçimlerde yok olup gidecekler. Biz bu seçimlerde ciddi bir oy oranıyla seçimi alacağımıza inanıyoruz. Tolumda sessiz bir çığlık var. Bu çığlığın karşılığını göreceğiz. İlk seçimlerde AKP diye bir partinin bu ülkede var olmayacağını düşünüyorum. CHP’yi toplumda tek karşılık bulan parti olarak görüyoruz" dedi.
TÜM BEKLENTİ YEREL YÖNETİMLERE DÖNDÜ
Yerel yönetimlere yönelik serzenişlerin olduğunu, bunun nedenini CHP'ye olan beklentinin yüksek olmasından kaynaklandığını belirten Başkan Güç, "Sizlerin yazdığı ufak tefek sorunlar halkın ekonomik krizden kaynaklı sabırsızlığından kaynaklı. Neden bunu söylüyorum. Biz İzmir’de 1 milyona yakın insanla yardım yapıyoruz. Beyaz eşyasından mobilyalarına, yemeğine kadar belediyelerimiz yardım yapıyor. Okulların boya badanasını, temizliğini MEB'in engellemelerine rağmen yapıyoruz. Sağlıkta çok vahim bir tablo var. Hastanelere vatandaşın taşınması yine belediyeler eliyle yapılıyor. Merkezi hükümetin yapması gereken ama yerel yönetimlerin yaptığı çok iş var. Tüm beklenti yerel yönetimlere döndü. Bu kadar baskıya rağmen CHP'li başkanlarımız mücadele veriyor. Biz bunun karşılığını halkımızdan alacağımıza eminiz. Suni gündemler yaratılarak gündemi değiştirmenin anlamı yok. Gündem bizim sosyal hayatımız, çocuklarımızın geleceği, yaşlıların ne olacağı... Gündem toplum. Gündem körfez temizliğini belediye mi merkezi hükümet mi yapacak değil. Asıl gündeme odaklanacağız. Toplum gerçekten bunu bekliyor. Menderes’te mandalinalar satılamıyor, 2 liradan alınıyor, dallarında bırakılıyor. Büyükşehir Belediyesi şimdi onları topluyor, dezavantajlı ailelere dağıtacak. Ülkede çiftçi kalmayacak. Her şey ithal edilmeye başlandı. Hayvancılıkta ciddi sıkıntılar var. Bırakmayı düşünüyorlar. Susuzluk aldı başını gidiyor. DSİ'nin önlem aldığı yok. İZSU su kuyusu açmak istiyor, izin verilmiyor. Devlete bağlı kurumlardan mücadele görmüyoruz" şeklinde konuştu.
SABAH KALKIP HALKA KOŞA KOŞA GİDİYORUZ
Güç şunları söyledi:
İzmir’de sokak farklı. Vatandaş sıkıntılarını anlatıyor. Bizler ne yapacağımızı anlatıyoruz. Her gittiğim yerde söylüyorum. Türkiye çok zengin bir ülke. Coğrafi olarak şanslı bir ülkeyiz. Boş hamasetlerle konuşulacak şeyler değil, yönetim anlayışında sıkıntı var. Ülkeyi yönetecek, doğru kararlar alacak iktidara ihtiyacımız var. Bu da CHP iktidarı... Sabah kalkıp halka koşa koşa gidiyoruz. Sırf onlar için sahada olmak, onların yanında olmak bize güç veriyor. İktidar için çok çalışacağız, iktidar olduktan sonra daha çok çalışacağız.
Çağatay Güç, açılış konuşmasının ardından basın mensuplarının sorularına yanıt verdi.
YÖNETİMDE KRİZ İDDİALARINI YALANLADI
Bazı yönetim kurulu üyelerinin istifa etmek istediği iddialarına yanıt veren Çağatay Güç, “2 aya yakın oldu. Bu konuyu cevaplamak istemiyorum. Cevaplanacak bir şey değil. Devam eden il yönetimi var. Bir anlayış koyduk ortaya. Üst yönetim kurulu oluşturduk. Üst yönetimdeki arkadaşlar koltuktan güç alan değil güç veren anlayışta. Bu anlayışla gideceğiz. Çalışması gereken komisyonlar. Bu arkadaşların şevk ile çalıştığını ben kendim gözlemledim” dedi.
ENGELLEMELERE RAĞMEN İZSU ÇALIŞIYOR
Yerel yönetimler sebebiyle oyların düştüğü iddialarına yanıt veren Güç, “Çalışmalar yapılıyor. İzmir CHP’nin kalesidir. Ufak tefek sorunlar oldu diye halkın teveccühü düşecek diye bir şey yok. Toplum CHP’ye tepki göstermiyor. İşçi maaşları, çöple ilgili sorun oldu diye halk tepki göstermiyor. Halkın gündemi başka. İzmir Büyükşehir’e Belediyesi kısıtlı imkanlara rağmen yatırım yapıyor. Mürsel Paşa alt geçidi, Buca Onat Tüneli yapılıyor. Yüzde 40’lardan aldığımız projeyi yüzde 90’a getirdik. Buca Metrosu yapılıyor. İZSU’nun her yerde yatırımları var. Engellemelere rağmen yapıyor. Aliağa ve Dikili’de bedava kredimiz vardı. Faizsiz, 5 yıl sonra ödemeliydi. Bu krediyi vermediler, İZSU buna rağmen yapıyor. Pozitif yanları görmezsek işin içinden çıkamayız. Ben belediye başkanlarımıza güveniyorum. Başkanlarımız sadece başarmak istiyor. Çalışmalarını ona göre kurguluyorlar. Ailelerinden kısıyorlar, tek amaçları şehrine mahcup olmamak. Biz CHP olarak her zaman onların yanında olacağız” ifadelerine yer verdi.
‘AKP’Lİ SİYASETÇİLER İNANILMAZ KÖTÜ’
DİSK’in eylemine ilişkin açıklamalarda bulunan, “İşçilerin aldığı maaşlar üzerinden bir şey söylemeyeceğiz. Geçinmenin ne kadar zor olduğunu biliyoruz. İzmir 2020’de büyük deprem atlattı, yardımlar yapıldı. Pandemi yaşadık. Bu dönemlerde merkezi hükümetin bir şey yaptığını görmedik. Yerel yönetimler bu dönemlerde halkın yanındaydı. ESHOT, metro kamu personeli taşıdı. Yakıt maliyeti, personel maliyeti vardı ama gelir yoktu. 2023 yılında Türkiye’nin en büyük depremi yaşandı. Merkezi hükümetin yetişemediği yerlere belediyeler koştu. Belediyeler ciddi yardımlar yaptı. Harcamalar çok yükseldi. Bunun sübvanse edilmesi için belediyeler SGK vergi borunu ödemediler. Cumhurbaşkanı ise, ‘Silkeleyin’ dedi. AKP-MHP’li belediyeler silkelenmedi. CHP’li belediyelerde arsalar kabul edilmedi. Menemen’de TOKİ’den arsa alıp SGK’ya verdiler. Bunları da hazmettik. Kendi yarattıkları enflasyondan kaynaklı faiziyle almaya çalışıyor. Kendi yandaşlarına indirim yaparken, SGK ve vergilerini dilen hükümet kendi kamu kurumundan faizle aldı. Bu dönemde iller bankasından gelen payın yüzde 40’ı kesilerek zora sokuldu. Belediyeler kaynak yaratmalı denmemeli. Belediyeler şirket değil kamu kurumu. Devletin yerel yönetimlere sahip çıkması gerekiyor. Faizi silmediniz bari yapılandırın. Yapılandırmada yapılmadı. Bunların hiçbiri yapılmadı. Ben peşin olarak keseceğim diyor ve hesaplara bloke koyuyor. İşçiler bu dönemlerde ciddi sıkıntılar yaşıyor. Büyük giderler işçilerimiz. İşçiler emeklerini almalı ancak bu iç çatışmaya dönmemeli. Sendika eylem yaptıkça merkezi hükümet daha fazla baskı yapıyor. Böyle bir döngüye girdi. Burada bence sendika ile yerel yönetimler ortak paydada bulup asıl sorunun merkezi hükümetten kaynaklandığını görmeleri gerekiyor. SGK borcu silindiği veya yapılandırdığı takdirde böyle bir sorun olmayacak. Benzer sorunların yaratılmasının nedeni yine merkezi hükümet. İzmir’deki AKP’li yerel siyasetçiler inanılmaz kötüler. Hiçbir yatırım yapmadan sadece CHP’yi eleştiriyorlar. Bir de akıl veriyorlar. Akıl vermeyi bırakıp bu şehre ne katabiliriz diye düşünmeleri gerekiyor” ifadelerine yer verdi.
ÖZEL NEDEN GÜÇ’Ü SEÇTİ?
Özgür Özel’in neden Çağatay Güç’ü seçtiğine yönelik sorularına yanıt veren, “Ben parti örgütü ve belediye başkanlarıyla 1,5 yılda çok samimi oldum. Genel sekreter yardımcılığı zor bir süreçti. Mali ve siyasi baskı vardı. Projeleri çözmek zordu. O dönemlerde sorun çözme kabiliyeti beni bu günlere getirdi. Bazı olaylar vardır yapamazsınız. Ben çözemediklerini anlatıyordum. Sorunlu işleri yoluna koyduğumu düşünüyorum. Genel Merkez tarafından bu konunun konuşularak büyüdüğünü düşünüyorum. Genel Başkanımızın aklında vardı. Buralara geleceğimi ben de son 1,5 aylık süreçte oluştu. Belediye bürokrasisinden başarımdan kaynaklı olduğunu düşünüyorum” ifadelerini kullandı.
PM EŞ, DOST, AKRABA YERİ DEĞİL
“MYK’da İzmir’de siyasete yapan isim yok. Bu tablodan memnun musunuz?” sorusuna yanıt veren Güç, “7 PM üyemiz var. Parti Meclisi, eş dost akraba ve vefa meclisi değil. Toplumun kabulleneceği bir parti meclisi olması gerekiyor. Genel başkanın rahat çalışacağı bir sistem olduğunu düşündüm. Ben o konuya yerelden değil merkezden bakıyorum. İl yönetiminde yakınma olmadı. Vekillerin PM’ye girmesi pozitif karşılandı. MYK ile ilgili dedikodu çıkmaması İzmir adına önemli. CHP’nin birlikte olduğunun mesajı oldu. Ben orada kişisel bir şey söylemedim. Ben muhalefet il başkanı olmak istemediğimi söyledim. Vefa çok önemlidir ama vefa ile yola çıkılan iktidar anlayışı yok. Saygılı ile, nezaket ile vefa yapılır. Ancak PM oluşturulurken eş dost, akraba, çok emeği varla PM oluşturulursa yine iktidar ile ilgili sıkıntı yaşarız” dedi.
AKP ÖRGÜTÜ DIŞARI BİLE ÇIKAMIYOR
CHP’li vekillerin sahada olmamasına yönelik eleştirilerine yanıt veren Güç, “Bütçe görüşmeleri var. Vekillerle görüşmelerimiz oldu 22’sinden sonra toplantı yapacağız. Bizim dışarı çıkma ilgilim sorunumuz yok. AKP örgütü dışarı bile çıkamıyor. Onlarda problem var. Biz hep sahadayız. Parti politikalarını doğru anlatma konusunu Genel Başkanımızla konuştum. Halk bizden çözüm bekliyor. Bizlerin mağduriyeti halkı ilgilendirmiyor çünkü halk daha mağdur. Parti politikalarımızı bekliyorduk. Biz bu politikaları halka anlatma konusunda çalışmalar yürütüyoruz. En kısa sürede siyasi söylemlere çevirerek sahaya çıkacağız. Vekillerin daha çok sahada olması konusunda ortak çalışma yürütüyoruz. Bütçelerden sonra etkinliklerimize daha fazla katılacaklar. Bize de görev düşüyor. Ortak WP grubu kurduk, etkinliklerimizi atıyoruz. Onlarında katılacağı etkinlikler yapıyoruz. Komisyonlarımızla ortak çalışma yapacağız. Daha fazla sahada olmaları toplumu memnun ediyor. Yerel yönetimlerin sahada anlatılması için çalışmalarımız var. Örgüte anlatılması noktasında çalışmalar yapıyoruz. Merkezi hükümetin yapması gereken ama bizim yaptığımız birçok iş var. Bazen mesleki körlük gibi oluyor. Kooperatifler çok önemli bir olgu. Kocaoğlu döneminde başlayan ve Soyer döneminde devam eden sistem. Kooperatifçiliği hayata geçiren şehiriz. Örgütümüz çalışmaları hatırlatacak. Halka anlatacak. SGK borçlarının yapılandırılması gerekiyor. Merkezi hükümetin bütçesinin çok küçük bir pay SGK borcu. Sırf siyaset yapmak için şehir bu kadar zora sokulmamalı. Tüm belediyelerin borçları silinebilir. Tüm şirketlerin siliniyor, belediyelerin neden silinmiyor” dedi.
TOKİ’DE KİMSE TUTUKLANMIYOR
Kooperatif davasına yönelik açıklamalarda bulunan Çağatay Güç, “Yargılanan arkadaşlarla birebir ilgilendim. Zor zamanlardı. Bizim standart sayıştay raporlarını savcılık almış. Sayıştay bir rapor sunar ve tespit yapar. Biz o tespitlere istinaden alt firmaya yazı yazarız. İZBETON tarafı da böyledir. O taraflarda hiçbir şey yok. En fazla şirketten kesinti yapılır. Bu hep böyledir. Onlarca yıldır böyle gider. Taşıt kiralamalarında da hiçbir şey yok. Biz yine kesinti yaptık ama şirket davayı geri alacaktır. Tunç Soyer belediye başkanı, talimat veriyor. İZBETON üzerinden süreç başlıyor. O süreci ben de bilmiyorum. Belediye başkanı işin düzgün yapılmasını ister. Bürokrasi işin içerisinde değil. Dosya bir ceza davası değil. En fazla olabilecek kooperatif içerisinde ticari dava olabilir. TOKİ’de işi geciktiriyor. Orada da fiyat farkları oluşuyor. Ancak kimse tutuklanmıyor. Buraya gelindiği zaman başka. Varsa açık, ticari dava açılır. Davada alacağı oluşursa tahsil edilir. Edilemezse davaya dönüşür. Olay siyasi davaya dönüştü. Bürokrasi tarafında bir problem yok” dedi.
KARABAĞLAR’DA BAŞARISIZLIK HİKAYESİ YOK
Karabağlar Belediye Başkanı Helil Kınay’a gelen eleştirilere tepki gösteren Çağatay Güç, “Ben Karabağlar’da başarısızlık hikayesi görmüyorum. Helil Başkan gece gündüz çalışıyor. Muhtarlarla görüşme yaptım ama pişman oldum. Muhtarla konuştum, gitti basına açıklama yaptı. Helil Başkan adım atmaya çalışıyor ama herhalde siyasi altyapı var. Helil Başkan o sorunu iletişim ile çözecek. Ben Helil Başkanın başarılı olduğunu düşünüyorum” dedi.
KREDİ İMZALIYORLAR TEŞEKKÜR BEKLİYORLAR
AK Parti’ye Karşıyaka Stadı üzerinden tepki gösteren Güç, “Krediyi imzalıyorlar diye paylaşım yapıyorlar, teşekkür bekliyorlar. Cemil Başkan söz verdi. Yapması gereken Spor Bakanlığı olmasına rağmen izin verdik diye fotoğraf yayınlıyorlar. İzmir’e merkezi hükümetin hiçbir yatırımı yok. Yüzde 25 yatırım yapılıyor dedim. Meğerse yüzde 5’miş. Depremde yıkılacak okulları yatırım olarak söylüyorlar. Bir vizyon ortaya koysunlar. AK Parti Genel Sekreteri eser olarak ne bıraktım diyecek? Vekiller için de aynı şey geçerli. Yatırımlar yaparlarsa onlarla seve seve kurdele keserim” dedi.




