Ulusal Kurtuluş Savaşı’’nın toplumsal tabanının müdafaa-i hukuk cemiyetleri olduğu bilinen bir gerçektir. ’¶
1919 Anadolusu’’nun bütün toplumsal güçlerini emperyalist işgale karşı bir araya toplayan cemiyetler; başlangıçta birbirlerinden bağımsız bölgesel kurtuluş mücadelesi vermiş olsalar da Eylül 1919’’da Sivas Kongresi’’nde birleşerek Anadolu ve Rumeli Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti adını almışlardı.
9 Eylül 1922’’de emperyalist işgal sona erdikten sonra Mustafa Kemal; Anadolu ve Rumeli Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti’’ni bir siyasal partiye dönüştürmek ister. Bununla ilgili düşüncelerini kamuoyuyla ilk kez 6 Aralık 1922’’de Ankara’’da yayımlanan Hakimiyet-i Milliye, Yenigün ve Öğüt gazetelerinde şu sözlerle paylaşır: ’“ en mütevazi bir millet ferdi sıfatıyla hayatımı, sonuna kadar vatanın hayrına vakfeylemek emeliyle, barıştan sonra halkçılık esası üzerine dayanan ve Halk Fırkası adıyla siyasi bir fırka kurmak niyetindeyim.’”

|
Hacı Hüseyin Bey’’in Milletvekilliği kartı |
Cemiyetin bir siyasal organa dönüşmesi 1923 Türkiye’’si koşullarında kolay olmamıştır. Lozan görüşmelerinin kesintiye uğradığı, Meclis içerisinde bulunan ikinci gurubun muhalefet çıtasını yükselttiği, hatta Anadolu ve Rumeli Müdafaa-yı Hukuk Cemiyeti içinde Trabzon’’da ki ittihatçı refleksler gibi karşı duruşların olduğu bir süreçte;
Türkiye’’de ki bütün toplumsal gurupları bir çatı altında toplamak; ancak Mustafa Kemal gibi karizmatik nitelikleri yüksek, kariyerinin ardında bağımsızlık önderliği bulunan bir liderle sağlanabilirdi. Nitekim öyle de olmuştur. Mustafa Kemal, Anadolu ve Rumeli Müdafaa-yı Hukuk Cemiyeti’’nin 1923 seçimlerinden başarıyla çıkması üzerine cemiyeti bir siyasal organa dönüştürme yolunda ki çalışmalarına hız verdi. Bu gelişmeler neticesinde Halk Fırkası tüzüğünü hazırlamak amacıyla Ankara’’da 7 ağustos 1923’’den 11 Eylül 1923’’e kadar bir dizi toplantı yapıldı. Toplantılar sonucunda 9 Eylül 1923’’de Halk Fırkası Nizamnamesi kabul edildi. Bu tarih sonradan partinin kuruluş tarihi olarak tescil edildi.

|
CHP’’nin İzmir’’deki ilk İl Başkanı Hacı Hüseyin Öklem |
Değerli Egede Sonsöz okurları gelişmelerini kısaca özetlemeye çalıştığım Cemiyet’’ten bir siyasal organa yani Halk Fırkası’’na dönüşümün yerel düzeyde ki izlerine gelince’… Hiç kuşkusuz İzmir, Mustafa Kemal önderliğinde kurulan yeni Türk Devleti’’nin gözbebeğiydi. Üç yıl süren bağımsızlık mücadelesinin nihai hedefi İzmir; gerek işgali gerekse işgale karşı gerçekleştirdiği direnme odaklarıyla yeni Türkiye’’nin sembol kenti olmuştu. İşte işgal İzmir’’inde kuru üzüm ticaretiyle uğraşan Balkan göçmeni Hacı Hüseyin Bey, bir taraftan işgal kuvvetlerinden topladığı istihbaratı bilgileri Anadolu’’ya aktarıyor, diğer taraftan da Giritli iki arkadaşıyla Çakaloğlu Hanı’’nda gizlice topladıkları silah ve mühimmatı o zor koşullarda Kuva-yı milliye güçlerine ulaştırıyorlardı. Peki, sonradan İzmir Anadolu ve Rumeli Müdafaa-yı Hukuk Cemiyeti Reisi olacak ve 1923 de ki dönüşümle de İzmir de Halk Fırkası’’nın reisliğini 1927 yılına kadar sürdürecek olan Hacı Hüseyin Bey kimdi?
1877 yılında Yanya’’daki Larissa’’nın Yeniköy Kasabası’’nda dünyaya gelen Hacı Hüseyin Bey, tarihimizde 93 harbi olarak bilinen 1877-78 Osmanlı ’–Rus Savaşı’’ndan sonra ailesi ile birlikte İzmir’’e yerleşir. İzmir’’de Alsancak’’ta Rum Mercan Efendi’’nin evini satın alarak burada yaşarlar. Hüseyin bey’’in annesi yine bir Yanya göçmeni olan Hurşit Efendi’’nin kızı Makbule hanımdır. Rüştiye mezunu olan Hüseyin Bey, bir süre sonra ticaret hayatına atılır. Özellikle Alaşehir’’den getirttiği kuru üzümleri II. Meşrutiyet İzmir’’inde ihraç ederek önemli bir sermaye birikimi elde eder. Bu yıllar onun aynı zamanda İttihat ve terakki içinde siyasal faaliyetler de bulunduğu bir süreçtir. Mütareke döneminde 14 mayıs1919’’da ki ünlü Maşatlık mitingine katılır. Onun Mustafa Kemal ve Anadolu’’da ki milli hareketle ilgili bağları bu sırada oluşur. İşgal döneminde İzmir’’de kalır. Bir taraftan ticari işlerle meşgul oluyormuş gibi görünüp diğer taraftan gizlice Anadolu hareketine istihbarat ve lojistik destek sağlar. Bir ara Yunalılar tarafından tutuklanır. Sonra salıverilir. Kurtuluştan sonra 10 Eylül 1922’’de İzmir’’e gelen Mustafa Kemal Paşa’’nın ilk sorusu ’– ’“Hacı Hüseyin nerede?’” Olur. 10 Eylül 1922’’de Mustafa Kemal kendisine İzmir’’de yerel olarak idari teşkilatın kurulması görevini verir. Bu süre içinde İzmir Belediyesi’’nin yeniden kuruluş çalışmaları içinde yer alır. Anadolu ve Rumeli Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti’’nin Halk Fırkası’’na dönüşmesiyle birlikte de partinin İzmir de ki ilk il başkanı o dönemki adıyla söyleyecek olursak mutemedi olur.

|
Mustafa Kemal’’in İzmir’’i ziyaretlerinde Hacı Hüseyin Öklem kendisiyle birlikte (sol başta) |
Cumhuriyet Halk Partisi’’nin ilk İzmir İl Başkanı’’nın yaşam çizgisi dönemin siyasal olayları ile birlikte gelişir. Onun özellikle Kazım Karabekir ile kurduğu yakınlık 1927’’de ki İzmir İstiklal Mahkemesi duruşmaları sırasında daha da belirgin hale gelir. Bilindiği gibi Atatürk’’e İzmir’’de düzenlenmek istenen suikast son anda önlenmiş suikast planını tertipleyenler İzmir’’de kurulan İstiklal Mahkemesi’’nde yargılanmışlardı. Mahkeme’’de aynı zamanda dönemin ünlü paşaları da yargılanır. Bunlar arasında Kazım Karabekir’’de vardır. Hacı Hüseyin Bey yine milli mücadele yıllarında Kazım Karabekir ile dostluk ilişkileri kurmuş hatta torununun bize aktardığına göre Kazım Karabekir Manisa’’da evlendiğinde onun nikah şahitliğini yapmıştır. Mahkeme’’de Kazım Karabekir’’in beraat alması Hacı Hüseyin Bey’’i çok sevindirir. Duruşma sırasında karar açıklandığında sevinç nidalarıyla ayağa fırlar. Bu durum o sırada Çeşme’’de bulunan Mustafa Kemal’’e iletilir. Hacı Hüseyin Bey; akşam Çeşme’’de yemeğe davet edilir. Üç saatlik yorucu bir yolculuktan sonra Çeşme’’ye ulaşan Hacı Hüseyin Bey’’e Mustafa Kemal’’in ilk sorusu ’–’“ Hacı bugün duruşmada sevinçten ayağa fırlamışsın hayrola ?’” der. Hacı Hüseyin’’nin buna cevabı ’–’“ Paşam sizin yeriniz ayrı Kazım Paşa’’nın yeri ayrı’” olur. Mustafa Kemal İzmir’’deki bu ilk il başkanını 1927 seçimlerinde İzmir Milletvekili yapar. Ondan boşalan İzmir il başkanlığı görevine de Salih Akalın atanır.

|
Hacı Hüseyin Bey’’e TBMM tarafından verilen İstiklal Madalyası Vesikası ve Günümüz diline çevirimi |
|
Belge: 03
İşbu varaka zuhurunda muharrer bulunan 66 numaralı kanun mucebince verilecek
İstiklal Madalyası Vesikası
Numero: 2297
Maksad-ı ulviyyenin husulü için azamî ibraz-ı mesai eylediğinden dolayı Türkiye Büyük Millet Meclisi’’nin 21/4/340 tarihinde vuku bulan birinci içtimaa senesi 43. içtimaının birinci celsesinde zîrde hüviyeti muharrer Hacı Hüseyin Bey’’e bir kıta beyaz şeritli İstiklal Madalyası verilmiştir.
16/12/340
İmza
Gazi Mustafa Kemal
İstiklal Madalyasını alan zatın hüviyeti
İzmir İstihbaratına memur Meclis-i Belediye Azasından
Hacı Hüseyin Bey |
Soyadı Kanunu’’ndan sonra ’“Öklem ’“ soyadını alan Hacı Hüseyin Öklem’’e TBMM tarafından beyaz şeritli İstiklal Madalyası verilir. İstiklal Madalyası’’nın verilme gerekçesi ise ’“maksad-ı ulviyyenin husulü için azami ibraz-ı mesai eylemesi’” dir. Atatürk’’ün ölümünden sonra İnönülü yıllarda unutulan Hacı Hüseyin Öklem 1950 yılında İzmir’’de vefat eder.
Hacı Hüseyin Öklem’’in önce oğlu Necdet Öklem’’e bıraktığı sonra da torunu Hüseyin Öklem tarafından muhafaza edilen belgelerin bir kopyası DEÜ Atatürk İlkeleri ve İnkılap Tarihi Enstitüsü’’ne bağışlanmıştır. Çalışmalarımız sırasında Işıkkent’’teki iş yerinde kendisine ulaştığımız Hüseyin Öklem bize hem İzmir yakın tarihi hem de CHP’’nin İzmir’’deki kuruluşuna ilişkin belgelerin asıllarına ulaşma olanağı sağladı. Bu belgeler şu anda tarafımdan günümüz Türkçesine çevrilmektedir.
Ayrıca yine bu çalışma sırasında Hacı Hüseyin Öklem’’in torunuyla gerçekleştirdiğimiz sözlü tarih görüşmesinde çok önemli bilgilere de ulaştık. Kendisine ne kadar teşekkür etsem azdır.