CHP parti içinde ’“savaş baltalarını gömmediği sürece, başarılı olamaz’”. Bu söz Milliyet Ege ekinde Hamdi Türkmen’’e ait ve çok doğru bir tespit yapmış, buna katılmamak mümkün değil.’¶
Kılıçdaroğlu ile, yeni bir sayfa açmaya çalışan CHP’’de, var olan adamcılık, ekipçilik zihniyetleri yok edilmelidir. Baykal’’ın ekipi, Önder Sav’’ın ekipi, filanın adamı gibi, adamcılık ve takımcılık CHP’’ye geçmişte hep zarar vermiştir; bundan sonrada zarar verecektir.
Suni gündem yaratmak isteyen parti içi savaş baltacıları, aklını başına toplamalıdır. Bu yeni dönemde herkes partinin bütünlüğünü sağlamaya katkı koymalıdır. Birleştirici ve uzlaşmacı anlayışları benimsemelidir.
İzmir gibi CHP’’nin kalesinde, Kurultay sonrası İzmir İl Başkanı Ekrem Bulgun’’u, Yeni MYK görevden alacak, ya da Ekrem Bulgun istifa etmelidir diyen savaş baltacıları toplumun beklentilerini göz ardı ederek suni gündem yaratmaya çalışıyorlar. Niçin böyle istiyorlar derseniz, Kemal Kılıçdaroğlu aday olduğunda, İl Başkanı Ekrem Bulgun karşı çıkan dört İl Başkanından biriydi. O zaman istifa etmeli veya değiştirilmeli diyorlar.
Ekrem Bulgun ömrünü CHP’’ye adamış ve bugüne kadar Baykal ile siyaset yapmış bir CHP’’lidir. Bazıları gibi timsah gözyaşları dökerek ağlamadı, kral öldü, yaşasın yeni kral mı demeliydi. Baykal ömrünün 50 yılını CHP’’ye vermiş ve 18 yıldır da CHP’’nin Genel Başkanlığını yapmış bir liderdir.
Ekrem Bulgun, sadakat duygusuna inançlı, deneyimli ve basiret sahibi bir kişiliğe sahip, kendisi istediği için değil, Baykal istediği için İl Başkanlığına aday gösterildi ve seçimle geldi. Kaldı ki Ekrem Bulgun Kurultay da örgütüyle birlikte, Kemal Kılıçdaroğlu’’na destek verdi. CHP parti örgütleri, bundan sonra iktidar olabilmek için suni gündemlerden uzak durarak halka inmeli ve toplumun beklentilerine kulak vermelidir.
Her CHP’’li bu yeni dönemin başlamasıyla söylemlerinde ağzından çıkanı kulağı duyacak biçimde konuşmalıdır. CHP örgütleri uzlaşmacı olmalıdır. Kongre süreçlerinde kazananlar ve kaybedenler de CHP’’lidir.
Kazananlar intikamcı olursa parti zarar görür ve insanların enerjisi ve sinerjisi bölünür. Buna kimse izin vermemelidir.
Parti meclisine seçilen Alaattin Yüksel ’“Genel Başkan Kılıçdaroğlu herkesi kucaklıyor derken, parti içinde birliği, beraberliği, barışı, parti içi demokrasiyi sağlayarak CHP’’si iktidar olur’” diyor.
Yine Parti Meclisi Üyesi Oğuz Oyan, ’“hesaplaşma adına göreve gelmedik, tasfiye operasyonu için göreve gelmedik’” diyor. Bu söylemler Ekrem Bulgun’’un görevinde kalmasının göstergesidir. PM’’si üyeleri Oğuz Oyan ve Alaattin Yüksel seçimle gelenin seçimle gitmesi gerektiğini, geçmiş dönemle hesaplaşmak için gelmediklerini söylüyorlar. Bu söylemlere Aziz Kocaoğlu’’da katılıyor. Doğrusu da budur, demokratik olanı da budur.Şık olanı da budur.
CHP Kemal Kılıçdaroğlu ile yeni bir döneme girmiştir. Türk Siyasetine yeni bir vizyon gelmiştir. Bundan sonra CHP’’de şunun ekibi, bunun ekibi değil, ’“herkese eşit siyaset’” yapılacağını, bizzat Kılıçdaroğlu söylemiştir. CHP’’de yeni bir ruh, yeni bir anlayış hakim olmalıdır. Kılıçdaroğlu bunu başarmalıdır.
Etnik kimlik üzerinden değil, bütünlük üzerinden siyaset yapılmalıdır. CHP’’nin artık huzura, hoşgörüye, bütünlük içinde dostluğa, dürüst siyaseti topluma mal etmeye, herkesi kucaklayan anlayışlara ihtiyacı var.
CHP, örgütleri ile meydanlara çıkıp halkın içinde, halkla birlikte sorunlara çare olacak politikalar üretmeye, yaşamsal sorunları kolaylaştırıcı yöntemler üzerinde kafa yormaya ve çok çalışmaya, koşmaya ihtiyacı var.
Parti içi CHP örgütleri, karşıtlarının etkinliğini kırmak, bedenlerini ortadan kaldırmak için girişilecek kıyımlardan ve suni gündemlerden uzak durmalıdır. CHP parti içinde ’“savaş baltalarını’”nı toprağa gömmelidir.

* * *

27 Mayıs 2010 günkü Yenigün Gazetesi’’nde Karabağlar Belediye Başkanı Sıtkı Kürüm, ’“İzmir’’de bizi biçenleri birinci aşamada yendik. İkinci aşamada da yeneceğiz’” demiş.
Bu yazıyı okumadan önce, ’“CHP’’de Suni Gündem Devri kapanmalıdır’” başlıklı yazımı yazmıştım.Bir çok partili beni arayarak, CHP’’de yeni bir dönem başlarken, Sıtkı Kürüm’’ün Suni gündemle parti içi yeni bir polemik başlatmasının doğru olmadığını söylediler.
Bu yazı üzerine İl Başkanı Ekrem Bulgun’’u aradım, Yeni Gün Gazetesindeki yazıyı okudunuz mu diye sordum ve konuştum.İl Başkanı Ekrem Bulgun, ’“bu tür polemiklere girmem ve yanıt dahi vermem.Bu tür polemikleri tartışmam. Bunun takdirini yapacak olan partimizin tabanıdır, örgütleridir’” dedi
Ekrem Bulgun, ben İl Başkanı olarak kendimle değil, 50 yıldır partimin bir neferi olarak duruşumu gösteriyorum. Ben, Kongre Delegeleri’’nin iradesiyle seçildim. Bana oy verenler de, vermeyenlerde partilimizdir. İradeye saygılıyım dedi. Partimin bütünlüğü, başarısı için varım. Birleştirici ve uzlaşması bir anlayış için İl Başkanlığı görevimi sürdürüyorum dedi.
Bende diyorum ki:
Sıtkı Kürüm’’ün beyanatlarına katılmak mümkün değil. CHP’’nin bu yeni döneminde yeni suni gündemler yaratmak doğru değil.
Evet, savaş baltalarını gömmenin zamanıdır. Başkan Kürüm, ’“Bir parti meclisi üyesi ve bir belediye başkanı İzmir’’in geleceğini belirledi, bizi biçtiler, şimdi biz birinci raundu aldık, şimdi ikinci raunda girdik, bizde onları biçeceğiz’” anlamında ki söylemleri hoş olmadığı gibi, tehdit içermektedir. Bir Belediye Başkanı’’nın bu tür açıklamalarını doğru bulmuyorum.Kongre süreçlerinde kazananların ve kaybedenlerinde CHP’’li olduğunu anlamak gerek ’“Hesaplaşma ve tasfiye’” mantıklarından uzak durmak gerek.
Bu yeni dönemde partinin başarısını isteyenler, partinin bütünlüğünü sağlamaya ve katkı koymaya çaba sarf etmesi gerek. CHP’’de kişisel hesaplaşma ve etnik kimlik üzerinden değil, bütünsellik penceresinden siyasi bakış açısı sağlamak gerek. Parti içinde herkese eşit siyaset yapma imkanı vermek gerek.
CHP’’nin iktidar olabilmesi için, Kemalist Devrim heyecanını tüm yurda yaymak gerek. CHP’’nin asıl dostları olan Kemalist Aydınlarla yeniden kucaklaşmak gerek. Savaş baltalarını gömmek gerek.