Eylül VARDAR/ EGEDESONSÖZ- İzmir-Urla'da yaşanan ve bir annenin otizm sendromlu çocuğunu öldürdükten sonra intihar etmesiyle sonuçlanan acı olay Türkiye’nin gündeminde… Engelli ve özel bireylerin aileleri ise çaresizlik içinde yaşam mücadelesi vermeye devam ediyor

İzmir’de otizm sendromlu oğlu olan Sakine Koçer özel bir çocuğa sahip olmanın getirdiği yükleri, eğitim sistemindeki tıkanıklıkları ve ailelerin yaşadığı çaresizliği Egedesonsöz’e anlattı.

“OKULLAR KAPILARINI KAPATTI”
Koçer açıklamasında "oğlum 26 yaşında, hafif mental retardasyon hastalığına sahip. Bazı şeyleri bizden daha iyi öğreniyor ama bazı şeyleri ise daha güç öğreniyor. Çocuğumuzun hastalığını öğrendikten sonra hayatımız altüst oldu. Kötü bir sürpriz oluyor tabii aileler için. Sonra o sürprizle yaşamaya çalışıyoruz. Arda’ya 2,5 yaşında tanı konuldu. Okula başladıktan sonra sorun daha da büyüdü. Arda’nın okulla kaynaşması da zor oldu. Okullar Arda’yı istemediler, veliler de tepki gösterdi 'sınıfın huzurunu bozar' diye. Özel okul olsun istedik ama özel okullar hiç istemedi, kapıları kapadılar hemen” dedi.

“DEVLETİN DESTEĞİ YETERSİZ”
Koçer şunları söyledi:

“Gölge öğretmenin ve diğer bütün eğitimlerinin ücretini kendimiz karşıladık. Maalesef devletin bir katkısı olmadı. Devletin desteği yetersiz. Önceliğimiz hep çocuğumuzun eğitimi oldu. Çocuğumuzun eğitimine yüksek meblağlar harcadık. Devletin eğitimi için Ankara’ya gittik. Gittiğimizde bir hafta kalıyorduk ve tüm masraflar bize aitti. 200 bin lira harcayıp dönüyorduk her seferinde. Bu nedenle yatırım yapamadık; ev, araba alamadık, tatile gitmedik."

“BU SİSTEM NASIL BİR SİSTEM Kİ İNSANLARI BU KADAR YALNIZ VE ÇARESİZ BIRAKIYOR?”
Urla’daki acı olay hakkında konuşan Sakine Koçer "Çaresizlik insanlara neler yaptırıyor? Üzülüyorsunuz. Durumunuz gereği daha empatiğiz tabii ki. Özel çocuğu olmayan biri benim kadar bu işi içselleştirmeyebilir. Ama çok kötü; bu birikmişlik, çaresizlik insanları buraya kadar getiriyor. Zaten bizim, yani özel çocuğu olan ebeveynlerin en büyük dertlerinden biri o kaygıdır: 'Benden sonra ne olacak?' Anne demek ki ne kadar çaresiz ve depresifti ki bunları yapabildi. Anne bu duruma gelene kadar da bir çözüm bulunmamış. Bu sistemin sorunudur. Bu sistem nasıl bir sistem ki insanları bu kadar yalnız ve çaresiz bırakıyor? İnsanlar kendi evlatlarına kıyacak kadar mental olarak değişiyorlar. Ruhsal olarak bu kadar çöküntü içinde oluyorlar.”

KAMU KURSLARI YETERSİZ, İÇİ BOŞ
Sakine Koçer sözlerine şöyle devam etti:

"Asıl sıkıntı liseden sonra başlıyor. Oğlum eskiden okula gidiyor, spor yapıyordu. Sonradan bizim tekrar bir gölge öğretmen tutacak durumumuz yoktu. Son yıllarda gölge öğretmene biz maaş veriyorduk, artı sigortasını yaptırıyorduk. Düşünün, bu şartlarda nasıl olur? Bunları eskiden kendimizi zorlasak da yapabiliyorduk ama şimdi zorlasak da yapamayız. Bütün insanlar gibi onun da böyle hani bir şeyler başarma isteği var. Çoğu kamu kursları yetersiz, içi boş. Yakın zamanda Konak’ta bir tane Engelsiz Yaşam Köyü vardı. Bir anda kapatıldı.”

Üniversite harçlarına zam: Hangi bölüm, ne kadar ödeyecek?
Üniversite harçlarına zam: Hangi bölüm, ne kadar ödeyecek?
İçeriği Görüntüle

LİSEDEN SONRASI KOCAMAN BİR BOŞLUK
Bu çocuklar en iyi ihtimalle liseyi bitiriyorlar. Ondan sonra kocaman bir boşluk. Siz ne kadar doldurursanız veya sizinle ne kadar dolarsa o kadar. Aslında bütün insanlar gibi onların da gidip insanların arasına karışmaya, işe yaramaya ve aynı zamanda maaş almaya ihtiyaçları var. En büyük derdimiz de iletişim olduğu arkadaşları, sosyal çevreleri de yok. Oğlum işe gitse belki orada bir sürü iş arkadaşı olur. Orada bir aidiyet duygusu yaşardı. Bizim çocuklarımızın işe ihtiyacı var, istihdama ihtiyacı var.

ÇOCUKLARIMIZ VİTRİN OLARAK KULLANILIYOR
Bizim çocuklarımız vitrin olarak kullanılıyor. Yok Otizm Günü'ydü, Engelliler Haftası'ydı... Artık çocuğunuz bu yaşa gelince de bunlardan uzaklaşıyorsunuz. Yeter hani, bu nereye kadar? Hani farkındalık, farkındalık, farkındalık... Farkında olunsun artık. Yani biz neyin tiyatrosunun peşindeyiz? Buralara benim ne gidesim var ne de çocuğumu götüresim var. Yeterince vitrin olduk."