Ekonomi

Çalışan sayısı 3 binden 400'e düştü... Kınık’ta Kınıklı madenciye iş yok!

İzmir’in Kınık ilçesinde madencilik sektöründe çalışan yerli işçilerin sistematik biçimde işten çıkarıldığı ve yeni Kınıklı işçilerin istihdam edilmediği öne sürüldü. Bağımsız Maden-İş, madenci sayısının 3 binlerden 400’e düştüğünü belirterek yaşanan tabloyu “açık bir ayrımcılık” olarak nitelendirdi. Sendika, işsiz kalan madencilerin uyuşturucu, kara para ve çeteleşme gibi gayrimeşru işlere yollara itildiğini de belirtti.

Abone Ol

Metehan UD/ EGEDESONSÖZ - Bağımsız Maden-İş Sendikası, İzmir’in Kınık ilçesinde madencilik sektöründe çalışan yerli işçilerin bilinçli bir biçimde işten çıkarıldığı ve yerine yeni Kınıklı işçilerin alınmadığını dile getirdi. Sendika, Kınıklı işçilerin sistematik olarak dışlandığını, madenci sayısının 3 binlerden 400’e kadar düştüğünü belirterek, yaşanan sürecin açık bir ayrımcılık örneği olduğunu söyledi.

GEREKÇE HAK ARAMAK
Bağımsız Maden-İş Örgütlenme Uzmanı Başaran Aksu, Kınıklı işçilerin bilinçli biçimde tasfiye edildiğini söyledi. Aksu, “Kınıklı işçiler genelde hakkını soran, kendisine yaptırılan işin kendi uzmanlık alanına uygun olup olmadığını sorgulayan, göçmen işçilere kıyasla daha fazla hak talep eden işçiler. Ayağı yere daha sağlam basan, kendini insan yerine koyan bir işçi profili var” dedi.

3 BİNLERDEN 400’E DÜŞTÜ
Aksu, bölgede madenci sayısının 3 binlerden 400’e düştüğünü belirterek, “Burada çok ciddi bir işsizlik alanı yaratılmış durumda. Kınık’ın köy sahalarında maden çıkarılıyor. Oysa bu maden şirketlerinin, yasa ve ÇED mevzuatı gereği öncelikle yerli işçileri istihdam etmesi gerekiyor. Ancak bunun yerine, özellikle 13 Mayıs 2014’ten sonra bilinçli bir Kınıklı tasfiyesi başlatıldı” ifadelerini kullandı.



Sendikal yapıya da dikkat çeken Aksu, “Tuhaf olan şu ki, sarı sendikanın dört şubesi var ve bu dört şubenin yönetimlerinde de Kınıklı işçiler bulunuyor. İşçileri adeta tetikçi gibi kullanıp diğer işçileri bastırmak üzere sendika yönetimi teslim ediliyor. Aynı anda Kınıklı işçi sayısı 3 binden 400’e düşürülüyor. Bu bilinçli bir politikadır” dedi.

‘BU AÇIK BİR AYRIMCILIK’
İşveren temsilcilerini uyardıklarını anlatan Aksu, “Bunun açık bir ayrımcılık olduğunu söyledik. Ancak süreç bu noktaya geldi. Özellikle Polyak Madencilik’te 3 bin işçiden 2 bininin toplu işten çıkarma kapsamında işten atılmasıyla işsizlik daha da görünür hale geldi. İşsiz sayısı olağanüstü arttı. İşten çıkarılan 2 bin işçiden 500’ü Kınıklıydı” diye konuştu.



ÇÖZÜM OLMAZSA EYLEMLER BAŞLAYACAK
Bu gelişmelerin ardından işçilerin sendikaya yöneldiğini belirten Aksu, toplantılar düzenlemeye başladıklarını ve 25’inde büyük bir toplantı daha yapacaklarını söyledi. Aksu, “Eğer çözüm üretilmezse eylemlilik sürecine geçeceğiz” dedi.

İşçilerin tüm maden işletmelerine başvurduğunu ancak “Kınıklıları almıyoruz” yanıtıyla karşılaştıklarını aktaran Aksu, “Bu nedenle işçiler en yakın iş bölgesi olan Aliağa’daki işletmelere yöneliyor. Ancak bu işletmelerin Kınık’a servisleri olmadığı için insanlar yine işsiz kalıyor” ifadelerini kullandı.

‘İŞÇİLER GAYRİMEŞRU YOLLARA İTİLİYOR’
Aksu, işsizliğin Kınık’ta ciddi toplumsal sorunlara yol açtığını vurgulayarak, “Kumar yaygınlaşıyor, uyuşturucu yaygınlaşıyor, çürüme yaygınlaşıyor. Kınık, organize suçun, uyuşturucunun, kara paranın ve her türlü pis işin döndüğü bir merkeze dönüştürülüyor. İnsanlar geçim arayışı içinde gayrimeşru yollara itiliyor” dedi.

‘KAYMAKAM ‘NASIL SÖZ GEÇİRELİM?’ DEDİ’
Bu tablo karşısında bir heyet oluşturarak kenti yönetenlerle görüşme kararı aldıklarını söyleyen Aksu, Kınık Kaymakamı ile de görüştüklerini belirtti. Kaymakamın, “Bu şirketler dev şirketler, bakanlarla görüşüyorlar. Biz bunlara nasıl söz geçirelim?” dediğini aktaran Aksu, bu yaklaşımı eleştirdi. Aksu, “Bence kaymakam etkin bir siyasi tavır alırsa söz geçirebilir. Ancak ‘ben bunu tersine çeviremem’ ya da ‘desem de etkili olmaz’ gibi bir yaklaşım var. Bu şirketler gerçekten güçlü mü? Evet, güçlüler. Bakanlarla ve siyasi iktidarla ilişkileri var mı? Var. Bir kaymakamı bir yerden bir yere sürdürme güçleri var mı? Var. Bu nedenle kaymakamın uyarılarını, ricalarını ya da önerilerini ciddiye almayabilirler. Çünkü daha kudretli siyasi aktörlerle ilişkileri olan firmalardan söz ediyoruz” dedi.