Berivan KAYA/EGEDESONSÖZ- Danıştay kararı ile iptal edilen ve bakanlık tarafından yeniden gündeme getirilen Çeşme Turizm Projesi yeniden kent gündeminde tartışılmaya başlandı.
Çeşme Belediye Meclisi Başkan Vekili ve CHP'li Meclis üyesi Onur Saatli, projenin ilk ortaya atıldığı günden bu yana şeffaflıktan uzak yürütüldüğünü savunarak, mevcut ekonomik koşullarda bu tür büyük ölçekli yatırımların “bütçe açığını kapatma yöntemi” olarak görüldüğünü dile getirdi. Projeyi “Kanal İstanbulvari” olarak nitelendiren Saatlı, yerel halkın ve sivil toplum kuruluşlarının ciddi endişeler taşıdığını ifade etti. Projenin ilk gündeme geldiği dönemde davacı odalardan olan TMMOB’un Peyzaj Mimarları Odası İzmir Şubesi eski başkanı olan Elvin Sönmez ise ortada resmi bir plan bulunmadığına dikkat çekerek, daha önce açılan davada verilen kararın arkasında olduklarını ve bilimsel gerekçelere dayalı itirazlarının sürdüğünü belirtti.

BÜTÇE AÇIĞINI KAPATMANIN YOLLARI OLARAK GÖRÜYORLAR
Çeşme’de yerel halkta ciddi bir endişe olduğunu dile getiren CHP Çeşme Belediyesi Meclis Üyesi Onu Saatlı ise, “İlk gündeme geldiğinde projenin detayı ve ne yapılacağı ile alakalı bilgilendirme yapmamışlardı. Dönemin İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Bey’i ve dönemin Çeşme Belediye Başkanı Ekrem Bey’i ilk toplantıya davet edip, sonrasında toplantılara da davet etmemişlerdi. O dönem için proje Çeşme’nin Kanal İstanbul’u olarak yoğun eleştiri almıştı. Bu eleştirilerden ders almışlar mıdır diye biz iyimser tarafımızla, ben şahsen turizmci tarafımla, ‘acaba’ dedim. Ancak yine görüyoruz ki, ülke ekonomisinin içinde bulunduğu tabloda bu tip büyük projeleri, otoyolların özelleştirilmesi gibi durumları bütçe açığının sürdürülebilir olmayan bir noktaya gelmesinin etkisiyle bütçe açığını kapatmanın yolları olarak görüyorlar. Ülkenin sahip olduğu varlıkları satmaktan başka seçeneklerinin kalmadığı intibası oluşturdu” dedi.
KANAL İSTANBULVARİ ÇEŞME PROJESİ
Hükümetin finansman bulmak için faizi düşürmek, enflasyonu düşürmek yerine kamu varlıklarını, hazine arazilerini, stratejik altyapı yatırımlarını özelleştirme yoluyla finansman bulma amacı güttüğünü iler süren Onur Saatlı, “Bu dönemde işçinin, emeklinin, çiftçinin ekonomik olarak zor durumda olduğu ve hükümetin geniş halk kitlelerine destek sağlayamadığı noktada milyarlarca liralık maliyeti olacak bir Kanal İstanbulvari Çeşme Projesi’nin yerel halka, doğaya nasıl bir katkısı olacağına dair bir açıklama yapmıyorlar. Çeşme projesi adı altında 2021’e dönen bakış açısıyla istihdam ve kalkınma hamlesi diyorlar ama altlıklarını dolduramıyor. 2021’de sıkıştıkları noktada, ‘Cumhuriyet Köyü’ koyduk ve Atatürk’ün projesiydi söylemleriyle sığınma yoluna gitmişlerdi. Bugün itibariyle Çeşme Projesi’ne dair bir gerçek turizm projesi olabileceğine inanmamız şahsi olarak mümkün değil. Önümüze somut bir veri koyamıyorlar” ifadelerine yer verdi.
NASIL DESTEK İSTİYORLAR?
CHP’li Saatlı açıklamasının devamında şu ifadelere yer verdi;
“Çeşme otoyolunun, köprülerinin özelleştirilmesi gündeme geldiğinde kamu arazilerinin satılarak finansman bulma arayışından öteye gitmeyeceğine yönelik bir endişe var. Burada ikamet eden insanların 50 yıl sonra yaşadıkları çevreyi değiştirmek istiyorsunuz. Bu değişime yönelik bir açıklama ve detay sunmuyorsunuz. Yerel halkta, STK’larda ya da yerel yönetimlerden nasıl destek bulmak istiyorlar? AK Parti yetkilileri, hükümet yetkilileri Çeşme çarşısına gelse karşılaşacakları sorular da bu olacak. İktidarın 20 yıllık geçmişine baktığımızda çok da haksız sayılmayız.”
DURDUĞUMUZ YERDEYİZ
TMMOB’un dava açtığı dönemde TMMOB Peyzaj Mimarları Odası İzmir Şube Başkanı olan, İzmir Büyükşehir Meclis üyesi Elvin Sönmez “Benim oda başkanı olduğum dönemde, meslek odamızda TMMOB çatısında davacı odalardan biriydi. Süreci en başından beri dikkatle takip ettik. Bu güne gelince yeni süreçle ilgili ortada henüz beyan edilen, anlatılan bir planın olmadığını görüyoruz. Yani resmi bir beyan, belge veya görüş talebi yok. Duyumlar var ancak duyumlarla söylem geliştirmek doğru değil. Geçmiş dönem oda başkanlığı yaptığım yıllarda konu ile ilgili vermiş olduğum görüşlerden farklı bir noktada olmadığımı özellikle belirtmek isterim. Kısa bir hatırlatma yapmam gerekirse, TMMOB İzmir İl Koordinasyon Kurulu’nu oluşturan odalar tarafından, yapılan çalışmanın sonunda, Çeşme Turizm Bölgesi Ön Değerlendirme Raporu hazırlanmıştı. Bu rapor, Çevre Mühendisleri Odası, Harita ve Kadastro Mühendisleri Odası, Jeoloji Mühendisleri Odası, Mimarlar Odası, Orman Mühendisleri Odası, Peyzaj Mimarları Odası, Şehir Plancıları Odası ve Ziraat Mühendisleri Odası İzmir Şubelerinden meydana gelen çalışma grubu tarafından oluşturulmuştu. Raporumuzda, Çeşme Kültür ve Turizm Koruma ve Gelişim Bölgesi’ne ilişkin sürecin gelişimi özetlenirken, bölgenin mevcut durumu ve projenin ortaya çıkarması olası sonuçlar da raporumuzun temel ögelerini oluşturmaktaydı. Yapılan bu çalışmanın, Çeşme Yarımadası’nın geleceğinin şekillenmesi yolunda ‘turizm’ adı altında geri dönüşü olmayan tahribatların önüne geçilmesine, doğal mirasımızın korunmasına, rant odaklı bir anlayışın değil, bilimsel verileri odağına alan ortak aklın ağır basmasına katkı sunmasını umut ettiğimizi dile getirmiştik.
Biz o raporu dayanak alarak sürece dava açmıştık. Bilirkişi de tüm verileri değerlendirerek bir rapor hazırladı ve dava sonuçlandı. Koşullarda ve çekincelerimizde değişen bir şey yok. Durduğumuz yerde durmaya dün olduğu gibi bugün de devam ediyoruz. Bir plan önümüze konulursa daha net değerlendirmeler elbette yapılacaktır. Biz alınmış olan mahkeme kararının arkasındayız. Savunduğumuz değerlere paralel bir sonuç alınmış olması sebebi ile mutluyuz. Neden orada böyle bir projenin olamayacağına ilişkin bilimsel temellere dayanan gerekçeleri bakanlık yetkililerine, hatta bakanımıza, tüm kamuoyuna çok kez anlattık. Bilim ve tekniğin ışığında, bölgenin hassasiyetlerini, İzmirimiz için önemini ve kamu yararı koruyan tarafta olmaya her zaman devam edeceğiz” dedi.




