Ozan EKİZ / EGEDESONSÖZ - Urla'da Yenilebilir Otlarımızı Tanıyalım, Koruyalım başlığıyla Urla Ot Bayramı belediye tarafından gerçekleştirilecek. 28-29 Mart'ta gerçekleştirilecek olan festival öncesinde basın lansmanı düzenlendi. Ege otlarının başrol olacağı festivalde; çeşitli atölyeler, söyleşiler, doğa yürüyüşleri yapılacak.

Basın lansmanında konuşan Urla Belediye Başkanı Selçuk Balkan, festivalin dışında ilçenin gündeminde yer alan imar konusu ve Demircili Koyu'nda demirlemiş gemiye dair de açıklamalarda bulundu.

Urla'da taşkınlara önlem... 160 milyonluk yatırım!
Urla'da taşkınlara önlem... 160 milyonluk yatırım!
İçeriği Görüntüle

FESTİVALE DAVET
Balkan ilk olarak, festivale davette bulunarak, "Urla’nın doğayla kurduğu bağı, hafızasını ve ruhunu birlikte hissedeceğimiz bir festival hazırladık. Çünkü bazı şehirler vardır; anlatılmaz, hissedilir. Urla da tam olarak böyle bir yer. Toprağıyla, rüzgârıyla, sofraya gelen her lezzetle bir hikâye anlatır. Bizim bu festivalle yapmak istediğimiz de, tam olarak bu hikâyeyi görünür kılmak. 28-29 Mart tarihlerinde gerçekleştireceğimiz Mart Dokuzu Urla Ot Bayramı programımızda yürüyüş de var, müzik de var, söyleşiler de… Ama en önemlisi; geçmişten bugüne taşınan bir yaşam kültürü var. Cumartesi günü kortej yürüyüşüyle başlayacak festivalimiz, gün boyunca atölyeler, söyleşiler ve kültür gezileriyle devam edecek. Geleneksel bilgiyi modern bakışla buluşturan içerikler, mutfakla bilimi aynı sahnede bir araya getirecek. Pazar günü ise doğaya biraz daha yaklaşacağız. Ot tanıma gezileriyle başlayıp, tarımın geleceğini konuştuğumuz panellerle devam edeceğiz. Çocuklarımız için oyunlar, gençler için ilham, üreticilerimiz için yeni ufuklar olacak. Ama açık söylemek gerekirse, bizim için en kıymetli olan şey programın kendisi değil… Bu festival; birlikte üretmenin, paylaşmanın ve doğayla yeniden bağ kurmanın bir davetidir" dedi.

'URLA'NIN KOYLARI SAHİPSİZ DEĞİLDİR'
Demircili Koyu'nda demirlemiş gemiye dair değerlendirmelerde bulunan Balkan, "Bugün dünyada en çok konuşulan kavramlardan biri “sürdürülebilirlik” tir. Oysa biz, bu kavramı yıllardır bu topraklarda yaşayan bir kültürün parçası olarak biliyoruz. Çünkü Urla’da yaşam, doğayla uyum içinde sürer; onu tüketmeden, onunla birlikte var olmayı esas alır. Tam da bu nedenle son dönemde yaşanan bazı gelişmeler hepimizi endişelendiriyor. Demircili’de hurda bir geminin sahilimizde parçalanmak istenmesi kabul edilebilir değildir. Bu tür işlemler, ciddi çevresel riskler barındırır; deniz ekosistemine, kıyı yapısına ve doğal yaşama zarar verme ihtimali taşır. Bu sürecin yakından takipçisi olduğumuzu özellikle ifade etmek isterim. Urla’nın kıyıları sahipsiz değildir" diye konuştu.

'BU TOPRAKLAR PARSEL DEĞİL'
Balkan, son olarak Kuşçular'da imara açılan tarım arazisi ve doğal sit alanları ile ilgili şunları söyledi:

Öte yandan, Kuşçular’daki yaklaşık 152 dönümlük tarım arazisi ve doğal sit alanının merkezi bir kararla imara açılması da bizleri kaygılandırmaktadır. Bu topraklar yalnızca birer parsel değil; üretimin, kültürün ve yaşam bilgisinin taşıyıcısıdır. Bu nedenle alınan kararların, yerelin gerçekliği ve doğanın dengesi gözetilerek değerlendirilmesi gerektiğine inanıyoruz. Biz doğamızı korumaya, üretim kültürümüzü yaşatmaya ve bu kadim bilgiyi geleceğe taşımaya kararlıyız.