Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Belediye Başkanlarının katılımıyla düzenlenen iftar programında konuştu.

Bahçeli konuşmasında bölgedeki risklere ve Türkiye'nin çevresinde yaşanan olaylar içinde stratejik kararlar vermesi gerektiğine dikkat çekti. Türkiye krizlerin akıntısına kapılan ülke olmak yerine, yeni dengelerin kurulduğu zeminde kendi tarihi ağırlığını sahaya yansıtan bir merkez devlet olması gerektiğini söyledi.

Destici: Emekli maaşı 40 bin lira olmalı!
Destici: Emekli maaşı 40 bin lira olmalı!
İçeriği Görüntüle

“Dünya, eski kavramlar açıklanamayacak radikal bir kırılma eşiğine gelmiştir." diyen Bahçeli, “Bu kırılma, yalnız birkaç bölgesel gerilimin toplamı değildir; Ortadoğu’dan Avrasya’ya oradan Pasifik’e uzanan geniş bir hatta güç dengelerinin yeniden tartıldığı, devletlerin iç dayanıklılığının sınandığı ve yeni bir jeopolitik düzenin ağır ağır şekillendiği tarihî bir eşiktir.

Türkiye’nin önünde duran mesele de tam olarak budur. Bu sarsıntılı çağın kenarında bekleyen bir seyirci mi olunacaktır, yoksa devlet aklıyla yönünü tayin eden, iç cephesini tahkim eden ve bölgesel denklemin kurucu aktörlerinden biri hâline gelen bir ülke mi olunacaktır." diye konuştu.

Bahçeli, “Ortadoğu’nun geniş fay hattı yeniden harekete geçirilmiştir. Gazze’de başlayan ateş, Lübnan’a sıçramış, Suriye’ye gölgelenmiş, Irak’a temas etmiş, nihayet İran’ın merkezine kadar uzanan bir sarsıntı üretmiştir.” ifadelerini kullandı.

Devlet Bahçeli'nin konuşmasından öne çıkanlar şöyle;

“Türkiye krizin akıntısına kapılan bir ülke olmamalı. Türkiye, krizlerin ortasında istikamet tayin eden bir devlettir.”
"İran’da yaşanacak kontrolsüz bir zayıflama yahut çözülme yalnız Tahran’ın iç meselesi olarak kalmayacak; dalga dalga çevre ülkelere yayılan yeni bir istikrarsızlık kuşağı üretme potansiyeli taşıyacaktır. Mesele tam da budur. Türkiye’nin önündeki mesele, uzaktan izlenen bir sınır krizi meselesi değildir. Türkiye’nin karşı karşıya bulunduğu tablo doğrudan doğruya milli güvenlik, sınır emniyeti ve bölgesel istikrar dosyasıdır.

Suriye tecrübesi bize ağır bedeller ödeterek öğretmiştir ki devlet otoritesinin zayıfladığı alanlar kısa sürede farklı silahlı grupların, vekâlet unsurlarının, düzensiz göç hareketlerinin, kaçak ekonomi ağlarının ve dış müdahalelerin sahasına dönüşmektedir.

Fırtınalı zamanlar yalnız risk üretmez; doğru okunduğunda büyük fırsatlar da üretir. Türkiye’nin görevi de tam olarak budur: krizlerin akıntısına kapılan bir ülke olmak yerine, yeni dengelerin kurulduğu zeminde kendi tarihî ağırlığını stratejik akılla sahaya yansıtan bir merkez devlet olmak.

Çünkü Türkiye’nin kaderi, başkalarının çizdiği haritaların içinde savrulmak değildir. Türkiye’nin kaderi, haritaların yeniden çizildiği masalarda söz sahibi olmaktır."