Deniyor ki Atatürk devrimleri halk ile birlikte değil, halka rağmen yaptı.
Şimdi bunu eleştiri olarak mı algılayacağız, yoksa methiye mi?
Ya da soruyu şöyle soralım. Doğru mu yaptı yanlış mı?
Harf devrimi kadınlara seçme ve seçilme hakkı, laisizm, demokrasi, modern eğitim sistemine geçilmesi, medeni yasanın çağın gereklerine göre düzenlenmesi gibi daha sayamadığımız bir çok yenilik ve devrimler halka götürülseydi kabul edilir miydi?
Mesala harf devrimine 1920’’lerin Türkiye’’sinde kim evet derdi. Yada kadınlara seçme ve seçilme hakkı. Günümüzde bile kadının içeri kapatılması gerektiğini savunan ve hatta bunu uygulayan kafalar kadının milletvekili, belediye başkanı olmasına evet der miydi?
Dinin pozitif taraflarını dışlamış şeyhlerin, hocaların ululaştırıldığı halk toplumu modern eğitime evet der miydi acaba?
Soruları uzatmak mümkün. Ama cevaplar tektir. Hayır demezlerdi.
Şimdi baştaki tespite dönelim. Halka rağmen devrimleri yapması doğru muydu, yanlış mı?
Tüm karşı çıkışlara, karşı devrimlere ve çırpınışlara rağmen yapılanların doğru olduğu açıkça görülmektedir. O devrimler yapılmamış olsaydı bu gün bizde Taliban’’ın Afganistan’’ı, Ahmedi Necat’’ın İranı, Kıral’’ın Arabistan’’ı olacaktık. Başka bir şekilde olmamız mümkün müdür. Mümkün olsaydı bir Türkiye daha çıkardı İslam devletleri arasından.
Bir kıyaslama yapılacaksa başladığımız noktada aynı olan ülkelerle yapılmalıdır. Bir İngiltere bir Fıransa ile kıyas yapamazsınız. Çünkü oralarda demokrasi, Laisizm, insan hakları sindirilmiştir. Bizde olduğu gibi geriye dönüş mücadelesi yapılmaz. Karşı devrimlere girişilmez. Hep mevcuttan daha ileri nasıl götürürüz mücadelesidir onlarınkisi. Onun için bir seçimden çıkan ülke savaştan çıkmış gibi hırpalanmaz,.
Referandum demokratik bir kurumdur. Buna kimsenin itirazı yoktur. Fakat referandum yerinde ve zamanında ve iyiniyetle kullanılmadığı zaman temel hak ve hürriyetlerin kısıtlanması için çok tehlikeli bir araç haline dönüşebilir. Referanduma giden erk demokrasiden halkın oyundan bahseder ama gerçekte çoğunluğun azınlığın haklarını elinden almasına sebep olabilir.
Somutlaştıralım konuyu. Bir teklif verilse ve dense ki camiler dışındaki tüm ibadethaneler kapatılsın. Anayasadaki oy bağlamında konu referanduma götürülse sizce evet mi çıkar hayır mı?
Peki biraz daha güçlenen karşı devrimcilerin böyle bir referandum yapmayacağını kim garanti edebilir.
Hani çağdaş dediğimiz İsviçre’’de bile yapılmadı mı benzeri. Halk minarelere hayır demedi mi. Ve bu günün evetçileri, böyle referandum olur mu?Demediler mi?
Eee.. bizde nasıl oluyor.
Demokrasi güzeldir ama bizim parti kazanırsa mantığdır bu mantık.
Atatürk işte bu tehlikeleri bildiği için, gerçekçi, çağdaş, ve özü ileriye dönük bir lider olduğu için halkına temel hak ve hürriyetleri cömertçe bahşetmiştir.
İsteseydi padişah olmaya da muktedirdi. Ama olmadı.
İşte bunun için Atatürk büyüktür. Ve bir Atatürk daha olmayacaktır.
Efkar bastı. Bir Atatürk şiiri musadenizle.
ATATÜRK’’E SIĞINIRIM
Bir milleti görsem zorda
Atatürke sığınırım
Bir garibi görsem darda
Atatürke sığınırım

Bir gün korkarsam ölümden
Kaçmak istersem zulümden
Bir şey gelmezse elimden
Atatürke sığınırım

Kendini bilmeyen haydut
Heykeline diyor ki put
Aydınlığım elimden tut
Atatürke sığınırım

Yaram acırsa derinden
Cehaletin kederinden
Palazlanmış şeyh şerrinden
Atatürke sığınırım

Kimler yapa kimler boza
Bitmez bu dert yaza yaza
Rastlar isem bir yobaza
Atatürke sığınırım

Sorarlar nedir bu ülkü
Bilmezler ki Atatürk’’ü
O Evrende canlı Türkü
Atatürke sığınırım

Ülkemde kurulmuş baskı
İnsan olan olmaz askı
Başımızda zafer kaskı
Atatürke sığınırım

İnsanlar insana kuldu
Aldı kulu insan kıldı
Bunu yapan hep akıldı
Atatürke sığınırım

İnsanoğlu işit dedi
Kadın erkek eşit dedi
Her bireyi reşit dedi
Atatürke sığınırım

Atatürk özgür akıldır
Aklın yoksa ona saldır
Ne tabudur ne kutsaldır
Atatürke sığınırım