EGEDESONSÖZ- İntegral Araştırma Koordinatörü Ümit Yaldız ile Gazeteci Fatih Yapar, SonSöz TV yayınında ülke ve kent gündemine ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

Programda şehrin kronik sorunu haline gelen Buca Cezaevi arsasının geleceği masaya yatırıldı.

Gazeteci Yapar, Buca Cezaevi’nin yıkılmasının ardından alanın planlanması sürecinin mahkemelik olduğunu ve planların iptal edildiğini hatırlattı. Yapar, yeni planda, İller Bankası’na devredilen arazinin bir bölümünde lojman tipi evlerin yapılmasının planlandığını, Soyer döneminde alanı yeşil alan ilan eden İzmir Büyükşehir Belediyesi kurumsalının maliyet gerekçesiyle kamulaştırma bedelinin ödenemeyeceğini açıkladığını ve Başkan Tugay’ın arazinin bir bölümünde yapıların yapılabileceği ile ilgili görüş bildirdiğini belirtti.

AK Parti teşkilatından İnan'a karşılama!
AK Parti teşkilatından İnan'a karşılama!
İçeriği Görüntüle

Yapar, CHP İçişleri Politika Kurulu Başkanı ve İzmir Milletvekili Murat Bakan’ın alanın geleceği konusunda yaptığı açıklamaların Tugay ile Bakan’ı karşı karşıya getirdiğini hatırlattı.

TUGAY, AK PARTİLİ OLSAYDI VE GENEL BAKAN YARDIMCISINA BU ÜSLUBU KULLANSAYDI ŞU AN DİSİPLİNDEYDİ
Araştırmacı Yaldız yaptığı değerlendirmede “Buca Cezaevi, Konya’da, Kocaeli’de olsaydı, böyle olur muydu? Türkiye’deki her şeyi bu ikili muamele sistemi üzerinden göreceğiz artık. Adaletsizlik var. Yanlışlık burada başlıyor. Ben Murat Bakan gibi düşünüyorum. Murat Bakan’dan önce de Murat Bakan gibi düşünüyordum. Burası yeşil alan olmalı dedim yıllardır. Yeşil alan olarak burası planlanmıştı Soyer döneminde. Büyükşehir yeşil alan olarak kalması noktasında direnmelidir. Bir gazetecinin, bir vatandaşın, bir İzmirlinin görüşüdür bu. Değerlidir, değersizdir. Murat Bakan’a yanıt verirken Tugay, nahoş bir üslup kullanmış. Gölge İçişleri Bakanı’na yönelik bir disiplin problemi yaratabilir normal partilerde. Tugay, AK Partili olsaydı ve genel bakan yardımcısına bu üslubu kullansaydı şu an disiplindeydi. Sayın Tugay, yüklü miktarda kamulaştırma çıktı diyor. Ciddi rakamlardan söz ediliyor, büyükşehirin altından kalkamayacağı rakamlar çıkıyor” dedi.

İLLER BANKASI, BÜYÜKŞEHİR’E DAVA AÇAMAZ
Fatih Yapar ise “Hangi kamu kuruluşu başka bir kamu kuruluşuna kamulaştırmasız el atma davası açmış? Hukukçular diyor ki bir kamu kurumu olan İller Bankası devletin kuruluşuna açamaz. Vatandaş açar. Özel şirketler açar, benim yerimi kamulaştırdın diye açar. Kamu kamuya dava açamaz. Böyle bir şey mümkün değilken sen iş adamının arazisine el atmışsın gibi ‘bana kamulaştırma davası açarlar’ diyorsun. Arsa rayiç bedellerini neye göre hesapladın. Alanın yüzde 45’i zaten yeşil alan ve açık otoparka gidecek. Geri kalan bölüm konut ticaret gözüküyor. Adalet Bakanlığı’nın mülkü burası. Buca Belediyesi eski başkanı Cemil Şeboy, rahmetli Ahmet Piriştina ile planlarken buranının planlarının ticaret olarak bırakmışlar, üzerinde cezaevi var ama. Orası karma bir planlama” dedi.

İLLER BANKASI PARAYI KESEBİLİYORSA KESSİN!
Gazeteci Yapar sözlerinin devamında “Adalet Bakanlığı, sonrasında İller Bankası’na burayı devretti. Neden bıraktı? İller Bankası ile Çevre, Şehircilik Bakanlığı arasında ülke genelinde cezaevi, sığnma evi ya da Adalet Bakanlığı’na ait lojman yapılsın diye burayı devretti. Devraldıktan sonra İller Bankası’nın bunun karşılığında İzmir’de bir cezaevi, hakim-savcı lojmanı bekleriz. İller Bankası, bu protokol kapsamında burayı aldı, bir değer yazdı. Gitti Bolu’ya cezaevi yaptı, Karaman’a lojman yaptı. İlleri afaki söylüyorum. Erzincan’a hakim evi yaptı. Silivri’ye ek bina yaptı. Bunun karşılığını İller Bankası, Adalet Bakanlığı’na ödedi. İki kurum arasında protokol var, Adalet Bakanlığı mülkiyetinde araziler var. Buca Cezaevi karşılığında Adalet Bakanlığı’nın İller Bankası’nda aldığı binalar, yerler var. Bu anlaşma bitti. Boşu boşuna kavga ediyoruz. Atı alan Üsküdar’ı geçti. Büyükşehir belediye başkanı bana kamulaştırma bedeli çıkıyor diyor. İller Bankası benim hesabımdan İzmir’in payını keser diyor. O zaman kessin. Kesebiliyorsa kessin. Hukuken bu yollar bitmeden İller Bankası adına büyükşehir belediye başkanı niye konuşuyor? 18 milyar rakamı neye göre belirlendi?” ifadelerini kullandı.

ÖRTÜLÜ ANLAŞMA YAPILMIŞ OLABİLİR
Araştırmacı Yaldız, arazinin Buca’da nadir kalan boş arazilerden birisi olduğunu ve tamamen yeşil alan olması konusunda kurumların fikir birliği içinde olması gerektiğini söyledi. Yaldız, Tugay’ın çok hızlı biçimde alanın yeşil alan olmasından vazgeçtiğini belirterek şunları söyledi:

Tugay, Buca Cezaevi arazisinden çok kolay çekildi. Bunun nedenini bilmiyorum. Soyer burayı yeşil alan yaptı diye de bunu yapmış olabilir. O dönemki duyguları Soyer’e karşı negatifti. Yada devlet kurumları arasında burayı bana ver, başka yeri ben sana vereyim denmiştir. Örtülü anlaşma olabilir. Yüzde 50’sini siz alın, yüzde 50’ini yeşil alan olsun. Yüzde 60 zaten yeşil alan olarak terk edilmek zorunda. Planlamanın ana ilkesi bu.

EFSANE OLMAK İÇİN MEYDAN OKUMAYA KATILMANIZ LAZIM
Geçmişte Şeboy döneminden beri verilen mücadele var. Soyer’in yaptığı yeşil alan ilanı meydan okumadır. Size ait olmayan bir alan yeşil alan ilan ettiniz. Piriştina’dan beri böyle bir meydan okuma görmedim. Piriştina, Konak Meydanı’nda Bağ-Kur binası olan yeri bir gecede yeşil alan ilan etti. 15 sene oraya çivi çakılmadı, tam da inşaata başlanacaktı. Bu şehir efsane başkanlar yarattı geçmişte. Durup dururken efsane olmuyorsun. Efsane olmak için meydan okumaya katılmanız lazım. Sen yap yeşil alanı, sana kamulaştırma davası açsın. Bak bakalım Bucalılar nerede duruyor? İzmir halkı nerede duruyor? İzmir halkının gücü var.

İZMİR BİR MİLLET BAHÇESİNİ HAKETMİYOR MU?
İzmir halkı, AK Parti’ye 1 milyon oy veriyor. Bir millet bahçesini hak etmiyor mu? O zaman Bergama’daki stadyumun arazisi Spor Bakanlığı’na aitti, oraya da inşaat yapsalardı madem. Geçen hafta millet bahçesi oldu. Mücadele ederseniz, halka sırtınızı dayarsınız, halk o araziyi söke söke alır. Vermek zorunda kalırlar. İller Bankası’na başka bir yerden arazi verilebilir. Hazine arazisi çok İzmir’de.

Hava fotoğrafına bakına Buca’da her yer beton, bir orası var. Oranın yeşil alan olması neden birilerinin zoruna gidiyor? Cemil Tugay’ı kastetmiyorum sadece, bu işin peşinden koşan milletvekillerini de kastediyorum. Orası yeşil alan olsun, millet bahçesi olsun. Sayın cumhurbaşkanı açsın, bu kent bunu hak etmiyor mu? Üstüne Buca’da Hamza Dağ’ın birinci çıktığı ilçe… Belki bir sonrakinde AK Parti’ye geçecek burası. Nedir bu inşaat, çimento? İzmir için bunu çözün, Buca’da değil Konya’da olsa çözerdiniz çünkü. Büyükşehir başkanımız peşinen razı, al gülüm ver gülüm. Sayın genel sekterine dönüp sorsun. Bilmem kaç dönüm araziye inşaat yaparken yarısını yeşil alan yapmak zorundasınız. Siyasetçi böyle olaylar ya kahraman olarak çıkar ya da başka türlü çıkar.