Tayfun MARO
Sözün haysiyeti
18 Ekim 2019 Cuma

Bayağılığa adanmış yitik hayatların insanı önemli kıldığı ve sözün söz olmaktan çıktığı bir çağın orta yerinde, yalanı umut niyetine tüketiyoruz.

Görüntüleşerek dolayladığımız sosyal ilişki ağındaki interaktif söz ve görüntü israfına “iletişim” dediğimiz bu çağda, akıl söze söz geçiremiyor. İletişimsizlikle malulüz.

İletişim niyetine ekranların interaktivitesinde kendini çoğaltan öznelerin kurduğu sanal âlem, yeni kuşakların sığınağı… Sözlerden ırak güvenli bölge…

Demokrasi olsun diye halkın oylarıyla oraya buraya seçtiği efendilerin, yapacağı veya yapamayacağı işleri lafla yoğurarak topluma servis etmesine, siyaset dilinde, vaat deniyor.

İşte bu halka vaat etmek için kullanılan dil ve siyasal propaganda, sözü söz olmaktan çıkaran etkenlerin belki de başında geliyor. İktidar kurmanın aracı olarak siyaset ha keza…

Yönetmek ve siyaset yapmak için algıyı “her şey” kabul eden anlayış, her şeyin ucuzuna ve kolayına teşne olmanın sonucu, sözü algıya kurban etti. Söz, aldatmanın aracı oldu; yani laftan ibaret kaldı.

Günümüzde, Dünya lideriyim, diyen adamlar, (şu an için aralarında kadın yok) yalan söylemekle meşhurdur. Dünya’nın en meşhur efendileri, en iyi yalan söyleyen, en küstah, en rahat hakaret edenlerdir. Bunlar büyük efendilerdir.

Ve “siyasette yalan mubahtır” demekten imtina etmeyen, bu durumu olağan karşılayan insanlık, ne yazık ki değersizliği seçiyor. Hepimiz değersizlikte buluşuyoruz.

Sistemde kendine yer açmanın, barınmanın bedeli, sistem kuran buyurgan akla, zora dayalı veya gönüllü itaattir.

Yönetenlerin yönetilenleri sosyal sözleşmeyle gönüllü itaate ikna ettiği devlet/toplum ilişkisi, tam olarak sözün yalana dönüştüğü insanlık durumudur.

Sözün bittiği yerde insanlık sopa ile ikna edildiğinden, sözün zaten hükmü kalmıyor. Fakat modernitenin getirdiği yönetim biçimlerinde sopa pek makbul olmadığı için, niyeti sözle alalamak gereği ortaya çıkmıştır. Kabaca, “kafakol” dediğimiz…

Uygarlaşma sonucu, söz, dolaylanmış ilişkilerin ifade biçimi olduğu ölçüde, sahici olandan, gerçekliğin bilgisinden uzaklaştı. Gerek muktedirlerin iktidar dili olarak, gerekse tüketim toplumunda metalaşan değerlerin ifadesinde, bize sadece insanın gönüllü esaretinin ve teslimiyetinin bilgisini veriyor.

Günümüzde, söz, başkaldırının değil, baş eğişin ve teslimiyetin imgelem aracıdır.

Bu ahvalde, insanlığa karşı işlenmiş suçların belgesi olarak yazıyı işaret etmek, abartı olmaz.

Uzun sözün kısası, yalanla aynılaşan sözün haysiyeti kalmadı.

Yazdır   Önceki sayfa   Sayfa başına git  
YORUMLAR
 Onay bekleyen yorum yok.

Küfür, hakaret içeren; dil, din, ırk ayrımı yapan; yasalara aykırı ifade ve beyanda bulunan ve tamamı büyük harflerle yazılan yorumlar yayınlanmayacaktır.
Neleri kabul ediyorum: IP adresimin kaydedileceğini, adli makamlarca istenmesi durumunda ip adresimin yetkililerle paylaşılacağını, yazılan yorumların sorumluluğunun tarafıma ait olduğunu, yazımın, yetkililerce, fikrim sorulmaksızın yayından kaldırılabileceğini bu siteye girdiğim andan itibaren kabul etmiş sayılırım.
 

Bu haber henüz yorumlanmamış...

FACEBOOK YORUM
Yorumlarınızı Facebook hesabınız üzerinden yapın hemen onaylansın...
Aylin AKDOĞAN
Aylin AKDOĞAN
İzmir-İN
Erkan SEVİNÇ
Erkan SEVİNÇ
Tunç Soyer’in tavrı?
Mehmet KARABEL
Mehmet KARABEL
Hiç sahici yaş günü olmadı! Çünkü…
Dr. Berna BRIDGE
Dr. Berna BRIDGE
Güzel Atamı dünyanın her yerinde tanıtma gururunu yaşıyorum
Metin ÖNEY
Metin ÖNEY
Nerem ağrıyor?
Hanzade ÜNUZ
Hanzade ÜNUZ
Atamıza hoşgeldiniz
Hüseyin ASLAN
Hüseyin ASLAN
Atatürk: Yaşayan ideoloji
Tayfun MARO
Tayfun MARO
Efendilerin bitmeyen gazabı
Engin ÖNEN
Engin ÖNEN
Moskova’da neden iki ayrı ‘7 kasım’ kutlaması
Nedim ATİLLA
Nedim ATİLLA
Bir kenti peynir üzerinden okumak, yaşamak…
ÇOK OKUNANLAR
SPOR CAFE
ÇOK YORUMLANANLAR
GAZETE EGE'DE SONSÖZ
KünyeKünye İletişimİletişim FacebookFacebook TwitterTwitter Google+Google+ RSSRSS Sitene EkleSitene Ekle Günün HaberleriGünün Haberleri
Maxiva