Metin ÖNEY
Sosyal sözleşme
17 Eylül 2019 Salı

Devlet’in ne olduğunu açıklayan hukuksal teori “sosyal sözleşme” teorisidir.

Buna göre:

İnsanlar kendilerinin hak ve özgürlüklerinin korunması için Devlet’in lehine bazı tavizler vermeyi kabul ederler.

Buna mukabil:

Devlet’ de insanların “hak ve özgürlükleri”ni koruyacağını vaat eder.

Çok özet ve bir bakıma anlaşılır tarz da anlatmaya çalıştığım “Sosyal Sözleşme” veya eski deyimle “İçtimai Mukavele” teorisi Devlet’in oluşumunu böyle izah eder.

Şimdi:

Bu teorinin en önemli unsuru “hukuk”tur…

Hukuk yoksa bu teorinin hiçbir önemi kalmaz ve Devlet bir “güç” erkine döner ve yurttaşların hiçbir hak ve özgürlüğü ne Devlet’e karşı ve ne de birbirleri ile karşılıklı korunamaz.

Hukuk yoksa artık Devlet, elinde bulunduranın kendi ihtiraslarının uygulandığı bir “güç”e dönüşür.

Bu kısa açıklamadan sonra esas konumuza gelelim:

2018 yılında Adalet Bakanlığı’nın yaptığı ilginç ve ilginç olduğu kadar vahim bir bilgi var.

Şöyle ki:

Türkiye de 66 milyon erişkin vatandaş var.

Bu 66 milyonun tam 13 milyonu ile ilgili adli veya idari soruşturma yapılmış.

Yani her beş vatandaşımızdan biri “soruşturmalı”

Modern Devletler’de durum nedir bilmiyorum ama bu çok yüksek bir rakam olsa gerek.

Bir başka ilginç konu da bilhassa son yıllarda karşılaştığımız bir konudur ki, “tutuklamalarla” ilgilidir.

Önce bir evrensel kuralı belirtelim:

Esas olan tutuksuz yargılanmadır.

Elbette şartlar oluşmuşsa tutuklama da kaçınılmaz olur.

Ancak:

Son yıllarda durum enteresan bir hal almıştır.

İşlenen suça göre, mesela taciz ve tecavüz gibi suçlarda failin tutuklanması beklenmektedir ama serbest bırakılmıştır.

Durum sosyal medyaya intikal eder ve yapılan eleştiriler sonucu fail tutuklanır.

Veya tam tersi de olmaktadır.

Beklenmedik tutuklanmalar söz konusudur.

Ve kısa bir zaman sonra serbest bırakılır.

Hiç şüphesiz her bir dosyanın ayrı bir özelliği vardır. Ve dosya içeriğini ancak ilgili hakim bilebilir ama bu verdiğim örnekler arttıkça hukuka olan güven azaldıkça azalmaktadır.

Birçok kez belirtmeye çalıştım:

Dünyada durumları ne olursa olsun:

Ekonomi Devleti yoktur.

Kültür Devleti yoktur.

Sağlık Devleti yoktur… Vesaire…

Ama:

Bütün Devletler, rejimleri ne olursa olsun “Hukuk Devleti” olmak isterler veya olduğunu iddia ederler.

Çünkü:

Hukuk yoksa sağlı da yoktur, eğitim de yoktur ve ekonomi de yoktur.

O halde:

İlla Hukuk, illa hukuk…

Yazdır   Önceki sayfa   Sayfa başına git  
YORUMLAR
 Onay bekleyen yorum yok.

Küfür, hakaret içeren; dil, din, ırk ayrımı yapan; yasalara aykırı ifade ve beyanda bulunan ve tamamı büyük harflerle yazılan yorumlar yayınlanmayacaktır.
Neleri kabul ediyorum: IP adresimin kaydedileceğini, adli makamlarca istenmesi durumunda ip adresimin yetkililerle paylaşılacağını, yazılan yorumların sorumluluğunun tarafıma ait olduğunu, yazımın, yetkililerce, fikrim sorulmaksızın yayından kaldırılabileceğini bu siteye girdiğim andan itibaren kabul etmiş sayılırım.
 

Bu haber henüz yorumlanmamış...

FACEBOOK YORUM
Yorumlarınızı Facebook hesabınız üzerinden yapın hemen onaylansın...
Fatih YAPAR
Fatih YAPAR
Neden Bogota başkanından örnek verdi?
Nedim ATİLLA
Nedim ATİLLA
Hileciliğin, sahteciliğin önüne geçmenin yolları…
Cumhur BULUT
Cumhur BULUT
Servisçinin çilesi
Mehmet KARABEL
Mehmet KARABEL
Bir sabah ansızın gelebilirim!
Metin ÖNEY
Metin ÖNEY
Endişelerim
Hüseyin ASLAN
Hüseyin ASLAN
Birlik-beraberlik zamanı
Tayfun MARO
Tayfun MARO
Ezberler bozulunca
Muhittin AKBEL
Muhittin AKBEL
Gürsel Aksel'den muhteşem ders
Nuray KAYA
Nuray KAYA
Cephe
Prof. Dr. Mustafa KAYMAKÇI
Prof. Dr. Mustafa KAYMAKÇI
Yunanistan ile kalıcı dostluk, ama nasıl?
ÇOK OKUNANLAR
SPOR CAFE
ÇOK YORUMLANANLAR
GAZETE EGE'DE SONSÖZ
KünyeKünye İletişimİletişim FacebookFacebook TwitterTwitter Google+Google+ RSSRSS Sitene EkleSitene Ekle Günün HaberleriGünün Haberleri
Maxiva