Dr. Berna BRIDGE
Çocuk askerler
18 Mart 2017 Cumartesi

Geçen hafta sizlere Somali’de, Irak’ta 1990 da doğan çocukların şimdi 27 yaşında olduğunu ve hayatlarında savaştan başka bir şey görmediğini yazmıştım. Somali ve Irakta petrol ve başka zenginliklerin olduğunu, bu zenginlikler nedeniyle ülkelerinde savaş ve kaosun bitmediğini, açlık, kıtlık çekmemelerinin gerektiğini eklemiştim ki basında Somali’de yeni bir kıtlığın baş gösterdiği yer aldı. İnsanlığımdan utanıyorum demiştim.

Derken, büyük oğlumun bana sipariş ettiği ve ona vermeden okuduğum son kitap Afrika’daki çocuk askerleri anlatan bir kitap olunca, yine içim burkuldu, sizlerle bu hafta da bu insanlık ayıbını paylaşmak istedim.

Kitap Kongo’daki durumu paylaşıyor ama birçok Afrika ülkesi için geçerli, alışılmış bir öykü. Kongo yıllarca Belçika sömürgesiymiş. Altın ve pırlanta açısından zengin bir ülke ancak bu altın ve pırlantalardan faydalananlar yerel halk değil, Belçikalılarmış. Yerel halk ya köle olarak avlanıp ülkelere satılıyormuş ya da ağır vergiler altında çöküyorlarmış. Yani Belçika!nın bugünkü zenginliğinin nedeni… Sonunda dayanamayıp isyan etmişler halk olarak ve 1960 da bağımsızlıklarını almışlar. Ama maalesef gelen liderler de hep kendi çıkarlarını kovalamış, onlar varsıllaşmış, saraylarda yaşamış, hep suiistimal etmiş ve halk yine yoksul kalmış. İç savaş, kaos hep devam etmiş hala da devam ediyormuş.

İşte bu ortam içerisinde, bir gün okul bahçesinde oynayan bir grup çocuk eli silahlı bir grup tarafından kaçırılıyor. Saatlerce yürüyorlar ve sonra duruyorlar. En küçüğü 5 yaşında, en büyüğü 12. Beş yaşındakinin gözleri bağlanıyor, eline bir otomatik silah veriliyor ve ateş ettiriliyor. Çocuk gözlerinin bağı açılınca görüyor ki 12 yaşındaki çocuklardan birine ateş etmiş, vurmuş ve öldürmüş. Komşusu çocuk kanlar içinde yerde yatıyor!

Silahlı adamlar bu çocuğa artık köyüne dönemeyeceğini, arkadaş katili olduğunu, onun tek ailesinin onlar olduğunu anlatmış. Uzun öykünün kısası, bu beş yaşındaki yürekli çocuk sonunda kaçmayı ve köyüne dönmeyi başarıyor ama fiziken ve ruhen hasarlı. Babası Kongo’da insan hakları savunucusu bir avukatmış, çocuğun neler yaşadığını tahmin edebildiğinden çocuğa ilk söylediği “Orada yaşadığın hiçbir şeyi kimseye anlatma, bana bile” olmuş. Çocuk uzun süre yaşadıklarını sır gibi saklamış ama daha sonra babası ile paylaşmış.

Kitabı yazan çocuk şimdi genç bir yetişkin, Kanada’ya 16 yaşında siyasi sığınmacı olarak annesi ve bir ablası ile kaçabilmiş. Diğer ablası ve babası ise kayıp, yani ölü… Toronto üniversitesinde “Afrika İlimleri” programını bitirmiş ve şimdi dünyayı dolaşarak herkesin bir şekilde fark yaratabileceği ve çaba göstermesi gerekliliğini anlatmaya çalışan bir konuşmacı…

Bu çocuğun, genç adamın adı Michel Chikwanine. Kitabı Jessica Dee Humpreys ile birlikte yazmış, herkesin anlayabileceği bir dille.  Jessica uluslararası insani, askeri ve çocuk yazarı. Bu tür kitapları yazma gereksinmesi olmayan bir dünyada yaşamayı umduğunu söylüyor.

Ben de bunları yazarak sizlere hem dünyanın bilmediğimiz köşe bucaklarında olanları getirmeye çalışıyorum, sizlere dünyayı farklı açılardan da tanıtmaya çabalıyorum, hem de bu acılarla yoğrulmuş genç adam Michel gibi bizlerin de bir yerlerde, bir şekilde, bir fark yaratabileceğine inanıyorum ve Jessica gibi bunları yazmamın gerekmediği bir dünya hayaliyle yaşıyorum, yazıyorum…

Önceki sayfa   Sayfa başına git  
YORUMLAR
 Onay bekleyen yorum yok.

Küfür, hakaret içeren; dil, din, ırk ayrımı yapan; yasalara aykırı ifade ve beyanda bulunan ve tamamı büyük harflerle yazılan yorumlar yayınlanmayacaktır.
Neleri kabul ediyorum: IP adresimin kaydedileceğini, adli makamlarca istenmesi durumunda ip adresimin yetkililerle paylaşılacağını, yazılan yorumların sorumluluğunun tarafıma ait olduğunu, yazımın, yetkililerce, fikrim sorulmaksızın yayından kaldırılabileceğini bu siteye girdiğim andan itibaren kabul etmiş sayılırım.
 

Bu haber henüz yorumlanmamış...

FACEBOOK YORUM
Yorumlarınızı Facebook hesabınız üzerinden yapın hemen onaylansın...
Nurhayat TALAY
Nurhayat TALAY
Türk halkının baş tacı: Çay
Harun ÖZDEMİR
Harun ÖZDEMİR
Milli Bayramların konsepti değişebilir mi?
Tayfun MARO
Tayfun MARO
Büyük Kongre’den Sonra…
Ümit YALDIZ
Ümit YALDIZ
AK Parti Kongresi'nin ardından…
Fatih YAPAR
Fatih YAPAR
Yeni Atılım Dönemi!
Fikret İLKİZ
Fikret İLKİZ
İmambayıldı yemeği
Ahmet Aydın AKANSU
Ahmet Aydın AKANSU
Çevreciler de bir ölürler, bin dirilirler…
Emin ÖZTÜRK
Emin ÖZTÜRK
ARKA PLAN…
Nedim ATİLLA
Nedim ATİLLA
Son İzmir raporu…
Aylin AKDOĞAN
Aylin AKDOĞAN
İZMİR-İN
ÇOK OKUNANLAR
SPOR CAFE
Nüvit TOKDEMİR
Nüvit TOKDEMİR
Altay'ın mucize şampiyonluğu!..
Suavi YARDIMOĞLU
Suavi YARDIMOĞLU
Bornova Becker, gurur, keder…
ÇOK YORUMLANANLAR
GAZETE EGE'DE SONSÖZ
KünyeKünye İletişimİletişim FacebookFacebook TwitterTwitter Google+Google+ RSSRSS Sitene EkleSitene Ekle Günün HaberleriGünün Haberleri
Maxiva