HABERLER>EKONOMİ
23 Ekim 2020 Cuma - 16:36

Turizmcilerden Çeşme Projesi önerisi: Mimari, ağaç boyunu geçmemeli

Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy'un İzmir'e kazandırmak istediği dev projeyi yorumlayan ETİK Başkanı Mehmet İşler, "Biz bu projenin arkasındayız. Yatak sayımızı artırmak, daha çok turist çekmek, istihdam yaratmak için, projeyi destekliyoruz. Mimari, kesinlikle ağaç boyunu geçmemeli. Eğer projede olumsuz şeyler görürsen, en büyük tepkiyi ETİK olarak biz gösteririz" dedi.

Turizmcilerden Çeşme Projesi önerisi: Mimari, ağaç boyunu geçmemeli

EGEDESONSÖZ - Ege Turistik İşletmeler ve Konaklamalar Birliği Başkanı, Türkiye Otelciler Federasyonu Başkan Yardımcısı Mehmet İşler, SonSöz TV'de gazeteci yazar Muhittin Akbel'in konuğu oldu. 2020 turizm sezonunu değerlendiren, yeni sezon için beklentilerini dile getiren İşler, Çeşme projesi, Hilton İzmir ve Foça Fransız Tatil Köyü ile ilgili de çok önemli açıklamalarda bulundu.

SEKTÖR, KREDİLERLE AYAKTA DURMAYA ÇALIŞIYOR
Mehmet İşler, pandemi sürecindeki turizmi şu sözlerle anlattı: "Pandemi eşittir, izolasyondur. Ne kadar çok izolasyon olursa, pandeminin yayılmasını o kadar çok önlersiniz. Turizm, ise çok sosyalleşme, iç içe olma, seyahat etmek anlamına geliyor. Dolayısıyla birbirine zıt iki kavram. Böyle bir ortamda biz turizmciler  iş yapmaya çalıştık. Devlet ve sektörün el ele verdiği çalışmalar burada çok önemli. Kısa çalışma ödeneği çıktı. Bu, kalifiye olarak yetişmiş elemanın başka bir sektöre kaymasını önleyecek bir tedbirdi. Sektör, bunu bakanlıklardan talep etti. Bakanlık bu sesi duydu, bize yardımcı oldu. Sonuç itibariyle geldiğimiz nokta yeterli mi? Değil. Çünkü rakiplerimiz sektöre bu noktada hibeler, faizsiz krediler verirken, bu gemiyi yüzdürmek için bizler kredilerle ayakta durmaya çalışıyoruz. Ve vergisel, prim anlamında var olan ödemelerimizi ötelettirmeyeçalışıyoruz. Bu sorunlar, Demokles'in kılıcı gibi sektörün boynunda duruyor ve bu bir ağırlık yaratacaktır. Biz bu konularda devletten destek istiyoruz."

İÇ TURİZM, HER ZAMAN BİZİM CAN SİMİDİMİZDİR
"Türk turizminde krizlere girildiği zaman en önemli pazar, her zaman iç pazar olmuştur. İç pazarın olmadığı bir pazarda ayakta durmamız mümkün değil. Avrupa’da toplam pazar içerisinde iç pazarın oranı yüzde 25’tir. Bizde ise erken rezervasyon kampanyalarıyla yüzde 15 bandında. Bu krizlerdeki kırılganlık eşiğini aşmamız için yüzde 10-15 civarında daha iç pazarda verim elde etmemiz gerekiyor. İç pazar bir can simididir. Bizim dış pazara karşı kullanacağımız bir kozdur, kimse olmasa bile kendi yağımızda kavrulacağımız öz kaynağımızdır. Bunu da zaten sektör biliyor. TÜROFED ve ETİK olarak biz iç pazarla ilgili daha çok tanıtım yapmak adına yerel yönetimlerle, bakanlıkla birlikte ciddi bir çaba sarf ediyoruz. İç pazarın geliştirilmesi konusunda ciddi adımlar attık, taleplerde bulunduk. "

BİZ BU GEMİYİ 2021 MAYIS'INA KADAR YÜZDÜRMEK İSTİYORUZ
"Sektör bu gemiyi 2021 Mayıs ayına kadar yüzdürmek istiyor. TÜROFED Başkanımız Sururi Çorabatır, sektörün bütün sesini bakanlığa iletiliyor. Gerçekten başkanımız bir devlet adamı gibi bakanımızla kurduğu köprü ile sektörün tüm talebini iletiyor. Böylece sahadaki gerçek sorunlar, devletin önüne konulmuş oluyor. Bundan yola çıkarak 2021 yılında bu gemiyi mayıs ayına kadar yüzdürmeyi düşünüyoruz. Sektörün ciddi beklentileri var, bizlerin de ciddi çalışmalarımız var. 2020’de beklediğimizi bulamadık. Sektör zaten büyürken kredi alıyordu, bir de üstüne korona vakası geldikten sonra yine borçlandı. Şu anda sektör krediler yüzünden, pimi çekilmiş bomba gibi. Eğer devletten gerekli destek gelmez, krediler ödenemezse, finans kaynakları tesisleri ucuza teslim alacaktır. Yani bir el değiştirme olacaktır. Bu durum, Türk turizmi için büyük bir risk var. Şu ana kadar sektörün yüzde 99'u, yerli iş gücü ve yatırımcıdan oluşuyor. Türkiye’de şu an çok az sektör kaldı, hala kendi vatandaşlarımızın yönettiği ve sahip olduğu. Yani milli bir sektörüz. Eğer biz bu sektörü yüzdüremezsek, öbür sektörlerde olduğu gibi de kredinin getirmiş olduğu borcu ödemek için el değiştirmeler başlayacaktır. Kriz bütün dünyada var. Bu krizin geçebilmesi için fırtınada geminin güvenli bir limana çekilmesi lazım. Turizm, şu an bunu yapıyor, bunun için de devletle beraber işbirliği yapıyor. Sadece devletle yapmadığı gibi buradan dönüp yerel yönetimlere bunu anlatarak, milli ve yerli sektörün olmasından gelen bu gücü, 2021’den sonra da yüzdürerek devam edip, hem Türkiye’nin en büyük döviz girdisi olan sektörü yaşatmak istiyor. Sektörün, 2021 yılında desteklenmesi  lazım. Desteklenmezse, tesisler el değiştirir, milli sektörü kaybedebiliriz. Taleplerimiz karşılıksız kalmıyor. Vurduğumuz yerden ses geliyor, sektörü çok iyi anlatıyoruz. Bugüne kadarki sektörle devlet arasında en yüksek verimliliğin olduğu bir dönem yaşıyoruz. Ama bunlar tatmin edici mi? Hayır, yeterli değil, daha iyisini bekliyoruz. Özellikle hibe alanlarında, kredi faizleri konusunda, kredibilitesi olmayan yada doldurmuş olanların tekrardan hacimlerin açılması ve yeni yeni sektöre nefes aldıracak adımların atılmasını istiyoruz. Daha çok yol kat etmemiz gerekiyor ama önceki dönemlerle kıyasladığımız zaman geldiğimiz nokta itibariyle alabildiklerimiz mutlu ediyor. Fakat almamız gereken ve olmamız gereken açısından da ise tatmin edici noktada değiliz."

2021 İÇİN, 2019'UN YÜZDE 30 ALTINDA, 2020'NİN ÜSTÜNDE BİR HEDEFİMİZ VAR
"2020'de hiç kimsenin beklemediği bir pandemiyi yaşadık ve artık pandemiyle yaşamayi öğrendik. Ülke ve sektör olarak bir tecrübe edindik. 2021 yılı, 2019 yılından daha kötü, 2020 yılından daha iyi olacak. 2019’a göre yüzde 30 daha aşağılarında, 2020’nin de üzerinde olacağız rakamsal olarak. Bu bizim öngörümüzdür. Buradaki en önemli etki, virüsün seyridir. Virüsün kışın alacağı seyir ne olacak? Aşı gelecek mi, etkisi ne olacak? Mutasyona uğrayacak mı? Sektörler ve piyasalar nasıl etkilenecek?"

ÇEŞME PROJESİNE, SİYASET ÜSTÜ BAKIYORUZ
"Çeşme projesini önemsiyoruz. Biz ekmeğimizi turizmden yiyoruz. Bizim bütün hayatımız da turizm. Bir turizmci olarak bu projeye, siyaset üstü bakıyoruz. Biz bugün muhalefetin olduğu bir şehirde yaşıyoruz ama iktidar geliyor, burada bir proje yapıyor. Turizmci olarak bizim duruşumuzun ne olması lazım? Yerel yönetim olarak seçtiğimiz muhalefetin öngörüsüne göre, bir siyasi gözlükle bunun peşine takılıp gitmek mi gerekiyor? Yoksa oy vermediğimiz halde iktidar olmuş bir gücün gelip burada yapacağı projenin arkasında mı durmamız gerekiyor? Biz yolumuzu, böyle baktığımız zaman yanlış yapacağımızı sanıyoruz. Çünkü bu ekmek, rızık işi, İzmir’in geleceği. İzmir’in Türkiye’deki en fazla genç işsizi bulunan şehir olduğu için...  9 tane üniversitesi olduğu halde yetiştirip yetiştirip başka şehirlere kaynak yarattığı için... Doğal güzellikleri olduğu halde yıllardan beri 65 bin yatağı geçemediği için... Turist sayısının 1 milyon 200 bin bandını aşamamasının getirdiği bir eziklik ve handikap nedeniyle biz bu projeyi öyle gördük. Efendim dediler ki, ‘Bu proje niçin iktidar 18 yıl durdu da şimdi mi aklına geldi? Bu proje, kime, ne peşkeş çekiliyor da veriliyor? Bu proje, birilerinin cebini doldurmak için çıkarılmış bir proje!’ Bir daha söylüyorum; biz bunların dışında salt, siyaset üstü görüyoruz. Bizim aklımız rantiyeye, yağmacılığa şuna buna yetmiyor. Biz bu araziyi 10 yıl boş bıraksaydık, koruyabilecek miydik? Korurduk. Daha önce koruyamadığımız arazilerin durumu ortada. Hepsi birer, üçer doldurulan yazlık yerine döndü. Yaşamayan bir ölü şehir haline geliyor 8 ay boyunca Çeşme.... Üç ayda da full dolan, kendini taşıyamaz altyapısıyla, yollarıyla bir şehir haline geliyor. Peki ne istiyoruz? 65 bin yatağımız, 165 bin, 200 bin olsun. Bu projede 100 bin gencimize iş gelsin. Büyük film firmalarıyla birlikte burada İzmir’in bu güzelliklerinin tanıtılacağı film platoları oluşturulsun.  Lavanta bahçelerinin içinde dolaşabileceğimiz, Türkiye’de bugüne kadar dizayn edilmemiş yeni bir konsept olsun, istiyoruz. Çatılarındaki panellerle kendi elektriğini kendi üreten ve yağmur sularının depolanarak geri dönüşümlü olarak doğada kullanılması ve bütün bunların dışında mega yatların geldiği, limanların çevre ve doğayla uyumlu olduğu bir yer olsun istiyoruz. İçinde elektrikli araçların dolaşacağı, evlerin elektriklerini kendi üreteceği ve bu alanda bizim agro turizm dediğimiz tarımsal ürünlerin sizin kendiniz tarafından toplanıp tüketildiği ve işlendiği alanların olmasını istiyoruz. Bunun yanında yine ciddi bir konaklama lojmanlarının olduğu bir planlama istiyoruz. Burada çalışacak insanların lojman sorunlarının arka planda bulunduğu bir projeden bahsediyoruz. Sahilin tesislere tahsis edilmediği, halka açık olduğu bir proje olacak. Tesisler ise sahillerin arkasında bir yerlerde olacak. Sahilin, herkesin imkanını sunup yeni bir konseptten bahsediyoruz. Sahiller bugün Monako’daki gibi halka açık olacak, sahilden sonraki kısımda tesisler konuşlandırılacak. Bu tesislerin mimarileri ve konseptleri de farklı olacak. Yani Antalya’daki gibi kes kopyala yapıştır, yan yana birbirine benzeyen değil, Akdeniz mimarisine uygun, ağaç boyunu geçmeyen bir mimari istiyoruz. Biz bunları bakanlığımıza da ilettik. Yıllardan beri Çeşme'de var olan bir sıkıntı var. ‘Efendim ben yazlığıma geldim kafa dinlemek istiyorum, gümbür gümbür sabaha kadar müzikten uyuyamadım’ diyenler var. Öte yanda da ‘ben de çalıştım geldim, deşarj olmak istiyorum’ diyenler var. Bu iki düşüncenin çatıştığı Çeşme'yi biz yarattık, kötü dizayndan dolayı. Bu kadar geniş bir alanda eğlence merkezleri toplanacak, Çeşme bu dertten, gürültüden kurtulacak."

ÇEŞME PROJESİNİN DETAYLARINDA NELER VAR?
"Projenin çok daha fazla detayları var. ‘Efendim suyu ne yapacağız?’ şimdi biz bunların hepsini sorduk, cevabını aldık. Onun için projenin arkasındayız, dedim. Denizden su elde edilecek. Devletin topladığı paralardan, önce bu denizden tatlı su elde etme projesinin yatırımı sağlanacak ve sayın bakanın açıkladığı gibi buradaki su bedeli, yerel yönetimlerin su bedelinin altında işletmecilere verilecek. Termal su kullanımıyla bir spa ve wellness merkezi yapılacak. Şimdi soruyorum. Biz iş adamıyız, biz bu şehre inanmışız, paramızı da koymuşuz. Biz ve bu şehrin arkasından yürüyoruz. Birisi çıkıyor diyor ki, ‘Kardeşim üstünde ağaç bile olmayan yere böyle bir şey yapacağım’. Şimdi bu ülkeyi seven, bu ülkenin bir evladı olan, hele hele böyle bir sektörden ekmek insanlar olarak, hangi birimiz buna hayır diyebilir? Efendim, bu projenin arkasında birisi zengin olmak istiyor! Bu benim işim değil. Böyle bir şey varsa; devlet varsa, muhalefet varsa, çözsün. Varsa öyle şeyler açıklasınlar, biz bunlardan vazgeçelim ama bir şeyden korkuyoruz ve ürküyoruz diye de onu da desteklememek olmaz. 25 yıldan beri 65 bin yatağı geçemedik. 1 milyon 200 bin turisti geçemedik. En iyi rakamım, 2 milyon. İzmirli turizmci olarak artık ben, nüfusum kadar turist istiyorum. Antalya'ya giden 16 milyon turist kadar turist istemiyorum. Biz Ege’ye has olan, Ege’nin değerlerinden oluşan, ağaç boyunu geçmeyen; bugün bir Alaçatı modeli, İzmir’in kendisini yarattığı bir konseptte Türk turizmine yeni bir nefes, yeni bir katma değer yaratacak ürün sunalım. Biz bunun peşindeyiz. Bu modeli de bundan dolayı destekliyoruz. Eğer buraya Antalya modeli gibi bir model yapılsa, buna en çok karşı çıkacak olan biz oluruz. Bundan sonraki süreçte; görmediğimiz, inanmadığımız ve bizim kendi hayat tarzımızdaki hayat duruşumuza aykırı bir şeyler görürsek, biz bu işlerden hiçbir rantiye veya menfaat peşinde olmadığımız için, yine en yüksek sesle bu projeye karşı çıkarız. Bu sektör, bu ülkeye katma değer katacaktır. Biz bunun arkasındayız."

HİLTON İZMİR'İN BİNASI, TURİZME HİZMET EDECEK
"Ben Hilton İzmir’in nasıl kurulduğuna da nasıl kapatıldığına da şahit oldum. Devlet turizmi desteklesin, diye Emek inşaat kanalıyla Efes otelini yaptırdı zamanında. Bu dönemde rahmetli Özal döneminde turizme dikkat çekildi ve birçok yatırımlar yapıldı. Bu dönemde uluslararası şirketler kanalıyla Hilton’a burada izin verildi. Hilton’un arazisinin olduğu yer, önceden NATO’ydu, çok ziyaret de ederdik. Sonra Hilton yapıldı, kötü mü oldu? Hayır kötü de olmadı, Efes oteline ciddi bir rakip geldi. Efes Oteli de devletin getirdiği hantallıktan kurtulup özel sektörün hızına yetişmek anlamında kendine bir tokat atmış oldu. Hilton, gelişiyle bir dinamizm getirdi. Derken, sözleşme, paydaşlara kar getirmez bir hale dönüştü. Paydaşlar, çırak çıkmaya başladı. Asıl parsayı götüren Hilton yönetimi oldu. Tarafların birinin çok, birinin az kazandığı bir dönemde anlaşmazlıklar çıkmaya başladı. Yatırım yapılması gerekiyordu. Mal sahibi yatırım yapmıyordu. Sonuçta orası kapatıldı. Orada bir bina yapılmış, yıkılacak mı, korunacak mı? Eğer korunacaksa neye dönüşecek? Bundan sonra biz neyi göreceğiz? Turizmciler, böyle bir yerin  yerin yok olup gitmesini istemez. Rantiyenin girip ‘ben otelcilik yapmayacağım, tek tek bu odaları kiralık ev gibi vereceğim ve rezidansa çevirebilirim’ kaygısı ve korkusu ve duyumlarını aldık. Bunun için de bizim inandığımız, oylarımızla seçtiğimiz, şehrin sahibi dediğimiz,  turizmin içinden gelen Büyükşehir Belediye Başkanımız Tunç Soyer'e kaygılarımızı dile getirdik. Sayın başkan, çok net bir şekilde açıkladı; ‘ben olduğum sürece, orasını rezidans olarak kullanıma izin vermem" dedi. En önemli riskin birini kapadık. Buraya döndüğümüzde ne oldu? Yine Hilton kadar kıymetli ve değerli uluslararası bir yabancı zincirle görüşmeler yapılıyor, bunlardan biri İzmir’e yatırım yapmakta olan zincir. Yakın kaynaklardan aldığım bilgiye göre,2-3 firmayla daha görüşülüyor. Bu gelişmeler sevindiricidir. İzmir Hilton’u sevdi, Hilton da İzmir’i. Yöneticileriyle yaptığımız görüşmelerde de, onlar da bırakıp gitmek istemiyor. İzmir bereketli bir şehir, İzmir’e insanlar inanıyor, çekim gücü var, medeniyetlerin kavşak noktası. İlklerin ve öncülerin şehri. Bugün Türkiye’nin aydınlık yüzlü insanlarının olduğu modern bir şehir. Yatırımcı bu şehri seviyor. Geriye ne kalıyor? Seven yatırımcıları iştahlandırmak, gölge etmemek, önünü açmak ve bunların arkasında durmak."

HİLTON İZMİR'DE GARANTÖRÜMÜZ, TUNÇ SOYER'DİR
"Hilton İzmir'in, turizmin hizmetinde olacağına inancımız tamdır. Başkanımız Tunç Soyer, birin garantörümüzdür. Tunç bey, sözü doğru olan ve kendisinin hiçbir zaman inandıklarından ödün vermeyen yapısıyla ve her şeyden önemlisi bu şehri çok seven biri olarak, biz turizmcilerin baştacıdır. O sözleri, bizim sigortamızdır, güvencemizdir. Başkanımız orda olduğu sürece, ben inanmıyorum ki burası ticari amaçla, kar amaçla başka bir hale dönüşsün. Çünkü İzmir’in yatağa ihtiyacı var. İzmir’in yatırıma ihtiyacı var. İzmir’in istihdama ihtiyacı var.  İzmir’in turizm pastasından daha fazla pay almaya ihtiyacı var. Sayın başkan bunun bilincinde. Bugün İzmir’in markalaşmasıyla ilgili çok ciddi çalışıyor. Bugün pandemi olmasaydı, çok daha hızlı yol alacaktı. Ben sayın başkanın çalışma komitelerinde olduğum için net söylüyorum; İzmir’e bugüne kadar olmayan bir turizm mantalitesiyle çalışıyor. Buradaki en büyük  değişimi de pandemi döneminde İZFAŞ’ta görüyoruz. Herkesin fuarları kapattığı dönemde İzmir, böyle bir zamanda canhıraş bir şekilde çalışıyor. Hemen hemen ülkemizde değil Avrupa’da da ilk kez, hibrit olan bir fuarı ,Travel Turkey ile gerçekleştireceğiz.  İZFAŞ, İZTAV ve Tunç Bey’e, ekibine çzok teşekkür ediyorum. Ezberlerimizi unutturup bize yeni inovatif şeyler getiriyorlar. Kendileri yerli bir yazılımla ilk defa hibrit bir fuar yapacaklar. Yeni yeni sürprizler var. Yeri ve zamanı geldiğinde, yetkililer ve Başkanımız söyleyecektir. İşin içinde ve mutfağında olan biri olarak söyleyebilirim; İzmir geçmiş yıllardaki turizme sırtını dönüp ve turizmle ilgilenememenin açlığını Tunç Bey ve ekibinin çabalarıyla giderecek."

FOÇA CLUB MED, BİR OKULDUR, KIYMAYALIM
"Foça Fransız Tatil Köyü’ne, Foça'da bir tatil köyü olarak bakmayalım. Bugün biz 2023 hedefinde, 65 milyon turist diyoruz, 50 milyar dolar girdi bekliyoruz. 2019 rakamlarına göre 40 milyon, turist 32 milyar dolar girdi elde ettik. Bunun kaynağı nereden geliyor? Club Med'den başlıyor. Yani Club Med,  Türkiye’nin bugün bu rakamları yakalamasındaki kapıyı açtığımız anahtardır. Resort turizmin, Fransız tatil köyüyle Türkiye’de ilk buluştuğu yerdir. Burasının tarihsel bir önemi, değeri var. Denize sıfır bir yer. Bugün ülkemizde de bu kadar güzel bir yer kalmadı. Club Med için açılan ihaleye giren Arda İnşaat, ihaleyi kazandı ama Sayın Cumhurbaşkanı, bilmediğimiz bir nedenle onaylamadı. Yeni bir ihaleye çıkılacak. Biz diyoruz ki, ‘Ey devlet; burayı ihaleye vereceksen vakıflara, resmi kurumlara, derneklere, yerel yönetimlere verme. Buralar ucuz ucuz kamp yerleri, dinlenme alanlarına döndü. Siyasetin kullandığı çürük merkezlerine dönüştü. Devlet, oy için buralara insanlar yerleştirdi ve buralardan rantiye yaptı. Kimse sektörü düşünerek karar vermedi. Orası, bu dediklerim olursa, turizme kazandırılır. Senin benim üstümden, vekil tayin ederek, yandaşlara da verme. Sakın ola ki inşaat sektörüne sunup da, otel yapacağım, deyip 20-30 odasını otel yapıp, ruhsatı aldıktan sonra geri kalan yeri villa, rezidansa dönüştürülmesine izin verme. Böyle bir şey, bu ülkeye yapılacak en büyük haksızlıktır. Bunu da yapma diyoruz. Gel, diyoruz, çık bir ihaleye, işi turizm olan, bu ülkeye döviz getirecek, bu ülkeye turist getirecek, bu ülkenin turist sayısını ve kasadaki dövizi artıracak turimcilere, uluslararası firmalara ver. Ülkenin de, İzmir’in de, Foça’nın da katma değeri artsın. Sonuç Club Med’imize kıymayalım. Club Med bir okuldur. İzmirli olmak çok güzel bir ayrıcalık. İzmir çok güzel bir şehir.  Ben şehrimi çok seviyorum. Şehrimi yönetenleri, şehrime taş üstüne taş koyan herkesi çok seviyorum. Yeter ki gönlümüze ve vicdanımıza göre yönetilsin."

 
Travel Turkey İzmir için tarih belli oldu
 
Maç öncesi koronavirüs şoku!
YORUMLAR
Toplam 1 yorum var, 1 adet görüntüleniyor. Onay bekleyen yorum yok.

Küfür, hakaret içeren; dil, din, ırk ayrımı yapan; yasalara aykırı ifade ve beyanda bulunan ve tamamı büyük harflerle yazılan yorumlar yayınlanmayacaktır.
Neleri kabul ediyorum: IP adresimin kaydedileceğini, adli makamlarca istenmesi durumunda ip adresimin yetkililerle paylaşılacağını, yazılan yorumların sorumluluğunun tarafıma ait olduğunu, yazımın, yetkililerce, fikrim sorulmaksızın yayından kaldırılabileceğini bu siteye girdiğim andan itibaren kabul etmiş sayılırım.
 
Mevlut Demir 25 Ekim 2020 Pazar 16:32

1/Çeşme pojesi:Kastedilen 5 kavak boyu 2/Hilton/İzmir: Verin Ahmet Nazif Zorlu efendiye , gökdelen dikmek istediği arsası ve uygun bedelle takas edin 3/Foça Tatil Köyü: Diyanete/Türgev'e/Okçulara vs peşkeş çekmeyin

Yorumu oyla      0      0  
FACEBOOK YORUM
Yorumlarınızı Facebook hesabınız üzerinden yapın hemen onaylansın...
KATEGORİDEKİ DİĞER HABERLER
Yapılandırma geliyor: Hangi borçları kapsıyor?
Vergi, SGK, KVK, trafik, köprü borcu cezalarına 18 ay taksitle yapılandırma ...
DİSK, İzmir'de alana indi: İşçinin sabrını sınamayın!
Türkiye Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu (DİSK), İZELMAN ve İZENERJİ ...
Şehit ve gazi çocuklarına 63 milyon lira eğitim ödemesi
Şehit ve gazi çocuklarına 63 milyon lira eğitim ve öğretim yardımı ödemelerinin ...
 
Faiz kararının ardından dolarda tarihi zirve!
Dolar, Merkez Bankası'nın beklentilerin aksine politika faizini değiştirmeme ...
Merkez Bankası'ndan sürpriz faiz kararı!
Merkez Bankası, beklentilerin aksine politika faizini yüzde 10,25'te bıraktı.
İzmir'de 'Uygulamalı Çiftçi Okulu' açıldı
İzmir'in Seferihisar ilçesinde, Avrupa Birliğinin finansal desteği, Birleşmiş ...
 
Deepfake Botları Telegram'da Kadınları Hedef Alıyor
Deepfake içerikleri izleme şirketi Sensity, salı günü aralarında reşit ...
İzmir köylüsü çaresiz kaldı... İnekler kesim için sırada!
Tire Süt Kooperatifi Başkanı Eskiyörük, “Özellikle yem fiyatlarındaki ...
Ekim ayında tüketici güveni azaldı
Türkiye İstatistik Kurumu, ekim ayı tüketici güven endeksi verilerini ...
 
Muhittin AKBEL
Muhittin AKBEL
Şiddete uğrayan siyasiden bir anı
Mehmet KARABEL
Mehmet KARABEL
Zeytinyağı, neden hayatın kendisidir?
Metin ÖNEY
Metin ÖNEY
Dilini nefretten…
Nedim ATİLLA
Nedim ATİLLA
'Beni korkutan kötülerin baskısı değil iyilerin kayıtsızlığı'
Tayfun MARO
Tayfun MARO
Menemen Vakası
Rifat ÖZER
Rifat ÖZER
Yoksulluk
Harun ÖZDEMİR
Harun ÖZDEMİR
Kuraklık kader mi?
Ayda ÖZEREN
Ayda ÖZEREN
Romantik Komünist
Kemal ANADOL
Kemal ANADOL
Savrulma!
Kemal ARI
Kemal ARI
Allah senden razı olsun büyük adam!
ÇOK OKUNANLAR
ÇOK YORUMLANANLAR
GAZETE EGE'DE SONSÖZ
KünyeKünye İletişimİletişim FacebookFacebook TwitterTwitter Google+Google+ RSSRSS Sitene EkleSitene Ekle Günün HaberleriGünün Haberleri
Maxiva