Ekonomi

Yeni ‘fenomen’ bakır için uzmanından tavsiyeler: Küçük yatırımcı için uygun değil!

Ocak ayı başında 40 dolar gibi bir seviyeyle rekor kıran bakır, altın ve gümüş alternatifi olan bir yatırım madeni olarak görülmeye başlandı. Özellikle sosyal medyada yer alan ‘külçe alın, değerlenecek’ tavsiyelerine karşın olarak İzmir Dökümcüler Esnaf ve Sanatkarlar Odası Başkanı Muzaffer Üründü, açıklamalarda bulundu. Üründü, “1 kilo altını kasada tutarsın ama 1 kilo altın parasına 5-6 ton bakır alırsın. Depolaması ve koruması zor olduğu için küçük yatırımcının cazibesini çekmiyor" dedi.

Abone Ol

Ozan EKİZ / EGEDESONSÖZ – Altın ve gümüş değerli madenlerinin yatırımcılar açısından gözdesini korurken üçüncü bir maden olarak bakır değer kazanmaya başladı. Yapay zeka için üretilen bilişim malzemelerinde bakırın önemi sebebiyle bakır ‘yatırım’ aracı olarak görülmeye başlandı. ‘Sosyal medya yatırım uzmanları’ tarafından son günlerde çokça dile getirilen ‘yeni trend bakır’ söylemlerinin ardından bir fenomen haline gelmeye başladı.

BAKIR OCAK BAŞINDA REKOR KIRMIŞTI

Geçtiğimiz günlerde ise bakırın ton fiyatı dünyada işlem gören emtia borsalarında büyük bir yükselişe geçti. Ocak ayının başlarında bakır 40 doların üzerine çıkarak rekor kırmıştı. Türkiye’deki borsa ve bankalarda ise bakır değerli madenler statüsünde olmadığı için işlem görmüyor.

ÜRÜNDÜ: DÖKÜM PİYASASINDA DURGUNLUK OLMASINA RAĞMEN FİYAT ARTIYOR

İzmir Dökümcüler Esnaf ve Sanatkarlar Odası Başkanı Muzaffer Üründü, bakır piyasasındaki dalgalanmayı ve sektördeki bakır işlemlerine dair değerlendirmelerde bulundu. Dökümcülerin bakırı işleme tarzını anlatan Üründü, “Dünyanın en kıymetli madenlerinden biri. Bizim piyasamızda pirinç ve bronzda hammadde malzemesi olarak kullanılıyor. Pirinci elde etmek için çinkoyla belli miktarlarda karıştırmak gerekiyor. Kalay kattığınız zaman bronz oluyor. Sanayide de kullanılan bir malzeme, talep var. Döküm piyasasında bir durgunluk olmasına rağmen bakıra bağlı olarak hurda ve malzeme fiyatlarına bağlı olarak artıyor” dedi.

‘BİZ ERİTİP KENDİMİZ YAPIYORUZ, KÜLÇE ALIMLARDA HAMMADDE PAHALI OLUYOR’

Sosyal medyada öne çıkan ‘bakır külçesi alın, yatırım yapın’ söylemlerini gerçekçi olmadığını belirten Üründü, “Bizim sektörümüzde bakırı külçe olarak almak çok iyi bir durum değil. Genelde kablo kırıkları gibi hurdalardan hammaddeyi oluşturuyoruz. Külçe olarak alımlarda hammadde girişi pahalıya mal oluyor. Biz kendimiz eritip yapıyoruz. Altındaki gibi yatırım amaçlı kiloluk külçe bizim sektörde çok kullanılan bir şey değil. Rakamsal olarak boyutu küçük ama depolama alanında büyük yerler istiyor. 1 kilo altını kasada tutarsın ama 1 kilo altın parasına 5-6 ton bakır alırsın. Depolaması ve koruması zor olduğu için küçük yatırımcının cazibesini çekmiyor” diye konuştu.

‘KÜÇÜK YATIRIMCI İÇİN MANTIKLI DEĞİL’

Küçük yatırımcıdan ziyade büyük üreticilerin bakırı depolamasının daha kolay olduğunu anlatan Üründü, “Küçük yatırımcı için bence hiç mantıklı bir alım değil. Bu işi yapan insanlar enflasyon ve gelecek zamlara karşı kendini korumak için güçleri oranında kendi işletmeleri de uygun olduğunda belli tonajları ellerinde tutmaya çalışıyorlar” dedi.

ESNAF ODASI’NDAN TİCARET VE SANAYİ ODASI’NA KAÇIŞ

Üründü, ayrıca oda olarak ekonomik durumlarını anlattı. Esnafların, esnaf odasından kaçıp ticaret ve sanayi odalarına kaymasını anlatan Üründü, “Biz kendi kabuğunda kavrulan bir odayız. Üye sayımız çok sınırlı durumda. Arkadaşlarımız belli bir kapasiteye gelince ‘vergi avantajı var’ diye düşünüp şirketleşme yoluna gidiyor. Sanayi Odası veya Ticaret Odası’na doğru kayıyor. Bu durumun çok büyük cazibe yaratmadığını herkes biliyor” diye konuştu.

DÖVİZ ETKİSİ… PİYASADA KÜÇÜLME YAŞANIYOR

Üründü, son olarak dökümcülerin yaşadığı küçülmeyi şu sözlerle ifade etti:

Sektörel bazda büyük bir daralma hali var. Biz sektör olarak yurtdışına çalışıyorduk genelde ama döviz fiyatlarının düşük kalmasından dolayı yurtdışı cazibesi azaldı. Yurtiçinde girdiler artıyor ama bağlantılar döviz bazında yapılıyor. Döviz artmayınca meslektaşlarımız zarar etmeye başladı. Biraz iç piyasada da daralma var, dış piyasada da talepler azalışa geçti. Bu durumlardan dolayı firmalarımız küçülmeye gidiyor.