Mehmet KARABEL
Bir tarih yeniden doğuyor!
18 Ocak 2022 Salı

İzmir’in yakın tarihinde…

Öylesine “ışıldayan” özel sayfalar vardır ki; şaşırırsınız…

Mesela…

Taaa, 70 yıl önce…

O günlerin hükümetleri…

İzmir’in “cennet bahçesi” diye anılan Buca’ya özel…

Hastane yapmayı akıllarına koymuşlar…

Bi’düşünün…

İzmir’in kalbi Konak’ta…

Filmlerdeki gibi devasa bir Devlet Hastanesi var…

Üstüne bi’de Behçet Uz Çocuk Hastanesi…

Henüz 1950’li yıllara girmemişiz bile…

Genç Cumhuriyet…

Milletin sağlığı için seferber…

Neredeyse her yere…

Hastane olmasa bile dispanser yapma peşinde…

Çünkü…

Sağlıklı nesiller Türkiye’yi ayağa kaldıracak; bu kesin…

***

Yemyeşil Buca’daki Levanten malikaneleri…

O dönemin dikkat çekici yapılarını oluşturuyor…

Bunlardan biri de…

İngiliz Forbes Ailesi’nin…

Sanat eserinden farksız av köşkü…

Taa, 113 yıl önce yapılıyor…

Talihsizlik bu ya; ertesi yıl yanıyor o köşk…

Onarılıyor…

Yıllar sonra o köşk…

O günkü adıyla SSK’ya (Sosyal Sigortalar Kurumu) geçiyor…

SSK da burayı seneler boyu…

Poliklinik olarak ayakta tedavide kullanılıyor…

1950’de Demokrat Parti Türkiye’nin dümenine geçiyor…

“Yeter Söz Milletin…” sloganıyla gelen hükümet…

İzmir’e kalıcı iki eser kazandırmak istiyor…

Merhum Başbakan Adnan Menderes…

O günlerin Buca Belediye Başkanı Mustafa Ertek’e sorduruyor:

“Başkanım Buca’ya hastane mi ister, cezaevi mi?”

Rivayet odur ki…

O dönemin güçlü Buca Reisi Ertek…

İlçesinde ticaretin coşmasını, zenginleşmesini arzu ettiği için…

“Cezaevi olsun…” diyor…

Başbakan Menderes de…

Cezaevi için Buca’yı…

Hastane için de Bornova’yı işaret ediyor… (Ege Üniversitesi’nin Hastanesi / O günlerde Türkiye’nin en büyük hastanesi…)

Ancak…

Buca’yı hastanesiz bırakmaya da…

Genç Başbakan’ın gönlü razı olmuyor…

Dispanser olarak hizmet veren…

Forbes Köşkü’nün 130 dönümlük arazisine…

1 Ocak 1946’da kurulan ve o günkü adıyla SSK olarak anılan…

Türkiye’nin ilk “Sosyal Sigortalar Kurumu” hastanelerinden birinin yükselmesini sağlıyor…

O günlere göre…

Muhteşem bir şifa merkezi oluyor Buca SSK Hastanesi…

Yıllar tanıktır…

Buca SSK hep bu kadim kentin mücevher taşı olarak anılır…

En azından ilk kez…

Kentin göbeğinde bir ilçe hastanesi yaratılmıştır…

***

Yıllar yılları kovalar…

O hastane hep İzmir’in tarihi ilçesine hediye edilen…

Şifa üssü olarak hizmet verir…

Taa ki…

Ege Üniversitesi tarafından…

Depreme dayanıklı olarak yenilendiği güne kadar…

Takvimler o sırada…

Haziran 2002’yi göstermektedir…

Türkiye’yi, o günlerde…

DSP, MHP ve ANAP’ın kurduğu “Anasol-MHP Hükümeti” yönetmekte...

Henüz…

Devlet Bahçeli, “3 Kasım 2002” için tarih vermemişti…

İşte o hükümet…

Buca SSK Hastanesi’ni güçlendirdikten sonra…

O’na özel bir isim bulmaya karar veriyor…

***

Şimdi bi’parça soluklanalım ve çooook daha gerilere gidelim…

Yunanistan’la mübadele yılları…

Demirsoy Ailesi, çoluk çocuk vapurla İstanbul’a geliyor…

Çocuklardan birinin adı Seyfi

Ortaokulu bitiriyor; çalışmak zorunda olduğunun farkında…

Önce Toprak Mahsülleri’nde kantar memuru oluyor…

Ardından…

İstanbul Bomonti Bira Fabrikası'na işçi olarak giriyor…

Örgütlenme konusunda azimli…

Önce sendikayı kuruyor, ardından başkanı oluyor…

Türk-İş’in idare heyetine giriyor…

İyi hatip, öyle ki…

Bi’konuşuyor işçilerin tekmili ayakta…

Türk-İş’in önce başkan vekili…

Ardından rekoru kırılmayan genel başkanı oluyor…

1960 ile 1973 arasında…

O koltuğu kimse O’ndan geri alamıyor…

O günlerde (1965) Bülent Ecevit…

İsmet İnönü Hükümeti’nin gencecik Çalışma Bakanı…

Türk-İş’in efsane lideri Seyfi Demirsoy’la tanışıklığı o günlerden…

Aradan yıllar geçiyor…

Buca’nın kartal yuvası görüntülü SSK Hastanesi’ne…

Yenilendikten sonra…

Anayol Hükümeti yeni bir isim yakıştırıyor…

Ecevit, Türk-İş’in efsane Genel Başkanı Seyfi Demirsoy’u hatırlatıyor…

İşte o güzel hastane…

Temmuz 2002’den beri…

“Buca Seyfi Demirsoy Hastanesi” olarak…

Kalplerdeki yerini koruyor…

O gün, bu gündür şifa dağıtmaya devam ediyor…

***

Gelelim bu günlere…

Haziran 2020’de…

Sağlık Bakanlığı ile İzmir Demokrasi Üniversitesi…

Birlikte kullanım protokolüne imza attılar…

Artık…

Seyfi Demirsoy Hastanesi…

İzmir’e yakışan bir “Eğitim ve Araştırma Hastanesi” statüsünü kazanmıştı…

Ardından…

Buca Kadın Doğum ve Çocuk Hastalıkları Hastanesi de…

Seyfi Demirsoy’a bağlandı…

Şifa dağıtan aile sağlıklı biçimde büyüyordu…

Herkes mutluydu…

Ancak…

***

O uğursuz gün…

(30 Ekim 2020)

İzmir 6.9 şiddetinde sallandı…

Deprem kötü vurmuştu bu kadim kenti…

Binalar kağıt gibi çökerken…

Buca Seyfi Demirsoy Hastanesi’nin…

Ana hizmet binasında hasar oluştu…

Yıldırım hızıyla şifa merkezi boşaltıldı…

250 yataklı hasta dakikalar içinde tahliye edildi…

Kimsenin burnu bile kanamadı…

Zaman durmuştu sanki…

Herkes hastaları güvenli alanlara taşıyordu…

Onların arasında Covid ve yoğun bakım hastaları da vardı…

Göz yaşartan cansiperane çabaya…

Sağlık Bakanı Fahrettin Koca kayıtsız kalmadı…

36 saat sonra İzmir’e geldi…

Denetlemelerini tamamladı…

Ardından 70 yıllık simge hastaneyi yönetenleri kutladı…

Gönül aldı; müjde verdi:

“Bu devasa hastane bahçesine yeni bir hastane yapacağız… Hem de en kısa süre içinde…”

Sağlık Bakanı hiç zaman kaybetmedi…

Proje çizildi…

İnşaat yıldırım hızıyla ilerledi…

İzmir’in yepyeni 304 yataklı Seyfi Demirsoy Hastanesi…

Şimdi gün sayıyor…

Gıcır gıcır hastanenin…

En güzel yanı…

Sadece 150 yatağı yoğun bakımın emrinde…

Bu özelliği ile…

Şimdiden İzmir’in en büyük yoğun bakım hastanesi olacak…

Farkında mısınız?

İzmir’in Bucası…

Zaman Tüneli’nin içinden sıyrılıp gelen şifa mutluluğunu…

Yine Seyfi Demirsoy adıyla…

Sonsuza taşımaya kararlı…

Üstelik…

Birbirinden özel ve kıskandıran unvanlarıyla…

Mesela…

“Bebek Dostu Hastane”

Mesela…

“Anne Dostu Hastane”

Mesela…

“Hastanın hekimini özgürce seçme hakkını kullandığı hastane”

Tarihi yaşatmak ne güzel…

Emeği geçen herkese helal olsun…

Nokta…

Sonsöz: “Ayağına batan dikenler, aradığın gülün habercisidir… / Hz. Mevlana…”

Yazdır   Önceki sayfa   Sayfa başına git  
YORUMLAR
Toplam 4 yorum var, 4 adet görüntüleniyor. Onay bekleyen yorum yok.

Küfür, hakaret içeren; dil, din, ırk ayrımı yapan; yasalara aykırı ifade ve beyanda bulunan ve tamamı büyük harflerle yazılan yorumlar yayınlanmayacaktır.
Neleri kabul ediyorum: IP adresimin kaydedileceğini, adli makamlarca istenmesi durumunda ip adresimin yetkililerle paylaşılacağını, yazılan yorumların sorumluluğunun tarafıma ait olduğunu, yazımın, yetkililerce, fikrim sorulmaksızın yayından kaldırılabileceğini bu siteye girdiğim andan itibaren kabul etmiş sayılırım.
 
Faruk Çağatay 25 Ocak 2022 Salı 07:20

Hiç duymadığım ama müthiş bir vecize,,,,

Yorumu oyla      0      0  
Bıcalı Arnavut Gökhan 21 Ocak 2022 Cuma 10:57

Vallahi sayın yazar abim seni okumaya buca ile başladım. Buca ile devam edişine hayranım. Bucamız uzun zamandan beri adam gibi işini yapan bir başhekim gördü. Allah ondan razı olsun. Mehmet Yekta bey gerçekten herkese yetişmeye çalışıyor. Ben yaşadım . Servisler yatak doluydu. Babamı almıyorlardı. Mehmet Yekta başhekimimize baş vurduk hemen ilgilendi halletti ! Allah ondan razı olsun . Eline taş değmesin! İnşallah daha iyi yerlerde olmasını sağlasın. Böyle değerlerimizin tüm kamu yönetim kademelerinde yer almasını dilerim.

Yorumu oyla      0      0  
ALİ KARAKUŞ 20 Ocak 2022 Perşembe 11:46

Buca Seyfi Demirsoy Eğitim Araştırma Hastanesi nin en büyük avantajı yönetim kademesi ve özellikle işine aşık Başhekim Doç Dr Mehmet Yekta beydir çok başarılı bir ekipten aldığı görevi hergün üstüne koyarak götürmesi depremden sonraki kriz yönetimi yeni yapılan hastahaneye duyarlılığı takdire şayandır Başhekim Mehmet Yekta Beyi ve tüm yönetim kademesini uyumlu ve özverili çalışmalarından ötürü tebrik takdir ediyorum. Sevgi ve saygılarımı sunuyorum Ali KARAKUŞ Ege Bölgesi Erzurum Dernekler Birliği Federasyonu Genel Başkan Vekili

Yorumu oyla      0      0  
18 Ocak 2022 Salı 08:41

İngiliz Forbes'in buca seçimi koca bir fiyasko. Siz bir de Egekent Devlet Hastanesinin hikayesini dinleyin. İzmirin ve belkide Türkiyenin en sağlam zeminine sahip muhteşem İzmir manzaralı Egekent'in koca Devlet hastanesini depremde zayıf gerekçesiyle yıktılar. Hastane 90larda inşa edilmişti halbuki. Ve koskoca semti Çiğli Bölge Hastanesine yönlendirdiler. Koskoca semt koca Devlet Hastanesinin aynı yere tekrar yapılmasını bekliyor. Burada hastane yapılması için Forbes'in mi oturması gerekiyordu. Milli servet bu şekilde heba ediliyor. Egekent Devlet Hastanesinin bir an önce yapılmasını istiyoruz.

Yorumu oyla      0      0  
FACEBOOK YORUM
Yorumlarınızı Facebook hesabınız üzerinden yapın hemen onaylansın...
Harun ÖZDEMİR
Harun ÖZDEMİR
Yalan tembelleştirir
Tayfun MARO
Tayfun MARO
İmamoğlu olayının düşündürdükleri
Fatih YAPAR
Fatih YAPAR
Bu kez oluyor mu?
Muhittin AKBEL
Muhittin AKBEL
Keşke böyle bitmeseydi!
Mehmet KARABEL
Mehmet KARABEL
Dün… Bugün… Yarın…
Dr. Berna BRIDGE
Dr. Berna BRIDGE
İngiliz Devleti Kraliyete para ödüyor mu?
Rifat ÖZER
Rifat ÖZER
Hedefi gözetmek
Kemal ANADOL
Kemal ANADOL
Selâm Yunanistan Komünist Partisi'ne!
İhsan Özbelge ÖZDURAN
İhsan Özbelge ÖZDURAN
Bir hoş seda...
Engin ÖNEN
Engin ÖNEN
İktidar, rıza ve baskı...
ÇOK OKUNANLAR
ÇOK YORUMLANANLAR
GAZETE EGE'DE SONSÖZ
KünyeKünye İletişimİletişim FacebookFacebook TwitterTwitter Google+Google+ RSSRSS Sitene EkleSitene Ekle Günün HaberleriGünün Haberleri
Maxiva