Herkese merhabalar. Bugün sizlerle ilk defa birlikteyiz. Bundan sonraki günlerde, inanıyorum ki; farklı konularla hep birlikte olacağız.

Yıllar önce Muğla'da Hamle Gazetesi'nde bir köşe yazarı olarak her gün yazarken bir arkadaşım 'konu bulmakta zorlanmıyor musun?' demişti. Ben de 'böyle bir ülkede konu bulmaktan kolay ne var' diyerek yanıt vermiştim. Gerçekten eğer bir şeyler yazmaya niyetliyseniz, sabah kalktığınız andan, gece yatıncaya kadar yaşamınızın inanılmaz derecede hareketli geçtiğini görebilirsiniz.

Ancak tabi ki; görmek isterseniz ya da duymak isterseniz.

Bu ifadeyi bilerek kullandım, çünkü yazılarımı yazdığım bu köşeme bir isim vermemim daha uygun olacağına karar verdim ve dedim ki: 'Sessizliğin Sesi' köşesinde gördüklerimi sizin ifadelerinizle her perşembe günü aktarmaya çalışacağım.

Ben yazarken hiç bitip tükenmeyen bir enerjiyle sizlere 'merhaba' diyeceğim. Umarım sizler de aynı coşkuyla benim yazılarımı okumak için beklersiniz... Çünkü yazan bir kişi için, okuyucusundan gelen her 'sevgi seli' onun kalbini besleyecektir.

Yazan kişinin coşkusu aslında, onu takip edenlerin içindeki coşkudur.

Yazan kişinin hüznü aslında, okuyanların içindeki hüzündür.

Yazan kişinin beklentileri aslında, onunla birlikte aynı yöne gidenlerin yoludur.
Böyle olunca da, okuyucu ile yazan kişi arasındaki birliktelik, buluşma, muhteşem bir şölendir. Siz, aslında okuyucunun 'sesi' oluyorsunuz yazarken… Ya da ben kendimi böyle hissediyorum yazarken…

Ben bir akademisyenim, yönetim bilimi alanında çalışıyorum. Ben ayrıca, bir 'yaşam koçuyum'. Her iki şapkamı zevkle takıyorum. Her ikisi bana zenginlikler sunuyor. Her geçen gün daha fazla kişi tanımama yardımcı oluyor. Bazen bakıyorum o kadar büyük kalbim var ki, bütün herkesi alabiliyor.

İnançlar, dertler, tasalar, mutluluklar, aşklar benim 'gönül kapımın' yegane misafirleri..

Anlatıyorlar, dinliyorum; dertleniyorlar, farklı bakış açıları sunuyorum; hedeflerini kaybediyorlar, deniz feneri misali onlara ışık oluyorum; gülmeyi çok seviyorum, ben kahkaha attıkça; herkesin kalbindeki sıcaklığı ve dudaklarındaki gülümsemeyi seviyorum.

İşte o zaman, 'Yaşasın HAYAT' diyorum. Hayatın tadını çıkarmak istiyorsanız, enerjinizi her daim yüksek tutmak istiyorsanız, sorgulamayı ve çözümler bulmayı istiyorsanız, her perşembe farklı olaylar döngüsü ile birlikte olmaya ne dersiniz? Sevgiyle kalın....