Metehan UD/EGEDESONSÖZ - Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’nın Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından Urla sınırları içerisinde yürütülen planlama süreci, alt ölçekli uygulama aşamasının da tamamlanmasıyla birlikte yeni bir safhaya taşındı. Daha önce 1/5000 ve 1/1000 ölçekli koruma amaçlı imar planlarının askıya çıkarıldığı bölgelerde, şimdi de parselasyon planlarının ilan edilmesiyle birlikte süreç fiilen uygulama aşamasına geçmiş oldu.
Planlama alanının, Kuşçular Mahallesi sınırları içinde yaklaşık 15 hektarlık bir bölgeyi ve Yağcılar Mahallesi sınırları içinde ise yaklaşık 6 hektarlık bir alanı kapsadığı belirtiliyor. Böylece toplamda yaklaşık 21 hektarlık bir saha üzerinde, koruma ve yapılaşma dengesine ilişkin tartışmaları da beraberinde getiren çok aşamalı bir planlama zinciri işletilmiş oluyor.
Söz konusu planlara yönelik itirazlar ise sürecin başından bu yana bölge sakinleri ve yerel yönetim tarafından yargı boyutuna taşınmış durumda. Askıya çıkarılan üst ölçekli planların ardından açılan davalar, planlama sürecinin meşruiyeti ve koruma-kullanma dengesi tartışmalarını daha da görünür hale getirdi. Özellikle bölgenin doğal dokusu, tarımsal üretim kapasitesi ve kıyı ekosistemi üzerindeki olası etkiler, itirazların merkezinde yer alıyor.
Egedesonsöz’e değerlendirmelerde bulunan çevre hukukçusu Şehrazat Mercan, bölgedeki planlama yaklaşımının parçacıl ilerlediğini ve bunun koruma statüleri açısından ciddi riskler barındırdığını savundu. Mercan, özellikle 38. grup sit kararına dikkat çekerek, sahil bandında daha önce yapılan düzenlemelerle hassas ve nitelikli doğal alanların derecelerinin düşürüldüğünü, buna rağmen bölgenin bütüncül bir koruma planına ihtiyaç duyduğunu ifade etti.
Avukat Mercan şunları söyledi:
Alaçatı’dan başlayıp Azmak dediğimiz Seferihisar sınırına dayanan sahil bölgesini kapsayan 38. Grup sit kararı var. Bu aslında 2018’de yapılan değişiklikle buradaki hassas ve nitelikli alanların koruma dereceleri düşürüldü ama buna rağmen hâlâ geçerli bir bütün var, bir SİT derecelendirme bütünlüğü var.
Şimdi burada farklı büyüklükte birbirine benzeyen, kompakt yapılaşma projeleri gündeme geliyor. Huzurevi deniyor ama bunun yarın otele dönüşme ihtimali var. Park, sosyal alan gibi gösterilen bu projeler aslında topografyayı ve SİT derecelerini dikkate almayan parçalı imar uygulamaları.
Ben bunlara ‘mevzi imar’ diyorum. Her elinde 50- 100 dönümü olan bakanlığın yolunu tutuyor. Bu da aslında 38. Grup SİT kararının bütünlüğünü zayıflatıyor, hatta fiilen etkisiz hale getirme riski taşıyor.
Oysa burada yapılması gereken, noktasal ve parçacıl değil, bölgenin tamamını kapsayan bütüncül bir planlama. Su yeter mi, yol bağlantıları nasıl olacak, altyapı ne durumda, bölgeye ne kadar nüfus yükü gelecek, bunların hepsinin birlikte değerlendirilmesi gerekiyor.
Urla Belediyesi de bu konuda iptal davaları açtı. Kuşçular ve Yağcılar’da yaşayan vatandaşlar olarak biz de dava açtık. Gülbahçe, Özbek gibi bölgelerde de küçük parça parça imar planlarıyla yapılaşma girişimleri var. Eğer bu süreç böyle devam ederse, Urla’da ne tarım alanı kalır ne de havza bütünlüğü. Bu nedenle bu davaların iptal edilmesi gerekiyor.”
KUŞÇULAR PLANI HAKKINDA
Kuşçular Mahallesi sınırlarında yer alan 227 ada 40, 52 ve 53 numaralı parselleri kapsayan yaklaşık 152 bin 871 metrekarelik (15,3 hektar) alan için hazırlanan Koruma Amaçlı İmar Planı daha önce onaylanmıştı. Üst ölçekli planlarda “Tarımsal Niteliği Korunacak Alan” ve “Doğal Sit Alanı” olarak tanımlanan bölgenin, alt ölçekli planlarda ise farklı kullanım kararlarıyla yeniden düzenlenmesi dikkat çekti.
Planlamaya göre bölgede gelişme konut alanı, ticaret ve turizm alanı, sosyal donatı alanları ile yeşil alanlar birlikte kurgulandı. Konut alanı olarak ayrılan yaklaşık 94 bin 946 metrekarelik bölümde 285 bağımsız birim öngörüldü. Ortalama 100 metrekarelik konut büyüklüğü esas alınarak yapılan hesaplamalarda bölgede yaklaşık 746 kişilik bir nüfus projeksiyonu oluşturuldu. Yapılaşma koşulları emsal 0,30 ve en fazla 2 kat olarak belirlenirken, düşük yoğunluklu yerleşim vurgusu yapıldı.
Aynı planlama alanında ticaret ve turizm kullanımlarına da yer verildi. Yaklaşık 7 bin 881 metrekarelik bölümde otel, motel, restoran, mağaza ve benzeri fonksiyonların yer alabileceği belirtilirken, bu alanlarda yapılaşma koşullarının emsal 0,50 ve en fazla 2 kat olarak tanımlandığı görüldü. Bununla birlikte bölgeye sağlık hizmetleri ve sosyal ihtiyaçlar için de alan ayrıldı. Aile Sağlık Merkezi için 750 metrekarelik bir alan planlanırken, yaşlı bakımevi olarak tasarlanan 6 bin 419 metrekarelik bir sosyal tesis alanı da plan kararları arasında yer aldı.
Bu parsellerin ise mücevher kralı Naim Gençoğlu olduğu ortaya çıkmıştı.
YAĞCILAR PLANI HAKKINDA
Urla’daki ikinci planlama alanı olan Yağcılar Mahallesi’nde ise 280 ada 8, 9 ve 11 numaralı parselleri kapsayan yaklaşık 64 bin metrekarelik bir alan için hazırlanan düzenleme askıya çıkarıldı. Bu alanın üst ölçek planlarda “orman alanı” ve “doğal sit alanı” olarak tanımlı.
Söz konusu parsellerin tamamının RNS Turizm İnşaat Gıda Ticaret Limited Şirketi adına kayıtlı olduğu belirtilirken, planlama sürecinde şirket ortaklık yapısına ilişkin bilgiler de yer aldı. İstanbul merkezli şirketin ortakları arasında İrfan Erdem ve Muammer Surözü’nün bulunduğu kaydedildi.
Yağcılar’daki planlamada yaklaşık 42 bin 208 metrekarelik bölüm “gelişme konut alanı” olarak ayrıldı. Bu alanda emsal 0,30 ve en fazla 2 kat yapılaşma koşullarıyla yaklaşık 85 konut öngörüldü. Ortalama 150 metrekarelik konut büyüklüğü üzerinden yapılan hesaplamalara göre bölgede yaklaşık 237 kişilik bir nüfus projeksiyonu oluşturuldu. Planlama alanında ayrıca park, özel sağlık tesisi, özel sosyal tesis ve özel anaokulu gibi donatı alanlarına da yer verildi.
Böylece Kuşçular ve Yağcılar mahallelerini kapsayan iki ayrı bölgede, önce üst ölçekli planlarla başlayan süreç, alt ölçekli imar düzenlemelerinin ardından parselasyon planlarının da askıya çıkarılmasıyla birlikte uygulama aşamasına en yakın noktaya gelmiş oldu.