Berivan KAYA/EGEDESONSÖZ- Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Özgür Özel, bir dizi temel atma, açılış törenleri ve kritik toplantılar için İzmir'e geldi.
Dün başlayan 2 günlük mesainin ikinci günü milletvekilleri toplantısıyla başladı. Toplantının ardından Genel Başkan Özel, Tarihi Havagazı Fabrikası’nda Roman buluşmasına katıldı.
CHP Genel Başkanı Özgür Özel, Roman buluşmasının açılış konuşmasında, “Biz bugün Cemil Başkandan tahsilata geldik. Seçimden önce bizi bu salonda topladı. Cemil Başkanın yemek borcu var dedim. Bir sene Romanlara verdiği sözü tutsun diye bekledik. Bir senedir de partimiz saldırı altında. Anca başımızı kaldırıp normal programlar tasarlamaya döndük. Hâlâ saldırılar devam ediyor. Uzun süredir hatırlatıyorum. Çağatay Başkan göreve geldiğinde, ‘talimatınız var mı?’ diye sordu. Valla dedim borcumuz var. Romanların temsilcileriyle oturacağız, yemek yiyeceğiz ve Cemil Başkan verdiği sözü ne kadar tuttu ona bakacağız” dedi.
EN BÜYÜK AYIBI!
Özel’in konuşmasının satır başları şu şekilde;
Ben Roman gençlerine olanak tanındığında ne kadar başarılı olabildiklerini dinledim. Siyasete meraklı, CHP’nin içinde olan arkadaşlarımız var. Bu masa benim açımdan çok kıymetli. Dünya Romanlar Günü gelecek hafta Çarşamba günü. Biz onu büyük buluşma ile İstanbul’da gerçekleştireceğiz. Sizi orada görmek isteriz. Genel Başkan olmadan önce de genel başkan olduktan sonra kurulmuş olan sıcak ilişkilerin devam etmesi lazım. Artık CHP İzmir yerelinde 30 belediyeden 28’ine sahip. Yereldeki dayanışmayı genelde de sürdürmeli ve sorunları kalıcı olarak sizinle birlikte çözmesi gerekiyor. Bu dönemin en büyük ayıbı parlamentoda Romanların temsil edilmiyor oluşudur. Bu tüm siyasi partiler açısından da bizim açımızdan da öyledir. Sol, sosyal demokrat, eşitlikçi bir parti olarak eksikliğini gidermesi gereken ilk biziz. Genel Başkan olarak katı bir iradeye sahibim. Bugün sizinle olmak çok önemli. 86 milyon vatandaşımıza eşit mesafedeyiz. Tüm vatandaşlarımızın refahını, özgürlüğünü düşünüyoruz. Rom, Dom, Abdallar bu ülkede anayasaya göre eşit olan ama fiiliyatta eşitsizlikten ve haksızlıktan şikâyet eden insanlar.
Benim temel bir bakış açım var. Bir demokraside toplumun bir kısmı, ‘ben eşit hissetmiyorum’ diyorsa orada bir sorun vardır. O, eşit hissediyorum diyene kadar çözmek lazım. Adının kim olduğunun bir önemi yok. Kürt, ‘benim meselem var’ diyorsa vardır. Romanlar, ‘ayrımcılık var’ diyorsa, vardır.
Yıllardır strateji belgeleri yazıldı, eylem planları açıklandı. Bu belgelerin ortak özelliği sorunu tarif etmek ama kimse bu meselede sorumluluk üstlenmiyor. Bütçe koymadan hedef koyulmaz. Her işin önü laf arkası para. Sen ‘köprü yapacağım’ diyorsan köprüye ödenek ayırmadan yapamazsın. ‘Ayrımcılıkla mücadele edeceğim, dezavantajları ortadan kaldıracağım’ diyorsan köprüye koyduğun para gibi bu işe de bütçeyi koyacaksın. Bütçesiz söz olmaz. İşi böyle görmek lazım. Parlamenter siyaset nereden doğdu diye bakıyorsanız, bütçe hakkından doğdu. Vergide rıza, hizmette talep. Önce bu sözlü oldu, sonra devam etti. Yazıya dökelim dediler. Buna insanlık dilekçe hakkı dedi. Dilekçeyi veriyorsun ama gereği anladığı kadarıyla yapılıyordu. Dilekçe dursun ama nasıl yapılacağını yazalım. Altına kralın imzasını açalım. Bu ilk kanun teklifidir. Bu da insanlığın kanun teklifi vermeyi kazandığı hak. Sonra bunu düzenli yapalım, seçilmiş olsun, parlamento olsun derken bugüne geldik. Türkiye’de bu kazanımlar 18. Yüzyıla kadar bekledi. Oradan sonra başladı ve cumhuriyet ile kalıcı kazanıma dönüştü. Bu parlamentonun bütçesinde romanlar yoksa bu kazanımlar Romanlara ulaşmıyor demektir. Parlamentoda roman yoksa demokratik parlamenter sistem Romanlar tarafından yaşanmıyor demek. O yüzden bu işe esaslı bir mücadele yapacağız. Ben sizin temsiliyetinizi sağlayarak hem konuşulan her lafın bütçesini koyarak. Öyle eylem planı gibi caf caflı laflar lazım ama arkasında hem madden hem manen durarak. Bizim CHP olarak temel yaklaşımımız bu.
Türkiye’de büyük bir yoksulluk yaşanıyor. Tarihte görülmemiş bir şey var. Herkesin çocuğu kendinden uzun, güzel ve yakışıklı ama maalesef kendinden yoksul. Eskiden bir memur düşünelim, 5 yıl çalışınca bir araba, emekli ikramiyesinde de ev sahibi oluyordu. Şimdi miras kalmıyorsa ne memur ne işçi ev, sahibi olamıyor. Öyle bir yoksulluk var. Bu düzene bir sosyal demokrat müdahaleye ihtiyaç var. Dünyada Romanların iyi durumda olduğu tüm ülkelerde temel kazanımlar sol, sosyal demokrat partilerin iktidarları zamanında. Bu değişmez bir şey. Almanya’da yaşayan Türkler, Türkiye’ye geldiğinde bizimler kızıyor. Hiç kızacak bir şey yok. Diyorlar ki, ‘Almanya’da sol partiye oy veriyorsunuz, Türkiye’de AK Parti’ye oy veriyorsunuz’. Şimdi orada da oyumuz arttı. Burada temel bir mevzu var. Bir adam AK partili ya da CHP’li olabilir. Almanya’da sol partiye oy veriyor. Biliyor ki göçmen, kırılgan grup. İşsiz kalırsa maaşı yüksek olsun, kiralık sosyal konutu olsun, gelirine göre kira ödesin istiyor. Bunları solcular yapıyor. O yüzden oraya gittiğinde sol partiye oy veriyor. Türkiye’de tüm kırılgan grupların ve ihmal edilmiş grupların temel siyasetteki umudunun sosyal demokrat iktidar olduğunu baktığınızda görürsünüz. Siz net olarak bunun böyle olduğunu biliyorsunuz.
Bugünlerde barınma meselesini konuşuyoruz. Dün 2 önemli iş yaptık. Biri Menemen’de, sosyal konut projesinin temelini attık. Bunların yüzde onunu kiralık sosyal konuta ayırmışlar. Çeşme’de 660 kiralık sosyal konut bitecek. Bunlar önemli başlangıçlar. AK Parti bizden duydu ve gördü. Biz de kiralık sosyal konut yapacağız diyorlar. Yüzde 5 diyorlar ama çok az. Yüzde 25 olmalı. Bu meselede barınma sorununu en derinden yaşayan Romanlar için çok önemli. Yoksulluk herkes için var ama en çok Romanlar için var. Yoksulluk kırılgan grupları en çok etkiler. İran’daki savaşın bitmesini ümit ediyoruz. Savaşın kazananı olmaz ama kaybedeni çocuklar, kadınlar ve kırılgan gruplardır. Savaşın kazananı olmaz kaybedeni baştan belli. Burada da büyük bir yoksulluk var, millet yaşam mücadelesi veriyor. Bu savaşın da kaybedeni kırılgan gruplar. Bu meselenin de arkasında duracağız.
Burada bir daha oturacağız ve Cemil Başkan verdiği sözleri tuttu mu tutmadı bakacağız demiştik. O gündeyiz. Ne yaptılar diye baktım. İstendiğinde oluyormuş. Roman yurttaş meclisi oluşturulmuş. 12-16 Mart’ta da oturulup çalışılmış. Bir çözüm üretmişler. Roman koordinasyon merkezi kurulmuş. Ayrıca Roman mahallelerde 13 okulda kantin yokmuş. 8 okulda beslenme desteği verilmeye başlanmış. Kırtasiye desteği, okullarda hijyen paketleri ulaştırılıyor. 13 mahallede dayanışma noktaları kurulmuş. Her gün sıcak yemek çıkıyor. 2 bin 100 roman emeklimize her ay 5 bin lira destek veriliyor. Su faturalarında indirimler sağlanıyor. Bana rapor edildi. Siz de tasdik ediyorsunuz. Meselenin böyle pansuman tedbirlerle yapılmasının ötesinde kalıcı çözümlere ihtiyaç var. Hiçbir roman çocuğun hayata kapatamayacağı kadar geride başlamaması gerekiyor. Öyle bir start veriliyor ki ne olursa olsun kapatamayacağı farkla geride kalıyor. Bu önemli bir sorun. Yoksulluğun kader olmaktan çıkarıldığı bir yeni yürüyüşe ihtiyaç var. O yürüyüşün adı CHP’nin iktidarıdır. Kendi programına bu meseleleri yazma ve sözün arkasında bütçeyi koyma meselesidir.
TUGAY: UYGULAMA TÜRKİYE'DE İLK
İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay açılış konuşmasında, “Genel Başkanımızın talebiyle Roman kanaat önderleriyle bir buluşma gerçekleştiriyoruz. Büyükşehir Belediyesi olarak Roman yurttaşlarımızla, beraber kurduğumuz Roman Yurttaş Meclisi’nde iletişim içerisindeyiz. Burada Roman yurttaşların karar alma süreçlerine katılımını güçlendirmeyi, Romanlara yönelik şeffaf, hesap verilebilir, hak temelli yerel politika, hizmet ve projelerin katılımcı, eşitlikçi ve sürdürülebilir bir biçimde geliştirilmesini amaçlıyoruz. Bu uygulamanın Türkiye’de ilk olduğunu biliyorum. Zaman içerisinde ortak bir bakış açısıyla mücadele edelim diye düşünüyoruz. Roman toplumunun sorunlarına karşı daha hassas bir bakış açımız var. Hayatın pek çok alanında negatif ayrımcılığa maruz kalıyorlar. Sağlanması gereken niteliğin altında hizmet alıyorlar. Yerel yönetimler eliyle gerekli hizmeti sağlayalım diye bir çaba içerisindeyiz” dedi.
CHP İzmir İl Başkanı Çağatay Güç, “Bugünkü buluşmanın hepimiz için kıymetli sonuçlar çıkarmasını diliyorum” dedi.