Cumhuriyet Halk Partisi'nin (CHP) Mart 2025'te başlattığı "Millet İradesine Sahip Çıkıyor" mitingleri devam ediyor.

CHP'nin ikinci bölge mitinginin adresi Eyüpsultan oldu.

CHP lideri Özgür Özel konuşmasına Nazım Hikmet'in 'Kerem gibi' şiiriyle başladı.

Dışişleri Bakanı Fidan'dan İran diplomasisi
Dışişleri Bakanı Fidan'dan İran diplomasisi
İçeriği Görüntüle

Özel'in konuşmasından satır başları şu şekilde:

"Toplamda 14 belediye başkanımız tutuklu. İçeride olan arkadaşlarımızdan istenen cezayı alsalar yatarı olmayanlar tutuklu. İstenen cezayı zaten yatmış olanlar tutuklu. Bir yandan hakkında hiçbir iddia olmayan, iddianame bekleyenler tutuklu. Tarihin bu en haksız ve acımasız sistemini AKP'nin kara düzenini şikayet ediyoruz. Bu zulme direneceğiz, teslim olmayacağız ama eninde sonunda biz kazanacağız.

Bir insan hem hırsız hem terörist hem casus olanbilir mi? Ben ömrümde rakibinden bu kadar korkan birini görmedim. Bütün mesele Erdoğan'ın İmamoğlu korkusudur!

Biz ilk gün durduğumuz yerdeyiz. Bu haksızlığa karşı tutuksuz yargılamayı savunuyoruz. Bu iftiralara karşı televizyonlardan canlı yayın istiyoruz!

İran'a demokrasi gelmesini beklesek de bu işi yapacak olan İranlıların kendisidir. Ellerin Iraklıların kanı olanlar, Netanyahu gibiler İran'a demokrasi getiremez. Buna sessiz kalan herkes bu suçun ortağıdır.

160 tane civciv ölse üzülürsün, sebebini ararsın. 160 tane kız çocuğu ABD-İsrail bombalarıyla öldürüldü, Batı sessiz!

Biz Erdoğan'dan farklı olarak gücümüzü ABD'den almadığımız, okyanus ötesinde meşruiyet aramadığımız için Amerika'nın da İsrail'in de karşısında duruyoruz. Kahrolsun Amerikan emperyalizmi! Kahrolsun İsrail'in soykırımı!

Gözü dönmüş İsrail, dizginlenemez Trump bunları yapınca herkes Türkiye'nin güvenliğini konuşmaya başladı. İç cephe kuvvetli olsun dendi. Biz her zaman Türkiye'nin birliğini, uluslararası meseleleri siyaset üstünde ele alınmasını savunduk. Ama ABD-İsrail, İran'a saldırdığı saatlerde, AKP Bolu'ya saldırdı.

Dün Tanju'yu ziyaret ettim, dedim ki 'Senin suçun yoksul çocuk okutmaksa, seninle gurur duyuyoruz Tanju Başkan' dedim. Nerede bu yoğurdun bolluğu Erdoğan? Bu işlerin patenti sende. Bütün vakıfların yönetimi ailende. TÜRGEV'e, Okçuluk Vakfı'na, TÜGVA'ya paraları milletten yatırtmayı bırak, belediyelerden aktaran sendin. O vakıflar bursu bırak her türlü imtiyazı veren, yasa çıkaran sensin. Vakıfa zorla bağış deyince bu işin patenti Erdoğan'da. Her vakıfın başında ya evladı, ya eşi, ya gelini, ya damadı... Utanmadan hesap soruyor, Tanju gibi sadece yoksulu düşünen insanlara.