EGEDESONSÖZ - Tarımsal Amaçlı Köy Kalkınma ve Diğer Tarımsal Amaçlı Kooperatif Birlikleri Merkez Birliği (KÖY-KOOP) İzmir, Ulusal Süt Konseyi tarafından 22 Ocak 2026 itibarıyla geçerli olmak üzere açıklanan litre başına net 22,20 TL çiğ süt tavsiye fiyatına ilişkin yazılı bir açıklama yaptı. Açıklamada, belirlenen fiyatın üretim maliyetlerinin altında kaldığı vurgulanarak, süt üreticisinin ciddi zararlarla karşı karşıya olduğu ifade edildi.

KÖY-KOOP İzmir Şubesi, bir sonraki fiyat değerlendirme tarihinin Nisan 2026 olarak belirlenmesinin sahadaki zararı daha da büyüteceğine dikkat çekti. Türkiye genelinde 1 litre çiğ sütün gerçek üretim maliyetinin bölgelere göre 24–27 TL arasında değiştiği, küçük aile işletmelerinde ise bu maliyetin 30 TL’ye kadar çıktığı belirtildi.

Bakan duyurdu: Reklam Kurulu'ndan 606 milyonluk ceza!
Bakan duyurdu: Reklam Kurulu'ndan 606 milyonluk ceza!
İçeriği Görüntüle

Açıklamada maliyet artışlarının temel nedenleri; yem fiyatlarındaki yükseliş, mazot, elektrik giderleri, veteriner ve ilaç masrafları, işçilik ve finansman maliyetleri olarak sıralandı. Buna karşın 22,20 TL’lik referans fiyatın üreticinin maliyetlerini karşılamaktan uzak olduğu ifade edildi.

Süt üretiminin sürdürülebilir olabilmesi için 1 litre sütle en az 1,3 kilogram yem alınabilmesi gerektiği hatırlatılan açıklamada, bugün sahada 1 kilogram yemin 13–15 TL arasında satıldığı, bu nedenle 1 litre sütle 1,5 kilogram yem dahi alınamadığı vurgulandı. Bu durumun, üreticinin açıkça zararına üretim yaptığını gösterdiği kaydedildi.

KÖY-KOOP İzmir, yanlış fiyat politikasının sonuçlarının şimdiden görülmeye başlandığını belirterek; ineklerin kesime gönderildiğini, damızlık hayvanların elden çıkarıldığını ve süt üretiminin giderek azaldığını açıkladı. Bu sürecin orta vadede hem süt hem de et krizini derinleştireceği uyarısında bulunuldu.

Açıklamada, 22,20 TL’lik fiyatın yalnızca bir “tavsiye fiyatı” olduğu hatırlatılarak, birçok bölgede üreticinin sütünü 20–21 TL’ye vermek zorunda kaldığı, soğutma, nakliye ve kalite kesintilerinin de üreticinin sırtına yüklendiği belirtildi. Kâğıt üzerinde bile yetersiz olan fiyatın, sahada fiilen uygulanamadığı vurgulandı.

KÖY-KOOP İzmir Şubesi, süt fiyatlarını baskılamanın enflasyonu düşürmeyeceğini belirterek, bunun üreticiyi bitirdiğini, üretimi azalttığını ve orta vadede tüketiciye daha pahalı gıda olarak geri döndüğünü ifade etti. Bu durumun tarımda defalarca yaşanmış bir gerçek olduğu hatırlatıldı.

Açıklamanın tamamı şu şekilde:

22,20 TL Çiğ Süt Fiyatı Sürdürülebilir Değildir

Süt Üreticisi Zararla Üretiyor, Kriz Derinleşiyor


Ulusal Süt Konseyi tarafından 22 Ocak 2026 itibarıyla geçerli olmak üzere açıklanan litre başına net 22,20 TL çiğ süt tavsiye satış fiyatı, süt üreticisinin gerçek üretim maliyetlerinin altında kalmaktadır. Bir sonraki değerlendirme tarihinin Nisan 2026 olarak belirlenmesi ise sahadaki zararı daha da derinleştirecek bir sürece işaret etmektedir.

Bugün Türkiye genelinde, bölgeye göre değişmekle birlikte 1 litre çiğ sütün gerçek üretim maliyeti 24–27 TL aralığındadır. Küçük aile işletmelerinde bu rakam 30 TL’ye kadar çıkmaktadır.
Bunun temel nedenleri;
• Yem fiyatlarındaki artış (süt yemi, mısır silajı, saman)
• Mazot
• Elektrik (sağım ve soğutma)
• Veteriner, ilaç, suni tohumlama
• İşçilik
• Finansman maliyetleridir

Bu tabloya rağmen açıklanan 22,20 TL’lik referans fiyat, üreticinin maliyetlerini karşılamamaktadır.

Yem–Süt Paritesi Bozulmuştur

Süt üretiminin sürdürülebilir olabilmesi için 1 litre sütle en az 1,3 kg yem alınabilmesi gerekir.
Bugün sahada;
• 1 litre süt: 22,20 TL
• 1 kg yem: 13–15 TL

Bu durumda 1 litre sütle 1,5 kg yem bile alınamamaktadır.
Bu tablo, üreticinin zararına üretim yaptığını açıkça göstermektedir.

Sonuçları Bugünden Görüyoruz
• İnekler kesime gitmektedir
• Damızlık hayvanlar elden çıkarılmaktadır
• Süt üretimi düşmektedir
• Orta vadede hem süt hem et krizi derinleşmektedir

Türkiye’de sütün büyük bölümü küçük aile işletmeleri tarafından üretilmektedir. Bugün açıklanan fiyat, bu işletmeleri sistem dışına itmektedir.

Ayrıca unutulmamalıdır ki açıklanan fiyat yalnızca bir “tavsiye fiyatıdır”. Birçok bölgede üretici sütünü 20–21 TL’ye vermek zorunda kalmakta; soğutma, nakliye ve kalite kesintileri de üreticinin sırtına yüklenmektedir.
Kâğıt üzerinde bile yetersiz olan bu fiyat, sahada fiilen uygulanamamaktadır.

Süt Fiyatını Baskılamak Enflasyonu Düşürmez

Süt fiyatını baskılamak;
• üreticiyi bitirir,
• üretimi azaltır,
• orta vadede tüketiciye daha pahalı gıda olarak geri döner.

Bu, tarımda defalarca yaşanmış bir gerçektir.

Çözüm Net ve Mümkündür
• Çiğ süt fiyatı yem + mazot + elektrik maliyetlerine endekslenmelidir
• Fiyatlar en az 3 ayda bir otomatik olarak güncellenmelidir
• Bugün için adil fiyat: 27–30 TL/litre aralığındadır
• Süt primleri zamanında ödenmeli, maliyetle bağlantılı hale getirilmelidir
• Küçük aile işletmelerine pozitif ayrımcılık uygulanmalıdır

Kooperatifler Güçlendirilmeden Bu Sorun Çözülmez

Üretici, sanayi karşısında tek başına zayıftır.
Soğutma, toplama, pazarlık ve satış kooperatifler üzerinden yapılmalıdır.
Belediyeler ve kamu kurumları (hastaneler, üniversiteler, yurtlar, cezaevleri) süt ve süt ürünlerini doğrudan kooperatiflerden temin etmelidir.

Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın 171. maddesi, devlete kooperatifçiliği geliştirme ve üretimi koruma sorumluluğu yüklemektedir.

KISACA

22,20 TL çiğ süt fiyatı:
• Üreticiyi korumaz
• Sürdürülebilir değildir
• Küçük üreticiyi sistem dışına iter
• Ülkeye orta vadede daha pahalıya mal olur

Üretici kazanamazsa üretim durur.
Üretim durursa şehirde de süt ucuz olmaz.