Kamu Emekçileri Sendikaları Konfederasyonu (KESK), "Geçinemiyoruz, acil ek zam istiyoruz" kampanyasıyal topladığı imzaları Bakanlığa teslim ederek temmuz ayından itibaren maaşlara yüzde 35 ek zam yapılmasını talep etti.
Dün, imzaların teslim edilmesinin ardından "TİS hükümsüzdür" sloganıyla bakanlık önünde basın açıklaması düznelendi. Açıklamaya DİSK Emekli-Sen Genel Başkanı Cengiz Yavuz ile Tüm Emeklilerin Sendikası Genel Sekreteri Nuran Kesiktaş da katıldı.
KESK adına yapılan açıklamada, teslim edilen imzaların "kirasını ödeyemeyen, mutfağındaki yangın büyüyen, çocuklarının eğitim masraflarını karşılamakta zorlanan ve ay sonunu getiremeyen kamu emekçilerinin sesi" olduğu ifade edildi.
Açıklamada, iktidarın ekonomi politikalarının faturasının emekçilere çıkarıldığı belirtilerek, vergi afları, teşvikler ve çeşitli ayrıcalıkların sermaye kesimine sağlandığı, buna karşın ücretlilerin giderek yoksullaştığı belirtildi. TÜİK'in açıkladığı enflasyon verilerinin hayat pahalılığını yansıtmadığı ifade edilen açıklamada, "Enflasyon düşmüyor, maaşlarımız ve ücretlerimiz düşüyor" denildi.
Son üç yıldır uygulanan ekonomi programının emekçiler açısından sonuç üretmediği belirtilen açıklamada, maaş artışlarının enflasyonun gerisinde bırakıldığı, alım gücünün ise hızla eridiği ifade edildi. Açıklamada, hükümetin önce düşük enflasyon hedefleri belirlediği, ardından ücret artışlarını bu hedeflere göre yaptığı ve TÜİK'in açıkladığı verilerle bu politikanın sürdürüldüğü vurgulandı.
KESK, üye sendikası Büro Emekçileri Sendikası Araştırma Merkezi'nin (BES-AR) temmuz ayı verilerine de dikkat çekti. Buna göre açlık sınırının 48 bin 819 lira, yoksulluk sınırının 120 bin 669 lira, bekâr bir çalışanın yaşam maliyetinin ise 77 bin 801 lira olduğu belirtilerek, asgari ücretin açlık sınırının yaklaşık 20 bin lira altında kaldığı, ortalama kamu emekçisi maaşının ise yoksulluk sınırının yarısı düzeyinde seyrettiği kaydedildi.
Açıklamada, ortalama kamu emekçisi maaşının satın alma gücündeki gerilemeye de işaret edildi. Buna göre 2006 yılında ortalama bir maaşla yılda 54 Cumhuriyet altını alınabilirken bugün bu sayının 21'in altına düştüğü, son beş yılda ise kamu emekçilerinin maaşlarının reel olarak yüzde 35 eridiği ifade edildi.
KESK, son toplu sözleşme sürecinde belirlenen zam oranlarının da enflasyon karşısında geçerliliğini yitirdiğini savundu. 2026 yılı için belirlenen yüzde 16'lık enflasyon hedefinin yılın ilk aylarında aşıldığı belirtilen açıklamada, mevcut toplu sözleşmenin fiilen hükümsüz hale geldiği ifade edildi.
Konfederasyon, taleplerini ise şu başlıklar altında sıraladı:
Temmuz ayında maşlarımızda yapılan %13,52’lik artış TÜİK’in sahte altı aylık enflasyon rakamının bile 4,24 puan altında kalmıştır.
- Bu durumu sadece bu yıl değil, her yıl yaşıyoruz. Yaşadığımız kayıpların bir nebzede olsa telafisi için maaşlarımızda Temmuz ayından başlamak üzere ek %35 artış yapılmasını istiyoruz.
- İlave seyyanen ödenek başta olmak üzere mevcut tüm ek ödemelerin taban aylığımıza yansıtılmasını istiyoruz.
- 4688 sayılı yasa başta olmak üzere mevcut mevzuatın derhal, Grevli Toplu Pazarlık hakkımızın önündeki engellerin kaldırılmasını temel alan evrensel sendikal normlarla uyumlu hale getirilmesini istiyoruz.
İNSANCA YAŞAM TALEBİ
Bakanlık önünden iktidara seslenen KESK, teslim edilen imzaların yalnızca isimlerden ibaret olmadığını belirterek, bunların milyonlarca kamu emekçisinin geçim sıkıntısını, yıllardır biriken ekonomik kayıplarını ve insanca yaşam talebini yansıttığını ifade etti.
Açıklamada, mücadelelerinin yalnızca kamu emekçilerinin ücretleriyle sınırlı olmadığı vurgulanarak, asgari ücretlilerden emeklilere, kamu işçilerinden özel sektör çalışanlarına kadar tüm emekçilerin insanca yaşayabilecek bir ücrete kavuşması için mücadeleyi sürdürecekleri belirtildi. KESK, tüm emekçilere ortak mücadele çağrısı yaparak "Yoksulluğu kader gibi gösterenlere karşı sesimizi ve gücümüzü birleştirelim" çağrısında bulundu.