Berivan KAYA/EGEDESONSÖZ – İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin depreme dayanıksız olduğunun tespit edilmesinin ardından yıkım kararı aldığı Çankaya Katlı Otoparkı 1 Ocak tarihinde kapatıldı.
Bugün otopark için gelen vatandaşlar otoparkın kapısından geri çevrilirken, bölgede bulunan esnaflar otoparkın depreme dayanıksız olmadığını dile getirerek başka bir politika izlendiğini vurguladı. Esnaf arasında, eski zamanlarda Yahudilerin yaşadığı bölgeyi eski haline getirmek için otoparka depreme dayanıksız raporu verildiği iddiaları konuşuluyor.
ESNAFA BALTA
Katlı otoparkın karşısında Çantahan dükkânını işleten Engin Büyükbalkan, “İşlerimizi şimdiden etkiledi. Kapasitesi bin 700 araç. Girdisi çıktısı 3 bin 500 araç oluyordu. Sadece bölgemizi değil, Kemeraltı’nı da ciddi bir şekilde etkileyecek. Burası bile yetersiz kalırken kapatmaları büyük sıkıntı olacak. An itibarıyla durgunluk başladı. Açık otoparkların aldığı park sayısı belli. Normalde burası saat 12 olduğunda doluyordu. Yılbaşı haftasını kötü geçirdik, bu da tuzu biberi oldu. Esnaf ciddi anlamda şikâyetçi. Esnafın işine büyük bir balta vurdu. Küçük esnafın hali zaten malum. Güçlendirilmesi ne kadar zaman alacak?” dedi.
“YAHUDİLER ÇÖKECEK” İDDİASI
İsmini vermek istemeyen bir çanta esnafı ise esnaf arasında dolaşan “Yahudilere peşkeş çekilecek” iddialarını anlattı. Esnaf ile yaptığımız konuşmada, “Bölgemizde zaten otopark sıkıntısı var. Bu sıkıntının artmasına sebep olacak. İllegal otoparkları işleten mafyaya gün doğacak. Kemeraltı’nın ticari hacmini negatif etkileyecek. Buradan tekrar test alınıp bina depreme dayanıksızsa yıkılsın ancak alternatif üretilmeliydi. Şaibeli bir testten bahsediliyor. Altta bulunan çantacı esnafını çıkaracaklar. Onlara da alternatif alan göstermedikleri için fahiş kiralarla karşılaşıyorlar. Burada 20 bin liraya olan yerler başka bölgelerde 80 bin liraya anca bulunuyor. Çantacılık ekonomik krizle boğuşuyor. Biz yeni yılı hissetmedik. Geçen sene şartlar ağırdı. Her sezon ürettiğimiz malları eritiyorduk. Bu sene elimizde mallarımız kaldı. Testin bağımsız bir kuruluş tarafından yapılması gerekiyor. Burada muhafazakâr esnaf arasında, Yahudilerin burayı kendi ibadet alanlarının ön plana çıkmasına yönelik bir algı var. Sabetay Sevi Evi var. Burayı Kemeraltı ve çevresini açmak gibi bir konu var. Bu alanda zamanında Yahudiler yaşıyormuş” dedi.
MÜFTÜLÜĞÜ NEDEN YIKMADILAR?
İzmir depreminde katlı otopark pasajının içinde bir tane biblonun bile düşmediğini dile getiren çanta imalatçısı Savaş Akyel, müftülük binasının camlarının patladığını söyledi. Akyel,
“Buranın kapatılması sadece bizi değil, tüm İzmir’i etkileyecek. İzmir Fuarı’nı nasıl bitirdilerse burayı da bitirecekler. Burası sağlam değilse o zaman İzmir’in hiçbir yeri sağlam değil. Neden sadece buraya kafayı taktılar? Müftülük var, orayı neden yıkmadılar? İzmir depreminde müftülüğün camları çatladı ama burada bir tane biblo bile düşmedi. Agora yüzünden burayı yıkmak istiyorlar. Dünyanın en büyük açık alışveriş yeri burası. Burada başka politikaları var. Adamın canı burayı yıkmak istiyor. Hayali bir şirketten karot aldıklarını duydum. Buraya büyük şirketler çökecek. Otoparkın 2002 yılından beri yıkılacağı söyleniyordu. Bir ay kapalı kalırsa o zaman görürler. Burada esnaflar vergi veriyor. Belediyecilik zaten hizmet etmek içindir. Buranın kaymağını başka birileri yiyecek. Belediye başkanları buraya gelip çay içip gidiyorlar. Biz buradan çıkmayız. Çıkarırlarsa da en son ben çıkarım. Havlu Sokağı’nın arka tarafında, eski Ayakkabıcılar Sitesi’nde 5 bin lira olan dükkânlara 50 bin lira fiyat istiyorlar. Fırsatçılar çoğaldı” ifadelerine yer verdi.
SOYER TARKEM İLE ANLAŞTI, SAHTE TEST YAPTIRDI
Önceki dönem İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer’in TARKEM ile anlaşarak sahte karot testi aldırdığını iddia eden esnaf Metin Eralp ise, “Güçlendirilecek ama burası belediyeye ait değil. Çok katlı otopark belediye ve vakıf ortaklığında. Belediye belli bir para ödeyerek işletme hakkını almıştı. 1 Ocak’ta yeni sözleşme yapmamak ve sorumluluğu üzerinden atmak için vakıflara attı. Burası 2 bin araç alan bir otopark. ‘Aracı fuara bırakın’ diyorlar. Biz siyasi partilere gittik. Havra Çarşısı’nın olduğu yerde bir iş hanı yıkıldı ve park yapıldı. Bu çevrede bir sürü havra var. TARKEM Derneği’nin sitesinde bulunan bir videosunda buranın eski Yahudilerin yaşam merkezi olduğu ve alanı eski haline getirmek istediklerini söylüyorlardı. Sonra o videoyu sildiler. Yahudilerin önü açılmaya çalışılıyor. Bunun mimarı da Tunç Soyer’dir. Soyer, TARKEM ile anlaşarak bu otoparkın sahte bir şekilde testini yaptırdı. Biz otoparkın depreme dayanıksız olduğuna inanmıyoruz. Soyer döneminde eksik ve yanlış karotlar alındı. Vakıflar geldiğinde yerden karot alınıp alınmadığını sordu ancak alınmadı. Belediye Başkanı Nilüfer Hanım bize randevu vermiyor. Seçimden sonra Nilüfer Hanım hiç gelmedi. Seçim öncesi geldiğinde o da karot örneklerinin yanlış alındığını söyledi. Cemil Başkan ile irtibat kurduk. Kendisine ne zaman yazsak döndü. Bize binayı yıktırmamak için elinden geleni yapacağını söyledi. Göreve geldiğinde üzerinde hep bomba bulduğunu söyledi. Kendisi bize mahkeme kararı olduğunu ifade etti. Vakıflarla görüştüğümüzde bir fizibilite çalışması yapılacağını söylediler. Biz otoparkı boşaltmadan güçlendirme yapılmasını istedik. Cemil Bey’e yeniden karot aldırmasını söyledik. Soyer’in aldırdığı testin gerçekçi olmadığını ifade ettik. ‘Tamam’ dedi ama bizi terk etti. Ben buranın yapıldığı zamanı biliyorum. Burhan Özfatura döneminde 10 şiddetine dayanacak şekilde yapıldığını söylemişlerdi. AK Parti’nin büyük çabası var. CHP’ye ise hiçbir şekilde ulaşamadık. İzmir hep CHP’nin kalesi deniliyor. Esnaf derdi için ulaşmaya çalışıyor. Bir toplantı bile yapsalar gönül almış olurlar. CHP’nin bir belediye başkanına bile ulaşılamıyorken AK Parti’nin milletvekilleri bizimle ilgileniyor. Esnaf karot alan firmayı araştırdı, öyle bir firma yok” dedi.