İZMİR - Şırnak Uludere Kaymakamlığı'nın daveti üzerine Ege Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi ve Diş Hekimleri Derneği doktorları 20-24 Nisan tarihlerini Uludere'de geçirdi. 3'ü profesör olmak üzere, 12 diş hekimi ile 2 diş teknisyeni, Uludere ve köylerindeki çocukların diş tedavilerini gerçekleştirdi. Şırnak tarihinde bir ilk olan çalışmada 200'ü zihinsel engelli olmak üzere toplam 570 çocuğun diş çekimi, dolgu, kanal tedavisi gibi çeşitli rahatsızlıkları giderildi. Ayrıca 900 çocuğa da diş fırçalama eğitimi verilerek, ücretsiz fırça ve diş macunu dağıtıldı.
Büyük bir fedakarlıkla bu çalışmayı başarılı bir şekilde tamamlayarak İzmir'e dönen e
Ekibin organizasyonundan sorumlu Prof. Dr. Ertuğrul Sabah, 'Keçinin tırmanabildiği her yere hiçbir karşılık beklemeksizin gidebiliriz. Bir insanın uyuyabileceği her yerde kalabiliriz. Yeter ki dişi ağrıyan bir engelli kalmasın' diyerek, duygularını açıkladı.
SAHRA KLİNİĞİ KURDULAR
Diş hekimleri, 5 hastanın aynı anda tedavi edilebildiği gezici sahra kliniğini Uludere'de kurarak bu çalışmayı 5 gün sürdürürken, geceleri de Şırnak Şenoba Beldesi'ndeki yatılı ilköğretim bölge okulunun yatakhanesinde geçirdi. İzmirli hekimler, yatılı bölge okulunda kalan çocuklarla gecelerini paylaşmaktan da çok mutlu olduklarını söylediler.
İzmir Valiliği Engelliler Merkezi Koordinatörü Rıza Mutkilioğlu'nun da katıldığı bu çalışma sırasında engelli ailelerine sahip oldukları haklar konusunda da bilgi verildi. Onlarla birebir görüşmeler yapıldı. Mutkilioğlu, Hakkari, Batman ve Siirt'ten sonra bölgedeki 4'üncü, genel olarak da 140'ıncı tedavi çalışmasını böylece başarılı bir şekilde tamamladıklarını belirterek, 'Uludere'deki tedavilere bölgede askerliğini yapmakta olan İzmirli bir diş hekimi ile Uludere'de serbest çalışan bir diş teknisyeni de gönüllü olarak destek verdiler, onlara da teşekkür ediyoruz' dedi.
DUYGULARI ANLATAN MEKTUP
Ekibin Uludere'den döneceği gün bir kız öğrencinin ekipte yer alan bayan bir doktorun cebine sıkıştırdığı mektup ise herkesi duygulandırdı. Çimen ismindeki öğrenci mektupta duygularını şöyle ifade ediyor: 'Siz bu okula geldiğinizden beri ben sizi çok seviyorum. İyi ki sizi tanımışım. Ama unutmayın ki Pelin abla, bir gün gelir de siz beni unutursanız da ben sizi asla ama asla, hiç ama hiç unutmayacağım. Pelin abla, kısacası ben var oldukça siz de kalbimde varsınız. Gelecekte inşallah hep ama hep mutlu olursunuz. Dilerim bir gün yine karşılaşırız.' Mektubunu bir dörtlükle tamamlayan Adıgüzel, o dörtlüğe de şunları yazmış:
'Siz düşler kurarsınız hayat yıkar,
Siz bir daha kurarsınız. Hayat bir daha yıkar,
Ama siz yine de düşler kurun,
Hayat yıksın diye değil,

Hayata inat olsun diye...' (Mevlüt Dağdeviren/Egeli Sabah)