İsmi açıklanmayan üst düzey bir İranlı yetkili, Reuters’a yaptığı açıklamada, Pakistan aracılığıyla iletilen ve çatışmaların derhal durdurulmasını öngören planın incelendiğini belirtti. Ancak Tahran yönetiminin, Washington’un kalıcı bir ateşkese hazır olduğuna inanmadığı ve herhangi bir “son tarih” baskısını kabul etmeyeceği ifade edildi.

TRUMP’TAN SERT TEHDİT
ABD Başkanı Donald Trump, Truth Social platformunda yaptığı sert paylaşımda İran’a Hürmüz Boğazı’nı açması çağrısında bulunarak, aksi takdirde “cehennemi yaşayacakları” tehdidinde bulundu. Trump, İran’a verdiği süreyi uzatarak yeni son tarihi Salı günü ABD Doğu Saati ile 20.00 olarak açıkladı.

Trump, aynı zamanda Tahran ile “derin müzakereler” yürütüldüğünü belirterek, anlaşma sağlanma ihtimalinin yüksek olduğunu ancak aksi durumda İran’daki altyapıyı hedef alabileceklerini söyledi.

İKİ AŞAMALI PLAN
Diplomatik kaynaklara göre, İran ve ABD’ye sunulan plan iki aşamalı bir yapıya sahip. İlk aşamada derhal ateşkes sağlanması, ikinci aşamada ise 15-20 gün içinde kalıcı bir anlaşmaya ulaşılması hedefleniyor.

“İslamabad Anlaşması” olarak adlandırılan taslak çerçevede, nihai görüşmelerin Pakistan’ın başkenti İslamabad’da yapılması öngörülüyor. Planın, Pakistan Genelkurmay Başkanı Mareşal Asım Münir’in ABD Başkan Yardımcısı JD Vance, özel temsilci Steve Witkoff ve İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi ile gece boyunca yürüttüğü temaslar sonucunda şekillendiği belirtiliyor.

Taslak anlaşmanın, İran’ın nükleer silah geliştirmeme taahhüdü karşılığında yaptırımların hafifletilmesi ve dondurulmuş varlıkların serbest bırakılmasını içermesi bekleniyor.

Ayrıca ABD, İran ve bölgesel arabulucuların, daha kalıcı bir çözümün önünü açabilecek 45 günlük geçici ateşkes seçeneğini de değerlendirdiği bildirildi.

İran’ın kalbinde saldırı: Ölü sayısı yükseliyor
İran’ın kalbinde saldırı: Ölü sayısı yükseliyor
İçeriği Görüntüle

SİVİL ALTYAPI UYARISI
Uluslararası insan hakları örgütü Amnesty International, geçtiğimiz ay yaptığı açıklamada, enerji santralleri gibi sivil altyapıların hedef alınmasının “savaş suçu” teşkil edebileceği uyarısında bulunmuştu.

Gelişmeler, Hürmüz Boğazı’ndaki seyrüseferin küresel enerji arzı üzerindeki kritik rolü nedeniyle uluslararası piyasalar tarafından yakından izleniyor.