İran’da iki haftadır ülke geneline yayılan protestolarda yaklaşık 2 bin kişinin hayatını kaybettiği öne sürüldü.
Reuters’a konuşan İranlı bir yetkili, bu rakamın şimdiye kadar yönetim tarafından ilk kez bu ölçekte dile getirildiğini belirterek, ölümlerden “teröristler” olarak nitelendirdiği unsurların sorumlu olduğunu savundu.
İsminin açıklanmasını istemeyen yetkili, hayatını kaybedenlerin protestocu mu yoksa güvenlik görevlisi mi olduğuna ilişkin detaylı bir dağılım paylaşmadı.
28 Aralık’ta yerel para birimindeki değer kaybı ve ağırlaşan ekonomik koşullar nedeniyle başlayan protestolar, kısa sürede ülke geneline yayıldı.
Gösteriler, İran’daki dinî yönetim açısından son yılların en büyük iç siyasi sınavlarından biri olarak değerlendiriliyor.
Analistler, İran yönetiminin daha büyük protesto dalgalarını geçmişte atlattığını ancak mevcut krizin, ekonomik sorunların derinliği nedeniyle “daha kırılgan” bir döneme denk geldiğini vurguluyor.
TRUMP’TAN İRAN İLE TİCARET YAPAN ÜLKELERE VERGİ
İran’daki protestolar sürerken ABD Başkanı Donald Trump, pazartesi akşamı yaptığı açıklamada, İran’la ticaret yapan ülkelerin ABD’ye yaptığı ihracatta yüzde 25 gümrük vergisi uygulanacağını duyurdu.
Trump, İran’a yönelik askeri seçeneklerin de masada olduğunu belirterek, daha önce yaptığı “kilitli ve hazırız” açıklamasını yinelemişti.
İran yönetimi, Trump’ın vergi kararına ilişkin henüz resmi bir yanıt vermezken, karar Çin tarafından sert şekilde eleştirildi.
İran, ABD’nin ağır yaptırımları altında olmasına rağmen petrol ihracatının önemli bölümünü Çin’e yapmayı sürdürüyor.
Türkiye, Irak, Birleşik Arap Emirlikleri ve Hindistan da İran’ın öne çıkan ticaret ortakları arasında yer alıyor.
“REJİMİN SON GÜNLERİ”
İran’daki belirsizlik sürerken Almanya Başbakanı Friedrich Merz, protestoların yarattığı tabloya ilişkin dikkat çekici bir değerlendirme yaptı.
Merz, “Bu rejimin son günlerini ve haftalarını izlediğimizi düşünüyorum” dedi.
Şiddetle ayakta kalmaya çalışan bir yönetimin “fiilen sona yaklaşacağını” savunan Merz, bu değerlendirmesinin istihbarat ya da başka bir analize dayanıp dayanmadığına dair ayrıntı paylaşmadı.
İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi ise Merz’in sözlerine tepki göstererek Berlin’i “çifte standart” uygulamakla suçladı ve Almanya’nın “güvenilirliğini yitirdiğini” savundu.
İran yönetimi protestolara karşı bir yandan ekonomik şikâyetlerin “meşru” olduğunu dile getirirken, diğer yandan güvenlik güçleri aracılığıyla sert müdahaleyi sürdürüyor.
Hükümet Sözcüsü Fatemeh Mohajerani, “Hükümet güvenlik güçlerini de protestocuları da kendi çocukları olarak görüyor” diyerek, sesleri dinlemeye çalıştıklarını savundu. Ancak “bazı unsurların protestoları ele geçirmeye çalıştığını” öne sürdü.
İran yönetimi, protestoların ABD ve İsrail tarafından kışkırtıldığını ve eylemlerin “teröristler” tarafından yönlendirildiğini iddia ediyor.
Yezd bölgesini temsil eden İranlı milletvekili Mohammadreza Sabaghian ise hükümete, halkın memnuniyetsizliğinin giderilmesi gerektiği uyarısında bulundu.
Sabaghian, aksi halde “aynı olayların daha büyük şiddetle yeniden yaşanabileceğini” söyledi.
İNTERNET KESİNTİSİ BİLGİ AKIŞINI DURDURDU
Protestolarla birlikte İran’da son günlerde uygulanan iletişim kısıtlamaları, özellikle internet kesintisi, sahadaki gelişmelere dair bilgi akışını ciddi şekilde zorlaştırdı.
Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Ofisi, salı günü yaptığı açıklamada telefon hatlarının yeniden çalıştığını ancak internet erişiminin hâlâ “parçalı” olduğunu bildirdi.
Reuters’ın doğruladığı bazı görüntülerde, gece saatlerinde güvenlik güçleri ile göstericiler arasında çatışmalar yaşandığı, silah seslerinin duyulduğu, araçların ve bazı binaların ateşe verildiği görüldü.
10 BİN 721 GÖZALTI
ABD merkezli insan hakları örgütü HRANA, pazartesi gecesi itibarıyla 10 bin 721 kişinin gözaltına alındığını duyurdu. Reuters, bu rakamı bağımsız olarak doğrulayamadığını belirtti.
Muhalif gruplar ise can kaybının, İranlı yetkilinin açıkladığı 2 bin rakamından daha yüksek olduğunu savunuyor.
HRANA ayrıca Tahran’daki Beheşt Zehra Mezarlığı’nda hayatını kaybedenlerin yakınlarının mezar başında toplanarak protesto sloganları attığına ilişkin görüntüler aldığını bildirdi.
ABD İLE TEMAS MESAJI
İran yönetimi, Trump’ın olası adımlarını değerlendirdiği bir dönemde Washington’la iletişim kanallarının açık tutulduğunu açıkladı.
Hükümet Sözcüsü Mohajerani, “Diyalog kurmak görevimizdir ve bunu yapacağız” dedi.
Beyaz Saray Sözcüsü Karoline Leavitt ise Trump’ın seçenekleri arasında hava saldırılarının da bulunduğunu ancak “başkan için diplomasinin her zaman ilk seçenek” olduğunu söyledi.
Leavitt, İran yönetiminin kamuoyuna yaptığı açıklamalarla, ABD yönetimine özel kanallardan iletilen mesajların farklı olduğunu savunarak Trump’ın bu mesajları değerlendirmek istediğini dile getirdi.
İran Dışişleri Bakanı Arakçi de Washington’un önerilerini incelediklerini ancak bunların ABD’nin tehdit diliyle “uyumsuz” olduğunu belirtti.
Arakçi, ABD Özel Temsilcisi Steve Witkoff ile görüşmelerin protestolardan önce ve sonra da sürdüğünü ifade etti.





